Derin bir âh duyulur, bazen yaban ellerde,
Candan bir dost aranır, hani gurbet ellerde.
Yüce Hakk'ı anarız, sabah esen yellerde
Kâhi arşın üstünde, kâhi izbe yerlerde.
******
Nerde dara düşsen sen çağırasın Ahmet Can,
Hem yasta hem kederde, böyle kaldığın
zaman,
Seni komazlar darda, yetişirler her bir an.
Hep imdada gelirler, seni sevenler candan.
******
Seni senden alırlar, hoş bir kaba koyarlar
İçin dışın yıkayıp, bir hırka giydirirler .
Cemi cümle âleme seni muştu ederler
Bu bizim gönlümüzde bir baş tâcıdır derler.
******
Gelişin muştu olsun, bu Dünya'nın ehline
Su dökemez hiç kimse, belli âyân eline.
Allah belâgat versin, senin tatlı diline.
Her bir KESler koştursun, şu nurunun seline.
******
Şimdi çıkıp ortaya, anlatasın herkese.
Birer birer canlara, kalmasın hiç bir tasa.
Ne mutlu ki onlara, kapına geldi ise.
Sana uymayan ey cân, yıkılsın her bir masa.
******
Eden bulur demişler, kötülük ve iyilik
Pazara çıkar elbet, lime lime her iplik.
Sanırlar ki kalırdı, yanlarına bu kelplik.
Madem severdin bizi, yapsaydın ya yiğitlik.
******
Bizim Ahmet dediler, ne hoş bir köşk verdiler
Orda otursun deyi atlas döşek serdiler
Herkeslere söyleyip hemen haber verdiler
Seni böyle görmeye cümle âlem geldiler