Gerçek Dünya nedir?
Gerçek dünya, algının sunduğu diğer her şey gibi bir sembol, bir metafordur. Fakat gerçek dünya, sizin yarattığınızın tersini temsil eder. Sizin dünyanız korkunun gözleri ile görülür ve zihninize dehşetin kanıtlarını sunar. Gerçek dünyanın tek algılanma yolu bağışlamanın kutsadığı gözlerle bakmaktır. Böylece gözleriniz, dehşetin mümkün olmadığı ve korkunun kanıtlarının olmadığı bir dünya görür.
Gerçek dünya, sizin dünyanıza yansıyan her kederli düşüncenin karşıtı bir düşünceyi barındırır. O, sizin dünyanızda mevcut olan korku görüntüleri ve savaş çığlıklarının tamamen düzeltilmiş gerçekliğini barındırır. Gerçek dünya, sessiz gözler ve huzur içinde bir zihin tarafından tamamen farklı algılanan bir dünya ortaya koyar. Orada, sükunet dışında hiçbir şey yoktur. Orada, acı ve keder çığlıkları duyulmaz. Çünkü hiçbir şey bağışlamanın dışında kalmaz. Görüntüler hoşgörülü ve anlayışlıdır. Kendini bağışlayan zihne sadece mutlu görüntüler ve sesler ulaşabilir.
Böyle bir zihnin ölüm, saldırı ve intikam düşüncelerine ihtiyacı olabilir mi? O; etrafını saran güvenlik, sevgi ve neşe dışında neyi algılayabilir? Yargılayabileceği, hüküm verebileceği ve savunabileceği ne kalır? Onun gördüğü dünya, kendi içinde huzurda olan zihinden doğar. Gördüğü hiçbir şey, tehlike barındırmaz. Çünkü böyle bir zihin şefkatlidir ve ancak şefkatli gözlerle bakabilir.
Gerçek dünya, günah ve suçluluk rüyasının bittiğinin kanıtıdır. Gerçek dünya, Tanrı'nın Evladının artık uyandığının kanıtıdır. Gözleri uyanık haldeyken, Tanrı'nın Sevgisinin yansımasını görmektedir. Tanrı'nın, Evladına verdiği Söz böylece yerine getirilmiş olur. Gerçek dünya, zamanın sonunu simgeler çünkü bu algıda zaman, anlamsız ve amaçsız olur.
Amacını gerçekleştirmiş olduğunda, Kutsal Rehberin zamana ihtiyacı olmaz. Artık Onun tek yaptığı, Tanrı'nın son adımını atmasını beklemektir. Bu noktada zaman ortadan kalkar ve giderken algıyı da kendisi ile birlikte götürür. Hakikati, kendisi olabilmesi için kendi haline bırakır. Bu ana ulaşmak bizim hedefimizdir çünkü o, Tanrı'nın hatırasını barındırır. Bağışlanmış bir dünyayı her algılayışımız Tanrı'nın çağrısıdır. O bize eve dönmemiz için çağrı yapar ve bağışlamanın geri kazandırdığı Kimliğimizi bize hatırlatır.