Bir reklamda en çok çay tüketen ülkenin kendi ülkesi olduğunu görünce çok sevinmişti. Çay bir kültürdü yaşadığı topraklarda. O da bu kültürden payına düşeni fazlasıyla almıştı.
Küçüklüğünden beri evlerinde çayın demlenmediği bir gün hatırlamazdı. Yemekten sonra babası çay içmezse başı ağrırdı. Gelen misafir az çay içmişse çay iyi olmamış mı diye düşünülür, bu yüzden küçük bir kriz çıkardı evde. Çay içmeden başladığı günlerde işleri hep ters giderdi. Öyle bitki çayı, sallama çay, soğuk çay gibi moda tabirlere de gıcık olurdu. Çay denince aklına uzun uzun demlenmiş tavşankanı renkte siyah çay gelirdi. Gittiği lokantalarda yemekten sonra çay ikram edilmezse ya da ikram edilen çay iyi değilse bir daha o işletmenin önünden geçmezdi.