
Sign up to save your podcasts
Or


28. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
29. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
30. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
31. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
32. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
33. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
34. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
35. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
36. Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sesli Kitap Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, içeriğini ve konusunu romanın karakterlerinden Nuri Efendi (Saat Ustası), Mübarek (Ayaklı ve yaşlı bir İngiliz yapımı duvar saati), Halit Ayarcı ve saat-zaman-insan ilişkilerinden almaktadır.
Roman içe kapanık, önyargılı, geleneksel yaşayan ama Batılı değerleri sorgulasa da kabul eden Hayri İrdal’ın gözlemleri ve yaşadıkları üzerine kuruludur. Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir. Bununla birlikte kendisi yaşamını iki kısma ayırmaktadır. Pragmatist biri olarak hayatına giren ve hayatının yönünü değiştiren Halit Ayarcı öncesi ve sonrası şeklinde. (dini/geleneksel-akılcı, Osmanlı–Türkiye)
Psikiyatrist Dr Ramiz'e giden Hayri İrdal, "hasta adam" tanımıyla Osmanlı'nın son döneminin metaforu kabul edilir. Dr. Ramiz'in ayarlanmış bir rüyayı Hayri İrdal'a zorla gördürmeye çalışması ise, toplumun devrimler yoluyla dönüştürülme çabasını sembolize eder.
Roman metafor ve numeroloji açısından zengindir. Her kişi, eşya ve isim aslında insanların yadsınamayacak bazı yanlarını her kurum ise insan hayatındaki bazı dönemleri sembolize etmekte. Tanpınar tasavvufta anlatılan "seyri sülük" insanın manevi yolculuğunu bu romanda işlemiş.Kat be kat metaforlar. Baba-oğul, Ahmet, Zehra, Sabriye, Halit, Hayri, vb. romandaki tüm isimler aynı zamanda bir gönderme İbn Arabi'nin Fusus-ul Hikem'i Fuzuli'nin Sıhhat ile Maraz ve Rind ile Zahid'i, Hüsn-ü Aşk bu geleneği çözümlemek için bakılması geren temel eserler arasındadır.
Zaman “atlıkarınca” gibi döngüsel mi? Yoksa “bisiklet” gibi çizgi şeklinde mi? Birey/toplum değişir mi? Yoksa birey/toplum doğuştan itibaren kaderi için mi yaşamaktadır? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanında, zamana, bireye ve topluma yönelik gözlemler,yukarıdaki sorular ekseninde okura tekrar ve tekrar sorulmaktadır. Romanda geçen saat, bireyin/toplumun içsel ve dışsal zaman algısıdır.
İLAHİ KOMEDYA 1. BÖLÜM(SON) Sesli Kitap-Dante Alighieri-Dünya Klasikleri
İlâhî Komedya’nın (La Divina Commedia) orijinal adı Commedia olup Divina sıfatı ilk defa, konusu itibariyle ve uyandırdığı hayranlık dolayısıyla 1555 Venedik baskısında kullanılmıştır. Commedia ise aslında özel isim değil o dönemde sonu iyi biten (sevinçli) edebî çalışmaların genel adıdır (tragedia “acıklı” karşıtı). Dante mektuplarında eserinden “kutsal şiir” diye bahseder.
İtalyanlar’ın en büyük şairleri ve dillerinin yaratıcısı saydıkları Dante Alighieri’nin, yazımına muhtemelen 1307 yılında başlayıp 1321’de ölümünden kısa bir süre önce tamamladığı İlâhî Komedya İtalyan edebiyatının ana kaynaklarından, Batı edebiyatının da önemli eserlerinden biridir ve Hıristiyanlığın en büyük şiiri kabul edilmektedir. Önceleri -genellikle minyatürlü- yazma nüshalarının elden ele dolaştığı eser matbaanın icadıyla en çok basılan metinler arasına girmiş ve çeşitli dillere çevrilerek asırlar boyu Avrupa’nın Kitâb-ı Mukaddes’ten sonra en fazla okunan kitapları arasında yer almıştır.
Kitabı teşkil eden uzun manzume, otuz üçer şarkıdan (canto) meydana gelmiş onar bölümlü üç ilâhiden (cantica) ibarettir ve bir girişle birlikte şarkıların sayısı 100’e tamamlanmıştır. Her şarkı 130-140, şiirin tamamı ise 14.233 mısradır (Giriş ve Cehennem 4720, A‘râf 4755, Cennet 4758); on bir heceli olan mısralar kendi aralarında üçlü kafiyeli “üçlükler” halinde gruplandırılmıştır. Şairin üç sayısına özel bir değer vermesinin sebebi teslîs inancına olan bağlılığıdır.
Eserin konusu Dante’nin, Papa VIII. Bonifazio tarafından günahların bağışlanma yılı ilân edilen 1300 yılının paskalya haftası boyunca bedenen yaptığını söylediği âhiret yolculuğudur. Şair, otuz beş yaşında iken 7 Nisan Perşembe’yi 8 Nisan Cuma’ya bağlayan kutsal gece sabaha karşı kendini, uyku sersemi olduğu için nasıl gittiğini bilemediği Kudüs yakınlarındaki karanlık bir ormanda bulur ve buradan Latin şairi ve Ortaçağ’da aklın sembolü sayılan Vergilius’un mihmandarlığında cehenneme iner; orayı gördükten sonra yine Vergilius’la birlikte a‘râfa geçip bir ara kendilerine katılan şair Statius’un refakatiyle burayı da gezer; ardından cennete ulaşarak genç yaşta ölen sevdiği kız Beatrice tarafından karşılanır ve cenneti meydana getiren dokuz kat gökte dolaştırılır; en sonunda da Hz. Meryem’in aracılığıyla arş-ı a‘lâda Allah’ın cemâlini müşahede etmek mazhariyetine nâil olur.
From the publisher's feed