
Sign up to save your podcasts
Or


Bana gözyaşlarını gösterme anne
Söyle, yazgısına çarptıkça kendini azdıran bir yüreğin
Kırk yılda bir kırklara karışacakken,
Akdeniz'de işi ne?
Bir açıklaması olmayacak mı hayatın?
Bir şey söyle
Oğlunun kırk yılda bir adam gibi sevişine bir şey söyle
Nasıl olur yok mu sonsuzu anlatan bir masal?
Ben şimdi çocuklara ne derim anne?
Kırık bir tekneyim çılgın sularda
Artık kırklara karışır giderim anne
Kırklara,
Işıktan ırmaklara,
Benden bir fısıltı karışır tüm halaylara,
Benden bir rüzgar...
Denizlerden dağlara
Kırkındayım, yeni uyanmışım uykumdan
Artık yeni bir şiir bırakırım tüm kapılara
Artık kıyıda yıkıla yıkıla, kuleler
Düşümde gelincikler
İçimde gencecik bir keder var
Hala gençlik kokar bütün sokaklar
Hala gözlerim çocuk
Hiç böyle yanmadım şimdiye kadar
içimde gencecik bir keder var
Bana gözyaşlarını gösterme anne
Ne kar yağar buralarda, ne kimse kimseye ağlar
Ne masalcı kadın var,
Ne kardeşlerim anne
İki bin bir yılında Akdeniz'de bir bahar
Ne yağmurlar bitiyor ne de işlerim anne
Islanmış kağıtlar gibi günler ve dağılıyor yaşamak
Artık kırklara karışır giderim anne
Ateşten bir nehir düşürdüm anne
Şimdi ben, şehir şehir sürülüp kovulan yalnızların,
yollarda söylediği şarkılardan biriyim
Bütün bildiklerim yanlış
Ve sözlerim yalanmış anne
Günler hızla kapanıyor anne
Avukat ben, hakim ben, sanık ben
Dalıp gidiyorum duruşmalarda
Ve sokaklarda bir bilsen,
çocuklar beni çocukluğumdan tanıyor anne...
Dayanmak çok zor anne
Dindirmez artık en serin gülüşler bile
Hep kendimle konuştum, kar üstünde uyudum
Her şey anlatılmaz bir umuda bıraktıkça kendini
İlk kez yapayalnız düşündüm Akdeniz'i
Beşiktaş'ta, Kadıköy'de, Üsküdar'da
Artık düşümde gelincikler
İçimde gencecik yeni bir keder var
Hala yüreğim çocuk
İçimde gencecik yeni bir bahar
Sar beni artık Akdeniz'e
By HedablidaBana gözyaşlarını gösterme anne
Söyle, yazgısına çarptıkça kendini azdıran bir yüreğin
Kırk yılda bir kırklara karışacakken,
Akdeniz'de işi ne?
Bir açıklaması olmayacak mı hayatın?
Bir şey söyle
Oğlunun kırk yılda bir adam gibi sevişine bir şey söyle
Nasıl olur yok mu sonsuzu anlatan bir masal?
Ben şimdi çocuklara ne derim anne?
Kırık bir tekneyim çılgın sularda
Artık kırklara karışır giderim anne
Kırklara,
Işıktan ırmaklara,
Benden bir fısıltı karışır tüm halaylara,
Benden bir rüzgar...
Denizlerden dağlara
Kırkındayım, yeni uyanmışım uykumdan
Artık yeni bir şiir bırakırım tüm kapılara
Artık kıyıda yıkıla yıkıla, kuleler
Düşümde gelincikler
İçimde gencecik bir keder var
Hala gençlik kokar bütün sokaklar
Hala gözlerim çocuk
Hiç böyle yanmadım şimdiye kadar
içimde gencecik bir keder var
Bana gözyaşlarını gösterme anne
Ne kar yağar buralarda, ne kimse kimseye ağlar
Ne masalcı kadın var,
Ne kardeşlerim anne
İki bin bir yılında Akdeniz'de bir bahar
Ne yağmurlar bitiyor ne de işlerim anne
Islanmış kağıtlar gibi günler ve dağılıyor yaşamak
Artık kırklara karışır giderim anne
Ateşten bir nehir düşürdüm anne
Şimdi ben, şehir şehir sürülüp kovulan yalnızların,
yollarda söylediği şarkılardan biriyim
Bütün bildiklerim yanlış
Ve sözlerim yalanmış anne
Günler hızla kapanıyor anne
Avukat ben, hakim ben, sanık ben
Dalıp gidiyorum duruşmalarda
Ve sokaklarda bir bilsen,
çocuklar beni çocukluğumdan tanıyor anne...
Dayanmak çok zor anne
Dindirmez artık en serin gülüşler bile
Hep kendimle konuştum, kar üstünde uyudum
Her şey anlatılmaz bir umuda bıraktıkça kendini
İlk kez yapayalnız düşündüm Akdeniz'i
Beşiktaş'ta, Kadıköy'de, Üsküdar'da
Artık düşümde gelincikler
İçimde gencecik yeni bir keder var
Hala yüreğim çocuk
İçimde gencecik yeni bir bahar
Sar beni artık Akdeniz'e