Yangın bazen gerçekten çıkar. Bazen de bir haberin, bir söz ya da görüntünün içinde başlar.
Kriz beklenmedik yerde ve zamanda gelir. Medya sahnesine çıktığında; kimin neyi kurtardığı, neyin saklandığı, hangi kelimenin seçildiği, hikâyenin nasıl paketlendiği de önem kazanır.
Bu hafta Kutu Dışı’nda “yangın”ı bir medya metaforu olarak kullanıyoruz.
Bir NATO Zirvesi’nin ardından ABD Başkanı neden gizlice başka bir uçağa geçirildi? Başkan kurtarılırken kimler hangi uçakta kaldı? Dünyanın gözü önünde gerçekleşen bir operasyon neden haftalar sonra ortaya çıktı?
Bir reklam filminde birkaç kelime neden milyonların dikkatini çekebiliyor? Seda Sayan’ın “Kosinüs teoremi bebeğim” çıkışı iyi paketlenmiş bir mesajın nasıl kendi medyasını yarattığının örneği mi?
Kelimelerin etkisi reklamla sınırlı değil. Hane Halkı Araştırmaları üzerinden ekonomi bakışımızı geliştiren Prof. Dr. Selva Demiralp’in araştırmaları bir adet kelimenin kullanım sıklığının halkın beklentisini nasıl şekillendirdiğini gösteren müthiş bir araştırma. Efsane kelimemiz; enflasyon! Bu kadarla kalmıyor; yayında daha fazlasını bulacaksınız. Birkaç kelimelik fark, otoritenin ve güvenin kime atfedildiğini değiştirebilir mi?
Yaprak Özer ve Zeynep Tınaz Redmont, haftanın dikkatlerini çeken kimi büyük, kimi küçük medya anlarını bir araya getirdi.
Haberin kendisinden çok, haberin arkasındaki mekanizmaya bakıyoruz:
• İtibar nasıl kurulur, nasıl bozulur?
• Algı nasıl şekillenir?
• Kriz nasıl yönetilir?
• Bir kelime ne zaman yangını söndürür, ne zaman büyütür?
Gündemden seçtiğimiz olaylara bir de buradan bakın. Mesele yangından çıkmak değil, yangından sonra geriye ne kaldığı!...