
Sign up to save your podcasts
Or


Sinema tarihinin ilk altmış yılı bir gelenekten bahsedilmeyen yıllarıdır. Sinemayı bir felsefesi olan tumturaklı bir sanat mecrası olarak ele alanlar Fransız Yeni Dalgacılarıdır. Godard özellikle kendilerinin Griffith’ten bahsederken adeta bir Shakespeare’den bahsettiklerini vurgulamıştı. İlginçtir bunlar Amerikan sinemasına değil Fransız sinemasının belli eğilimlerine saldırmışlardır. Truffaut bunlarla ilgili pek çok yazı kaleme alır. Cahiers Du Cinema’da. Bazin ve diğerlerinin yazdığı bu sinema makaleleri ve özellikle auteurlük teorisi büyük ses getirmiştir. Hala da aşılamamıştır.
Aslında Vertov Amerikan sinemasına şükranlarını sunsa da onun köksüz olduğunu da eklemişti. Bunu kinofot’ta dile getirir. Vertov’un gündüz düşleri meselesi hatıra ve romantik bir şey gibi geliyor bana. O öyle olmadığını iddia etse de.
By Salih FurkanSinema tarihinin ilk altmış yılı bir gelenekten bahsedilmeyen yıllarıdır. Sinemayı bir felsefesi olan tumturaklı bir sanat mecrası olarak ele alanlar Fransız Yeni Dalgacılarıdır. Godard özellikle kendilerinin Griffith’ten bahsederken adeta bir Shakespeare’den bahsettiklerini vurgulamıştı. İlginçtir bunlar Amerikan sinemasına değil Fransız sinemasının belli eğilimlerine saldırmışlardır. Truffaut bunlarla ilgili pek çok yazı kaleme alır. Cahiers Du Cinema’da. Bazin ve diğerlerinin yazdığı bu sinema makaleleri ve özellikle auteurlük teorisi büyük ses getirmiştir. Hala da aşılamamıştır.
Aslında Vertov Amerikan sinemasına şükranlarını sunsa da onun köksüz olduğunu da eklemişti. Bunu kinofot’ta dile getirir. Vertov’un gündüz düşleri meselesi hatıra ve romantik bir şey gibi geliyor bana. O öyle olmadığını iddia etse de.

0 Listeners

0 Listeners