
Sign up to save your podcasts
Or


Bilmezsiniz, Tuna kızıdır Istırancalardan gelen bu su
Rumeli yoğunlaşır sesinde,
Saçları karlı dağ kokar, Dolanır boynuma ıslak ıslak
Kömür gözlerinde Yanıp söner Deliorman
Kıyısında duman duman söğütler...
Kopup gelmiş balkanlardan,
Koşmaz olmuş al atları,
Kolay değil su olmak,
Geçmek göçmen köylerinin yanından,
Yıkıntılara rastlamak ikide bir, Toprağın içini görmek,
Kolay değil dokunmak ak kemiklere
Ben onun ağladığını gördüm,
Silmeğe çalışıyordu izlerini yangının...
Ben onun yenilediğini gördüm Kara taşlar üstünde Umudu ve cesareti
Oydu, öğüten değirmenlerde yaşamın sıcak ununu
Kırılıyordu büyük bir ayna gibi Bey çiftliklerinde
Her parçasında ayrı sızı,
Bir şey vardı gerçeğe aykırı,
Bir şey vardı bozulan,
Kim soracak yağmanın hesabını?
Tan yerini çiziyordu tepelere,
Aydınlığın yenilmez işçisiydi,
Güneşin altınını damıtıyordu
Büyüttüğü ayçiçekleri, Akacağı tarlaları biliyordu
Güvercin topuklu, keklik yüzlü
Denize ve sonsuzluğa bağlayan bizi,
Savaşlar, bozgunlar, Rumeli
Ufukta yangın yeleli atlar,
gümüş kavaklar, yanık söğütler
Kanayan toprağın türküsü Hâlâ yitirdiği mor koyunu arar...
Kıyılarında garip bir çoban
By HedablidaBilmezsiniz, Tuna kızıdır Istırancalardan gelen bu su
Rumeli yoğunlaşır sesinde,
Saçları karlı dağ kokar, Dolanır boynuma ıslak ıslak
Kömür gözlerinde Yanıp söner Deliorman
Kıyısında duman duman söğütler...
Kopup gelmiş balkanlardan,
Koşmaz olmuş al atları,
Kolay değil su olmak,
Geçmek göçmen köylerinin yanından,
Yıkıntılara rastlamak ikide bir, Toprağın içini görmek,
Kolay değil dokunmak ak kemiklere
Ben onun ağladığını gördüm,
Silmeğe çalışıyordu izlerini yangının...
Ben onun yenilediğini gördüm Kara taşlar üstünde Umudu ve cesareti
Oydu, öğüten değirmenlerde yaşamın sıcak ununu
Kırılıyordu büyük bir ayna gibi Bey çiftliklerinde
Her parçasında ayrı sızı,
Bir şey vardı gerçeğe aykırı,
Bir şey vardı bozulan,
Kim soracak yağmanın hesabını?
Tan yerini çiziyordu tepelere,
Aydınlığın yenilmez işçisiydi,
Güneşin altınını damıtıyordu
Büyüttüğü ayçiçekleri, Akacağı tarlaları biliyordu
Güvercin topuklu, keklik yüzlü
Denize ve sonsuzluğa bağlayan bizi,
Savaşlar, bozgunlar, Rumeli
Ufukta yangın yeleli atlar,
gümüş kavaklar, yanık söğütler
Kanayan toprağın türküsü Hâlâ yitirdiği mor koyunu arar...
Kıyılarında garip bir çoban