
Sign up to save your podcasts
Or


O korku vardı hep çıkılan yolda
O korkusuzluk vardı
Suyun su olduğu günden beri akardı
Biri can verip aydınlatır,
Diğeri boğar ve yakardı
Yaşamın her dönüm noktasında
Bir ileri bir de geri
Atılan adımlar gibi, alçalma ve yücelme
Atılan adımlar gibi
Büyüme ve küçülmeydi adı
Biri sevgi olup yapardı,
Diğeri öfke olup yıkardı,
O korku vardı hep çıkılan yolda
O korkusuzluk vardı
Geceler güvensizdi
Gökyüzünde soluklar tükenirken
Ay sevinçsizdi
Bir şey vardı sanki hep yarım kalan
Bir anı ya da bir düş gibi
Kim yakacaktı?
Uğrunda ölünen o büyük ateşi kim,
Daha gün batmadan,
Karartılan günlerin rengini,
Gün doğarken Kim haykıracaktı?
Kim ağlayacak,
Kim gülecekti tüm güzellikler adına?
Kim sevecek,
Kim dövüşecekti?
Kim takacaktı ölürken, Ölümsüzlüğü gül diye yakasına?
Kışın kar açıp, Çiçek olacaktı?
Yazın güneş açıp,
Kim gelecek olacaktı ufuklarda?
Bir yıldız vardır hani
Bütün yıldızlar içinde der Homeros
Ne kopmuştur,
Ne de boyun eğmiştir,
Bir karanlık önünde Nasıl susulursa
Bin yıllık zamana karşı, okyanus dilinde
Aynen öyle parlamıştır
Tüm gecelerin gökyüzünde
Aynen öyle
Notaların tören tören canlanıp Dile geldiği günden beri
Hiç bir senfoni bulamadı bu sesi
Bulamadı sarayların görkemli sütunlarında
Hiç mi hiç bestelenmeden,
Ve seslendirilmeden yaşandı zindanlarda
Hücreler senfonisiydi adı
Yıldızlar içindeki soylu yıldız
Varsın onlar söndü bilsinler seni
Kentlerin en yumuşak sessizliğinde
Bildiriler düşüyor artık
İnsanların yüreğine yağmur taneleriyle
Gök gürlemeyince yer gülmez
Gök gürlemeyince yer gülmez diye
By HedablidaO korku vardı hep çıkılan yolda
O korkusuzluk vardı
Suyun su olduğu günden beri akardı
Biri can verip aydınlatır,
Diğeri boğar ve yakardı
Yaşamın her dönüm noktasında
Bir ileri bir de geri
Atılan adımlar gibi, alçalma ve yücelme
Atılan adımlar gibi
Büyüme ve küçülmeydi adı
Biri sevgi olup yapardı,
Diğeri öfke olup yıkardı,
O korku vardı hep çıkılan yolda
O korkusuzluk vardı
Geceler güvensizdi
Gökyüzünde soluklar tükenirken
Ay sevinçsizdi
Bir şey vardı sanki hep yarım kalan
Bir anı ya da bir düş gibi
Kim yakacaktı?
Uğrunda ölünen o büyük ateşi kim,
Daha gün batmadan,
Karartılan günlerin rengini,
Gün doğarken Kim haykıracaktı?
Kim ağlayacak,
Kim gülecekti tüm güzellikler adına?
Kim sevecek,
Kim dövüşecekti?
Kim takacaktı ölürken, Ölümsüzlüğü gül diye yakasına?
Kışın kar açıp, Çiçek olacaktı?
Yazın güneş açıp,
Kim gelecek olacaktı ufuklarda?
Bir yıldız vardır hani
Bütün yıldızlar içinde der Homeros
Ne kopmuştur,
Ne de boyun eğmiştir,
Bir karanlık önünde Nasıl susulursa
Bin yıllık zamana karşı, okyanus dilinde
Aynen öyle parlamıştır
Tüm gecelerin gökyüzünde
Aynen öyle
Notaların tören tören canlanıp Dile geldiği günden beri
Hiç bir senfoni bulamadı bu sesi
Bulamadı sarayların görkemli sütunlarında
Hiç mi hiç bestelenmeden,
Ve seslendirilmeden yaşandı zindanlarda
Hücreler senfonisiydi adı
Yıldızlar içindeki soylu yıldız
Varsın onlar söndü bilsinler seni
Kentlerin en yumuşak sessizliğinde
Bildiriler düşüyor artık
İnsanların yüreğine yağmur taneleriyle
Gök gürlemeyince yer gülmez
Gök gürlemeyince yer gülmez diye