BAKARA SÜRESİ 183-186 MEALİ N087 M002
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
173 O, size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası için kesilen hayvanı haram kıldı. Kim yeme zaruretinde olursa, başkasınınkine el uzatmamak ve zaruret ölçüsünü aşmamak üzere ona günah yoktur. Şüphesiz Allah, bağışlayıcıdır, merhamet edendir.
174 Allah'ın indirdiği Kitapta olan bir şeyi gizleyip, onu az bir para karşılığında satanlar var ya, işte onların yedikleri karınlarında ancak ateştir. Kıyamet gününde Allah, onlarla konuşmaz, onları temize de çıkarmaz. Ve onlar için acıklı bir azab vardır.
175 Onlar doğruluk yerine sapıklığı, bağışlanma yerine azabı satın aldılar. Onlar ateşe ne kadar dayanıklıdır!?
176 Bu ise Allah'ın, Kitabı doğru olarak indirmesindendir. Kitap hakkında anlaşmazlığa düşenler ise şüphesiz uzak bir ayrılık içindedirler.
177 Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. İyilik ancak Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaba, nebilere iman eden, malı O’nun sevgisiyle (çok sevdiği malından) yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelerin hürriyetine kavuşması için veren, namaz kılan, zekât veren, söz verdiklerinde sözlerini yerine getiren, zor ve dar zamanlarda ve savaş anında sabredenler(in yaptığı)'dir. İşte doğru olanlar onlardır. Ve işte Allah'tan sakınan da onlardır.
178 Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür insana karşı hür insan, köleye karşı köle, kadına karşılık kadın.(Maide sûresinin 45 inci ayetinde "Cana can" açıklamasıyla canların eşitliği ifade edilmiş.) Öldüren, öldürülenin kardeşi (vârisi) tarafından affedilirse (kısas düşer) öldürene örfe uymak ve affedene (diyetle) iyilikte bulunmak gerekir. Bu size Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Kim bundan sonra haddi aşarsa ona acıklı azap vardır.
179 Ey akıl sahipleri, kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki sakınırsınız. (Bir tek kurt'a acıyanlar, binlerce kuzunun kurt ağzında can vermesine göz yummuş olurlar.)
180 Sizden birine ölüm geldiğinde, eğer mal bırakıyorsa anababaya ve yakınlara (kitaba) uygun bir şekilde vasiyet etmek, mûttakiler üzerine bir hak olarak farz kılındı.(Anababanın mirastaki payı daha sonra inen Nisa sûresinin 11 inci ayetinde açıklığa kavuşturulmuştur.)
181 Kim bunu işittikten sonra değiştirirse onun günahı değiştirenlerin üzerinedir. Mutlaka Allah işitendir, bilendir.
182 Vasiyet edenin hata edeceği veya günaha gireceğinden korkan kimse, aralarını düzeltirse ona günah yoktur. Muhakkak Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
183 Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah'tan) sakınasınız diye size de farz kılındı.
184 (Oruç) Sayılı günlerde (farz kılındı). Sizden hasta veya yolculuk halinde olan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Orucu tutamayanların bir miskini doyuracak fidye vermeleri gerekir. Kim gönülden iyilik yapar(fidyeyi fazla verir) sa o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
185 Ramazan ayı öyle bir aydır ki, o ayda; insanlara yol gösteren, doğruyu ve hak ile batılı ayırt eden belgeler olarak Kur'ân indirildi. Sizden kim o aya şahit olursa onda orucu tutsun. Kim de hasta veya yolculuk halinde olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister. Size zorluk istemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız (bir ay oruç tutmanız) ve size doğru yolu gösterdiği için Allah'ı büyük tanımanız içindir. Ola ki şükredersiniz.
186 Kullarım Sana Benden sorarlarsa, Ben (onlara) çok yakınım. Dua eden, dua ettiğinde kabul ederim. Onlar da Bana icabet etsinler. Bana iman etsinler ki doğru yolda olanlardan olsunlar.
https://soundcloud.com/kuranikerimtefsiri/bakara-suresi-183-186-tefsiri