
Sign up to save your podcasts
Or


Bana gözyaşlarını gösterme bebek
Bilemezsin nehirler mi taşacak yüreğimden
İçimden alev alev bir deniz mi yükselecek?
Söyle, senin de vardır mutlaka bir hikayen
Paramparça mıdır benim gibi göğündeki yıldızlar?
Karışmış mıdır birbirine geçmiş ve gelecek?
Karışmıştır ama çağla gözlerine gözlerimden bir ışık...
Yazgından bir parça yüreğime yüreğinden,
Bir kapı kapanmış, bin kapı açık...
Benimse aklım karışmış,
Neden?
Yıllarca yaşanacak hiç bilinmeden
Ölümler hep bir aşk, aşklar hep bir ölüm bekleyecek
Yalnız senin sevincin, buzdan gözyaşları üstünde sarsılmadan dans eden
Mutluluk sensin...
Bazen çok kararlı, bazen çok ürkek
Sensin uçurumlara taşıyan ruhumun yollarını
Sonra ansızın sonsuza çıkaran sensin
Anlayabilir misin nedir hep bulduğunu sandığın anda kaybetmek?
Nedir boynubükük çekip gitmek?
Gidip te, yazgının gizemini düşünmek
İşte benim hikayem
Delirecek en aklı başında sözcükler bile şiirlerde
Karışacak mevsimler, kararacak gözlerim
Kaybolup gideceğim gencecik bir kederde
Bilmiyorum...yazgıma mı karşı geldim?
Çok mu ayıp ettim hayata karşı?
Nasıl düştüm bu derde?
Bir şey söyle
Kırk yıl sonra seni bulmasına yüreğimin,
Bir şey söyle
Hayat kimin?
Ölüm kimin?
Aşk kimin?
Kimin bendeki cennet? Kimin can kuşum?
Daha sen yokken, sonbaharda doğmuşum
İki yıl aralıksız ağlamışım dünyada
Babamın tek oğluyum...Anlaşılmadı huyum
Ya prensesti gördüğüm, ya ejderha rüyada
Hep kendimle konuştum, kar üstünde uyudum
Masallarda binbirgöl, düşümde binbir ada
Her şey anlatılmaz bir umuda bıraktıkça kendini
Çoğaldıkça kanım, içim yandıkça seni aradım
Islığında rüzgarların, şarkıların çığlığında
Aradım hep sırrını yüreğimdeki nemin
Gece karanlığında, dolunay ışığında
Ve birgün İstanbul’un bir cinnet sağnağında,
İlk kez yapayalnız düşündüm akdenizi
Ağladım
Ve yeniden aradım Tanrıyı
Aradım...Yoktu sularda saklı bir inci
Uzun sürmedi gençliğimin çığlıklaşması
Yaşadıkça her yerde çıktı karşıma
Gerçektir ama ölüm...Ve sevda
Bir de sonsuzluk
Artık düşümde gelincikler
İçimde gencecik yeni bir keder var
Dönüşürüm rüzgara,
Kırklara karışır giderim
Ölümü düşündükçe sen,
Seni düşündükçe, yaşamak geliyor aklıma
Diyorum, senin de en az benim kadar için yanar
Hala senin içindir dolandığım bütün sokaklar
Kırk yılda bir sonsuza dek göz kırptım
Sen çağla gözlerini kaçırdın
İçimde gencecik yeni bir bahar...
By HedablidaBana gözyaşlarını gösterme bebek
Bilemezsin nehirler mi taşacak yüreğimden
İçimden alev alev bir deniz mi yükselecek?
Söyle, senin de vardır mutlaka bir hikayen
Paramparça mıdır benim gibi göğündeki yıldızlar?
Karışmış mıdır birbirine geçmiş ve gelecek?
Karışmıştır ama çağla gözlerine gözlerimden bir ışık...
Yazgından bir parça yüreğime yüreğinden,
Bir kapı kapanmış, bin kapı açık...
Benimse aklım karışmış,
Neden?
Yıllarca yaşanacak hiç bilinmeden
Ölümler hep bir aşk, aşklar hep bir ölüm bekleyecek
Yalnız senin sevincin, buzdan gözyaşları üstünde sarsılmadan dans eden
Mutluluk sensin...
Bazen çok kararlı, bazen çok ürkek
Sensin uçurumlara taşıyan ruhumun yollarını
Sonra ansızın sonsuza çıkaran sensin
Anlayabilir misin nedir hep bulduğunu sandığın anda kaybetmek?
Nedir boynubükük çekip gitmek?
Gidip te, yazgının gizemini düşünmek
İşte benim hikayem
Delirecek en aklı başında sözcükler bile şiirlerde
Karışacak mevsimler, kararacak gözlerim
Kaybolup gideceğim gencecik bir kederde
Bilmiyorum...yazgıma mı karşı geldim?
Çok mu ayıp ettim hayata karşı?
Nasıl düştüm bu derde?
Bir şey söyle
Kırk yıl sonra seni bulmasına yüreğimin,
Bir şey söyle
Hayat kimin?
Ölüm kimin?
Aşk kimin?
Kimin bendeki cennet? Kimin can kuşum?
Daha sen yokken, sonbaharda doğmuşum
İki yıl aralıksız ağlamışım dünyada
Babamın tek oğluyum...Anlaşılmadı huyum
Ya prensesti gördüğüm, ya ejderha rüyada
Hep kendimle konuştum, kar üstünde uyudum
Masallarda binbirgöl, düşümde binbir ada
Her şey anlatılmaz bir umuda bıraktıkça kendini
Çoğaldıkça kanım, içim yandıkça seni aradım
Islığında rüzgarların, şarkıların çığlığında
Aradım hep sırrını yüreğimdeki nemin
Gece karanlığında, dolunay ışığında
Ve birgün İstanbul’un bir cinnet sağnağında,
İlk kez yapayalnız düşündüm akdenizi
Ağladım
Ve yeniden aradım Tanrıyı
Aradım...Yoktu sularda saklı bir inci
Uzun sürmedi gençliğimin çığlıklaşması
Yaşadıkça her yerde çıktı karşıma
Gerçektir ama ölüm...Ve sevda
Bir de sonsuzluk
Artık düşümde gelincikler
İçimde gencecik yeni bir keder var
Dönüşürüm rüzgara,
Kırklara karışır giderim
Ölümü düşündükçe sen,
Seni düşündükçe, yaşamak geliyor aklıma
Diyorum, senin de en az benim kadar için yanar
Hala senin içindir dolandığım bütün sokaklar
Kırk yılda bir sonsuza dek göz kırptım
Sen çağla gözlerini kaçırdın
İçimde gencecik yeni bir bahar...