Şiirlenelim

Little Gidding- Thomas Stearns Eliot


Listen Later

Karakışta bahar kendine özgü mevsimdir

Günbatımında donuklaşsa da sonsuzdur,

Erimeyle donma arasında,  ruhun öz suyu titrer

Ne toprak kokusu vardır,

Ne de yaşayan şeylerin kokusu. 

Bahar zamanıdır bu

Ama zamanın söz erdiği değil


Nerededir yaz, düşlenemeyen? 


Umarsız bir kral gibi gece gelseydin,
Neden geldiğini bilmeyerek gündüz gelseydin,
Gene aynı olacaktı, 

Niye geldim diye ne düşündüysen,

Yalnız kabuğudur, kapçığıdır anlamın
Ki amaç, yalnız o amaca ulaşılınca anlaşılır
O da ulaşılırsa...İsterse hiç amacın olmasın
Ya da tasarladığın son’ un ötesindedir amaç,
Ulaşılınca değiştirilir

Öyle yerler vardır ki,

Dünyanın da ucudur, bazıları deniz mağaralarında,
Ya da karanlık bir gölde, bir çöl ya da bir kentte,
Buradan gelseydin,
Saparak istediğin yola, başlayarak istediğin yerden,
İstediğin zamanda ya da istediğin mevsimde,
Hep aynı olacaktı: Savmak zorunda kalacaktın duygu ve düşünceyi

Burada gerekmez doğrulaman,

Eğitmen kendini, ya da merak gidermen ya da haber yayman.
Ve ölüler neyi söylemediyse hiç, yaşarken, anlatabilirler sana, ölüyken: Haberleşir ölüler ateş diliyle, değil yaşayanların diliyle.
Yaşlı bir adamın yenindeki kül
Yanan güllerden kalan külün tümüdür.
Havada asılı kalan tozlar öykünün bittiği yeri gösterir.


Üç durum vardır ki çok kez benzer görünürler ama bambaşkadırlar,
Bağlılık kendine, şeylere ve kişilere;
Ölüm nasıl benzerse, hayata benzer öbürlerine
Başlangıç dediğimiz çoğunlukla son’ dur
Ve sona erdirmek başlangıç yapmaktır
Son, yola çıktığımız yerdir. 


Her cümlecik ve her cümle bir son ve başlangıçtır,
Her şiir bir yazıt

Ve herhangi bir eylem,  bir adımdır idam kütüğüne, ateşe, denizin gırtlağına

Ya da okunamayan bir taşa:
Biz ölürüz ölenlerle:


Bak, ayrılıyorlar, ve biz onlarla gidiyoruz.
Biz doğarız ölülerle:
Bak, dönüyorlar, ve bizi de getiriyorlar.

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida