
Sign up to save your podcasts
Or


Scott Kelly Uzayda 1 Yıl Geçiren Astronot,uzayda bir yıl,astronot scott kelly konularında belgesel tadında videomuzdur. Günümüzün en tanınan astronotlarından birisi olan Scott Kelly, aynı zamanda bir astronom ve uçuş mühendisi. Kendisi Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) görev süresi rekorunu elinde bulunduran kişi. Bu muhteşem uzay gönüllüsü, kendi tecrübelerinden yola çıkarak uzayda gördüğü en garip şeyi anlattı. Astronomi alanının tanınan ve emekli olan simaları, kariyerlerinin ardından uzay konusunda diğer insanları bilgilendirmek için önemli mesailer harcıyorlar. Reddit üzerinde düzenlenen Ask Me Anything etkinliğine katılan astronot Scott Kelly, belki de çoğumuzun asıl beklentisini karşılamayacak açıklamalarda bulundu. Dünya’nın çevresini günde 12 kere dolaşan Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev süresiyle rekor kıran Scott Kelly, 1 yıl boyunca uzayda yaşamıştı. Bu görevinin ardından genlerinin değiştiğine dair haberler çıkan Kelly, Dünya üzerindeki ikiz kardeşiyle yapılan kıyaslamalarla bilime kaynaklık etti. Kelly’nin genetiğinin değişmediği sonradan anlaşılmış, NASA’nın sebep olduğu yanlış anlaşılma da giderilmişti.
İlk Nobel Ödüllü Bilim Kadını Marie Curie,marie curie, marie curie neler yapmıştır gibi sorulara yanıt verdiğimiz videomuzdur. Marie Curie dünyada sayılı kadının yapabileceği sıradışı yaşamı ve bilime olan sevigisi ile insanlık tarihine adını yazdıran ilk kadın bilim insanıdır. Dahi ve zeki bir kadın olan Marie Curie ve yaşamını ele alacağız. Marie Cruie, Polonya doğumlu Fransız fizikçi olup, radyoaktivite çalışmalarında iki kez Nobel ödülü alan tek kadın ünvanına sahiptir. Marie Cruie polonyum ve radyum kocası ile birlikte keşfini sağlamıştır. Daha sonra kocasının ölümünden sonra, X-ray ışınlarını hakkında çalışmalarını geliştirmiştir. Marie Cruie, 4 Temmuz 1934’de ölmüştür.
Dünya Dışı Ünlü WOW Sinyali,wow sinyali,uzaylı sinyali hakkında bilgi verdiğimiz güzel bir videomuzdur. 1970 yılından beri dinlediğimiz uzayın ilk ve tek radyo sinyalidir. 15 ağustos 1977 yılında uzayın uzak bir köşesinden gelen ve sadece 72 saniye süren ve gerçekten akıllı bir yaşam formundan gelmesi gereken özellikleri barındırmaktadır. 15 Ağustos 1977 Seti'deki bir bilgisayar tam da aradıkları bir şeyi işaret ediyordu. Başka bir yıldızdan gelen güçlü bir radyo sinyali.Ohio Eyaleti radyo teleskopunda görevli bir araştırmacı “wow” sesi olarak tanımladığı bir sinyal aldı. Sadece 72 saniye süren sinyal, Dr. Dr. Jerry R. Ehman tarafından Ohio Devlet Üniversitesi'ne ait Big Ear (Büyük Kulak) radyoteleskopunda dar bantlı bir radyo sinyali olarak tespit edildi. Sinyal, dünya dışı, hatta güneş sistemi dışı kökenli sinyallerden beklenen tüm özelliklere uyuyordu. Medya tarafından büyük ilgi gören sinyal, tüm çabalara karşın tekrar tespit edilememiştir. Sinyalin yıldızlararası sinyallerden beklenen özelliklere tamı tamına uymasına şaşıran Ehman, bilgisayar çıktısındaki izini daire içine almış, sayfa kenarına "Wow!" (İngilizce hayret ünlemi, "vay!") yazdı. Bu ünlem, daha sonra sinyalin adı haline geldi.
Büyük Patlama Big Bang Nedir, büyük patlama kim tarafından bulundu,büyük patlama nasıl oldu sorularına yanıt veren güzel bir videomuzdur. Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik model. İlk kez 1920’lerde Rus kozmolog ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı fizikçi papaz Georges Lemaître tarafından ortaya atılan, evrenin bir başlangıcı olduğunu varsayan bu teori, çeşitli kanıtlarla desteklendiğinden bilim insanları arasında, özellikle fizikçiler arasında geniş ölçüde kabul görmüştür. Teorinin temel fikri, halen genişlemeye devam eden evrenin geçmişteki belirli bir zamanda sıcak ve yoğun bir başlangıç durumundan itibaren genişlemiş olduğudur. Georges Lemaître’in önceleri “ilk atom hipotezi” olarak adlandırdığı bu varsayım günümüzde “büyük patlama teorisi” adıyla yerleşmiş durumdadır. Modelin iskeleti Einstein’ın genel görelilik kuramına dayanmakta olup, ilk Big Bang modeli Alexander Friedmann tarafından hazırlanmıştır. Model daha sonra George Gamow ve çalışma arkadaşları tarafından savunulmuş ve ilk nükleosentez olayı eklenmek suretiyle geliştirilerek sunulmuştur.
Rosetta Taşı,Antik Mısır Dilinin Çözülmesi,rosetta taşı nedir bilgi verdiğim detaylı videomdur. Mısır Hiyeroglif Yazısı Antik Mısır yazısı olan hiyeroglifin 1822’de arkeologlar ve yazı uzmanları tarafından çözülmesi, arkeoloji için bir dönüm noktası oldu. Hiyeroglifin çözülmesinde kilit rol oynayan Rosetta Taşı’nda aynı sözcükler hem hiyeroglif hem de Antik Yunan yazısı ve başka bir tür Mısır yazısıyla yinelenmişti. Bu gelişme çok sayıda arkeologun Mısır’a ilgi göstermesine yol açtı. Yapılan kazılarla Antik Mısır’daki yaşama ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı. Arkeolojinin en önemli buluşlarından olan Rosetta Taşı, günümüzde Londra’da British Müzesi’nde sergilenmektedir. Soyu tehlikede olan sadece hayvanlar ya da bitkiler değil, dillerin de soyu tükeniyor. Her ay iki dil dünya üzerinden siliniyor. Üzerinde Yunanca ve Mısırca yazılı bir metin olduğu için Mısır hiyerogliflerinin çözülmesini sağlayan Rosetta Taşı’ndan ilham alan dilbilimciler, iki bin yıl yaşayacak bir disk üzerine bin dille yazılmış bir metin yazdılar.
Evren Nasıl Sona Erecek,evrenin sonu nasıl olacak,evren nasıl son bulacak sorularına yanıt veren detaylı bir videomuzdur. Bilim insanlarına göre evren dört şekilde son bulabilir: büyük donma, büyük çökme, büyük değişim, büyük parçalanma. Bilim insanları 6 milyar yıl sonra Dünya’nın muhtemelen yok olacağına inanıyor. Güneş sönerken kızıl bir deve dönüşüp gezegenimizi yutunca… Oysa Dünya, güneş sistemindeki gezegenlerden sadece biri ve Güneş, galaksideki milyarlarca yıldızdan biri ve evrenin sadece görebildiğimiz kısmında yüz milyarlarca galaksi var. Onların sonu nasıl olacak? Evren nasıl sona erecek? Bu konuda daha az fikir birliği var. Hatta evrenin ani ve kesin bir sonu olacak mı yoksa yavaş yavaş mı kaybolacak onu da bilmiyoruz. Mevcut fizik bilgimiz evrenin altüst oluşuna dair birkaç senaryo sunuyor.
Beyine Elektrik Vermek Ne Yapar,beyine elektrik vermek,beyne elektrik verilirmi sorularına detaylı cevaplar bulacağınız videomuzdur. Öncelikle sorunun cevabını vermek gerekirse, kesinlikle hayır, hem de hiç iyi bir fikir değil. Hatta o kadar kötü bir fikir ki alanda çalışan 40 bilim insanı, olabileceklerden korktukları için 2016 yılında Annals of Neurology[1]dergisinde toplu bir bildiri yayımladılar. Beynimize elektrik akımı verme fikri nerden çıktı? Kafatasına bağlanan elektrotlar sayesinde, beynin doğru bölgesinin, doğru akım ile uyarılması yani transkranyel doğru akım uyarımı (transcranial direct current ctimulation – tDCS) bir süredir bilim insanlarının üzerinde çalıştıkları bir alan. Örneğin Avustralyalı bilim insanı Allan Synder’ın geliştirdiği Yaratıcılık Şapkası, tDCS’nin son derece etkileyici bir şekilde uygulandığı ve işe yarayan örneklerden sadece biri. Temelde beynimizdeki sinir hücreleri olan nöronlar, birbirleri ile elektrik sinyalleri üzerinden iletişim kuruyorlar. Buradan yola çıkarak güdülen mantık beyne dışarıdan verilecek cüzi miktarda elektrik akımı sayesinde istediğimiz bölgelerdeki nöronların iletişimini hızlandırıp ya da yoğunlaştırıp, istemediğimiz yerlerdekilerin iletişimini azaltabilmek. Bunun gerçekleşmesi durumunda yaratıcılıktan, istenmeyen hatıraların beyinden silinmesine, depresyondan, konsantrasyona kadar çok geniş bir yelpazede hayatımızı kolaylaştırma imkanımız söz konusu olabilir.
Görünmezliğin Formülü Olan Metamateryaller,görünmezlik gerçekmi ,görünmezlik formülü hakkında inceleme yaptığımız videomuzdur. Metamateryal, doğadaki malzemelerde bulunmayan özelliklere sahip olacak şekilde tasarlanan yapay malzemelerdir. Metamateryaller genellikle plastik metal gibi doğal malzemelerle oluşturulan mikroskobik boyutlardaki yapıların tekrarlanan kalıplar olarak birleştirilmesi yoluyla elde edilir. Metamateryaller bu özellikleri titizce tasarlanan bu yapılar sayesinde kazanır. Geometrisi, büyüklüğü, düzeni ışık ve sesle doğada görülmeyen bir şekilde etkileşebilir. Bunlar, metaller veya plastik gibi kompozit malzemelerden yapılmış çoklu elementlerin birleşiminden yapılırlar. Malzemeler, genellikle, etkilediği olgunun dalga boylarından daha küçük ölçeklerde tekrarlanan desenler halinde düzenlenir. Metamaterials, temel materyalin özelliklerinden değil, yeni tasarlanan yapılarından özelliklerini türetir. Onların kesin şekli, geometrisi, boyutu, yönlendirilmesi ve düzenlemesi, onlara elektromanyetik dalgaları manipüle edebilen akıllı özelliklerini verir: geleneksel materyallerle mümkün olanın ötesinde faydalar elde etmek için dalgaları bloke ederek, emerek, güçlendirerek veya bükerek. Uygun şekilde tasarlanmış metamatikler, yığın halinde materyallerde gözlenmeyen bir şekilde elektromanyetik radyasyon veya ses dalgalarını etkileyebilir. Belli dalga boyları için negatif bir kırılma indeksi sergileyenler, önemli araştırma çekti. Bu malzemeler negatif indeks metamatikleri olarak bilinirler.
Vatikan Gizli Zaman Makinesi,Chronovisor,vatikan gizli makineleri hakkında detaylı anlatım yaptığımız bir videomuzdur. Bu Bir komplo teorisidir. Peder Pellegrino Ernetti, İtalya’da Benedictine rahibiydi ve yetkin bir müzikologdu. 1965’te Milan Katolik Üniversitesi’nde çalıştı ve Gregoryen kilise ilahilerinin ses kayıtlarını modern plaklara aktarıyordu. Üniversite arşivcisi Peder Agostino Gemelli, ölmüş babasının sesini bir kaydın bitiminde duyduğunda bant aktarımının kalitesini kontrol ediyordu. Gemelli’nin babası, oğluyla ruh dünyasından iletişim kurmaya çalışmıyor, ayakkabı balmumu fiyatları hakkında başka bir adamla tartışıyordu. Gemelli’nin babası bir ayakkabıcıydı. Orijinal sesl kaydında böylesi bir şey olmadığından, Gemelli bu kayıt çalışmasının geçmişten bir olayı yakalamış olabileceğine ve bunun Tanrıdan bir ödül olduğuna inanıyordu. ZAMAN KAMERASI YAPIMI İÇİN VATİKAN’A DİLEKÇE VERİLDİ. Öte yandan Peder Ernetti bu fenomenin bilimsel olarak tekrarlanabilir olduğuna inanıyordu. Bir “zaman kamerası” imal etme olasılığını araştırmak amacıyla bilim adamlarından oluşan bir ekibi bir araya getirmesi için Vatikan yöneticilerine dilekçe verdi. İSA’NIN ÇARMIHA GERİLDİĞİ SAHNE KAYDEDİLECEKTİ.
Kara Deliklerin Tarihi Ve Keşfi,karadeliklerin keşfi, karadelikleri kim buldu konularındaki sorulara yanıt verdiğimiz videomuzdur.Kara Delikler terminolojik olarak John Michell ve Pierre- Simon Laplace tarafından birbirlerinden habersiz olarak daha 18. Yüzyılda keşfedilmiştir. O zamanlar ilk tahmin kaçış hızı ışık hızından fazla olsa dahi ışığın çekim gücünden kaçamayacağıydı ve buna bağlı olarak kozmik cisimlerin varlığıydı. Işığın kara deliklere çekilmesi olgusunda bir güçten ziyade Einstein dengelemesi, Kızıla kayma ve çekimsel kızıla kayma gibi adlarla belirtilen ışığın çekim alanları etkisine bağlı bir değişim söz konusudur. Çekim alanı etkisiyle oluşan bu değişim veya dengelenmeye maruz kalan ışınlar kara delik potansiyel kuyularından çıkmaya çalışan enerji bütünlüğünü kaybeder ve ışık içinde geçerli bir kural olan kara deliğe çekilmeye başlarlar. Hiçbir cisim ve hiçbir partikül o kara delikten kurtulamayacaktır. Cismin bu ışık kaybı ise bu doğa olayının ‘kara’ olarak adlandırılmasının sebebi olmuştur. Peki ama bilim insanlarının bu denli heyecanlandıran Kara Delik terimi nedir ? Astrofizikte Kara delik, çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ısının kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan ve kütlesi büyük bir kozmik cisimdir.
From the publisher's feed