
Sign up to save your podcasts
Or


Hoş geldiniz! Ben Mustafa Çay ve bugünkü bölümde kaygının gerçek yüzünü, vücudumuzun bize anlattığı gizli dili ve korku ile endişe arasındaki kritik farkı konuşuyoruz.
Neden yüreğimiz bazen davul gibi gümbür gümbür çalarken, bazen de ipek bir kumaş gibi sessizce dalgalanır? Eller neden bazı anlarda kar gibi soğurken, bazı zamanlarda bir ateş gibi yanar? Vücudumuz, sözcüklere gerek duymayan, kendi dilini konuşan muhteşem bir anlatıcıdır.
Bu Bölümde Neler Konuşuyoruz:
-Korku ve kaygı arasındaki temel fark - Birisi yangın sireni, diğeri hava durumu raporu gibidir.
-Sağlıklı stres ile sağlıksız stres ayrımı - Hangisi sizi uçurur, hangisi yere çalar?
-Kaygıdan kaygılanmak: İçsel zorbanın sesini nasıl susturabiliriz
-Vücudunuzdaki duman dedektörü öttüğünde ne yapmalısınız
-Kaygı yönetiminde 4 kritik adım: Fark etmek, düzenlemek, anlamlandırmak ve onarıcı düşünceler geliştirmek
Modern dünyada korku ve endişeyi adeta birer hastalık gibi görmeye alıştık. Ama bu duygular bir hastalık değil, birer hediyedir. Onlar evrendeki en gelişmiş navigasyon sisteminin bize sunduğu canlı haritalardır. Eğer tüm korku ve endişeyi hayatımızdan silsek, ne olurdu? Belki o yırtıcı aslanın yanına gidip tüylerini okşamak isterdik. Belki üstümüze doğru gelen tehlikeyi görmezdik.
Korku, ani ve somut bir tehdite verilen fizyolojik tepkidir. Gece yarısı pencereniz kırıldığında duyduğunuz o ses gibi. Endişe ise henüz gerçekleşmemiş gelecek senaryolarına dair zihnimizin bize gönderdiği bir uyarıdır. Yarın yapacağınız sunum, o zor konuşma, iş görüşmesi...
Bu bölümde ayrıca "kaygıdan kaygılanma" döngüsünü nasıl kıracağınızı ve içsel yangın alarmınızı nasıl yöneteceğinizi detaylıca anlatıyorum. Çünkü amacımız duman dedektörünü susturmak değil, dumanı bulmaktır!
Kaygı ve korku, birer lanet değil, birer hediyedir. Onlar hayatın karmaşık ormanında bizi yönlendiren en sadık rehberlerdir. Bu yolculukta, kaygınızı bir düşman değil, hayatın belirsizliklerinde size yol gösteren bir danışman olarak görmeyi öğreneceksiniz.
ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME:
Bu podcast bölümünde paylaşılan bilgiler, genel psikolojik farkındalık ve kişisel gelişim amaçlı eğitici içeriklerdir. Herhangi bir tanı koyma, tedavi önerisi veya terapi uygulaması iddiası taşımamaktadır.
Kaygı bozukluğu, panik atak, kronik stres veya benzeri psikolojik rahatsızlıklar yaşıyorsanız, mutlaka bir psikolog, psikiyatrist veya ilgili sağlık profesyonelinden yardım almanız önemle tavsiye edilir. Bu içerik, profesyonel psikolojik destek veya tıbbi tedavinin yerini tutmaz.
Kendinize özen gösterin ve ihtiyaç duyduğunuzda profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Ruh sağlığınız değerlidir!
By Mustafa ÇayHoş geldiniz! Ben Mustafa Çay ve bugünkü bölümde kaygının gerçek yüzünü, vücudumuzun bize anlattığı gizli dili ve korku ile endişe arasındaki kritik farkı konuşuyoruz.
Neden yüreğimiz bazen davul gibi gümbür gümbür çalarken, bazen de ipek bir kumaş gibi sessizce dalgalanır? Eller neden bazı anlarda kar gibi soğurken, bazı zamanlarda bir ateş gibi yanar? Vücudumuz, sözcüklere gerek duymayan, kendi dilini konuşan muhteşem bir anlatıcıdır.
Bu Bölümde Neler Konuşuyoruz:
-Korku ve kaygı arasındaki temel fark - Birisi yangın sireni, diğeri hava durumu raporu gibidir.
-Sağlıklı stres ile sağlıksız stres ayrımı - Hangisi sizi uçurur, hangisi yere çalar?
-Kaygıdan kaygılanmak: İçsel zorbanın sesini nasıl susturabiliriz
-Vücudunuzdaki duman dedektörü öttüğünde ne yapmalısınız
-Kaygı yönetiminde 4 kritik adım: Fark etmek, düzenlemek, anlamlandırmak ve onarıcı düşünceler geliştirmek
Modern dünyada korku ve endişeyi adeta birer hastalık gibi görmeye alıştık. Ama bu duygular bir hastalık değil, birer hediyedir. Onlar evrendeki en gelişmiş navigasyon sisteminin bize sunduğu canlı haritalardır. Eğer tüm korku ve endişeyi hayatımızdan silsek, ne olurdu? Belki o yırtıcı aslanın yanına gidip tüylerini okşamak isterdik. Belki üstümüze doğru gelen tehlikeyi görmezdik.
Korku, ani ve somut bir tehdite verilen fizyolojik tepkidir. Gece yarısı pencereniz kırıldığında duyduğunuz o ses gibi. Endişe ise henüz gerçekleşmemiş gelecek senaryolarına dair zihnimizin bize gönderdiği bir uyarıdır. Yarın yapacağınız sunum, o zor konuşma, iş görüşmesi...
Bu bölümde ayrıca "kaygıdan kaygılanma" döngüsünü nasıl kıracağınızı ve içsel yangın alarmınızı nasıl yöneteceğinizi detaylıca anlatıyorum. Çünkü amacımız duman dedektörünü susturmak değil, dumanı bulmaktır!
Kaygı ve korku, birer lanet değil, birer hediyedir. Onlar hayatın karmaşık ormanında bizi yönlendiren en sadık rehberlerdir. Bu yolculukta, kaygınızı bir düşman değil, hayatın belirsizliklerinde size yol gösteren bir danışman olarak görmeyi öğreneceksiniz.
ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME:
Bu podcast bölümünde paylaşılan bilgiler, genel psikolojik farkındalık ve kişisel gelişim amaçlı eğitici içeriklerdir. Herhangi bir tanı koyma, tedavi önerisi veya terapi uygulaması iddiası taşımamaktadır.
Kaygı bozukluğu, panik atak, kronik stres veya benzeri psikolojik rahatsızlıklar yaşıyorsanız, mutlaka bir psikolog, psikiyatrist veya ilgili sağlık profesyonelinden yardım almanız önemle tavsiye edilir. Bu içerik, profesyonel psikolojik destek veya tıbbi tedavinin yerini tutmaz.
Kendinize özen gösterin ve ihtiyaç duyduğunuzda profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Ruh sağlığınız değerlidir!