
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölüm, iki bölümlük serimizin ikinci ve son kısmı.
İlk bölümde Kur'an'ın bizleri sakındırdığı davranışları konuştuk. Şimdi ise yönümüzü Rabbimizin sevdiği kulların özelliklerine çeviriyoruz.
Kur'an; sabredenleri, iyilik yapanları, temizlenenleri, adaletle hükmedenleri, tevbe edenleri, tevekkül edenleri ve takva sahiplerini Allah'ın sevdiğini bildiriyor.
Bu bölümde her bir özelliği ayetler ışığında birlikte değerlendiriyor, Allah'ın sevgisini kazanmanın Kur'an'daki ölçülerini konuşuyoruz.
Çünkü bir mümin sadece neden uzak duracağını değil, neye yönelmesi gerektiğini de bilmelidir.
Rabbimiz bizleri, sevdiği kullar arasına katılanlardan eylesin. 🤲🏼
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Hepimiz Allah'ın sevgisini kazanmayı isteriz. Peki Kur'an, Allah'ın razı olmadığı davranışlar hakkında bize neler söylüyor?
Bu iki bölümlük serimizin ilk kısmında; Kur'an ayetleri ışığında Allah'ın sevmediği özellikleri ele alıyoruz. Şirkten kibre, bozgunculuktan hainliğe, israftan sınırı aşmaya kadar Rabbimizin bizleri neden sakındırdığını birlikte anlamaya çalışıyoruz.
Amacımız insanları yargılamak değil; önce kendi nefsimize dönüp Kur'an'ın aynasında kendimizi görebilmek.
🎙️ Serinin ikinci kısmında ise Kur'an'da Allah'ın sevdiği kulların özelliklerini konuşacağız.
Rabbimiz bizleri, razı olduğu kullardan eylesin.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
"Hakikat çoğu zaman silinmez; ama yerinden kaydırılır, bağlamından koparılır ve anlamı çarpıtılır."
Mûnisgâh’ta bu hafta, Kur’an’ın zihinlerimizi inşa eden en kritik uyarılarından birini, tahrif kavramını konuşuyoruz. Tahrifi sadece metinlere yapılan fiziksel bir müdahale değil, bir anlam işgali ve hakikat krizine dönüşen bir yöntem olarak ele alıyoruz.
Bu bölümde derinliğine indiğimiz başlıklar:
Anlamın Kayması: Kur’an’ın "kelimeleri yerlerinden kaydırmak" ifadesiyle işaret ettiği o ince sapma nedir?
Kitmân ve İhfâ: Hakikati gizlemenin (kitmân) ve üzerini örtmenin (ihfâ) psikolojik ve sosyolojik yansımaları.
Kavramların İçi Nasıl Boşaltılır?: Adalet (adl) ve hakka uygun davranma(kıst) kavramlarının, özünden koparılarak nasıl birer slogona dönüştürüldüğü.
Müheymin Olarak Kur’an: İlahi kelamın kendisini "şahit ve denetleyici" olarak tanımlaması, önceki vahiyleri ve bugünün bilgisini nasıl bir süzgeçten geçirmemizi sağlar?
Günümüzde bilginin gürültüsü içinde hakikati seçemez hale geldiğimiz bir çağdayız. Kur’an’ın binlerce yıl öncesinden yaptığı bu uyarı, aslında bugünün "doğru görünümlü yanlışlarını" ayırt etmemiz için bize bir okuma yöntemi sunuyor.
Bu bölüm, sadece tarihe dair bir analiz değil; "Hakikati gerçekten dinliyor muyuz, yoksa onu kendi bakışımıza göre eğip büküyor muyuz?" sorusuna verilmiş samimi bir cevaptır.
Kelimelerin değil; anlamların yerinden kaydırıldığı o ince çizgiyi keşfetmek için bize katılın.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Ramazan geldiğinde hep aynı sorular yeniden konuşuluyor.
İmsak vakti gerçekten neyi ifade eder?Oruç için niyet nasıl olmalı?Teravih namazı nereden geliyor?Fıtır sadakası ve kefaret hangi durumlarda gerekir?
Bu bölümde Ramazan etrafında en sık sorulan soruları ele alıyoruz.
Geçtiğimiz bölümde Ramazan orucunun Kur’an’daki farziyeti ve önceki ümmetlerle bağlantısını konuşmuştuk. Bu bölümde ise günlük hayatta karşımıza çıkan uygulamaları Kur’an merkezli bir bakışla yeniden düşünmeye çalışıyoruz.
Amacımız kimseyi eleştirmek değil.
Belki hepimiz bazı şeyleri yıllarca böyle öğrendik.
Ama Kur’an elimizdeyken,ibadetlerimizi daha bilinçli yaşayabilmek için yeniden sormak ve yeniden düşünmek mümkün.
Bu bölümde birlikte şu soruların peşine düşüyoruz:
•Kadir Gecesi gerçekten 27.gece mi?
• İmsak vakti gerçekten neyi ifade ediyor?
• Oruç için niyet nasıl olmalı?
• Teravih namazının dayanağı nedir?
• Fıtır sadakası ve kefaret hangi durumlarda gerekir?
Ramazan’ı alışkanlıkla değil bilinçle yaşamak isteyenler için bir sohbet.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Ramazan gerçekten nedir? Oruç sadece aç kalmak mıdır?
Bu bölümde Ramazan ayını, geleneksel kabullerin ötesine geçerek doğrudan Kur’an’ın rehberliğinde konuşuyoruz. Bakara Suresi 183. ayetten başlayarak orucun farziyetini, “كُتِبَ عَلَيْكُمُ” ifadesinin Kur’an dilindeki anlamını ve “es-sıyâm” kavramının belirliliğini birlikte okuyoruz.
Oruç; yalnızca yemekten ve içmekten uzak durmak değil, yanlışlardan sakınmayı hedefleyen bir bilinç inşasıdır. Rabbimizin “ki sakınasınız” buyruğu, Ramazan’ı bir açlık ayı değil; bir terbiye, arınma ve yeniden inşa ayı olarak konumlandırır.
Bu bölümde:
• Oruç ibadetinin önceki ümmetlerle bağlantısını
• “Sayılı günler” ifadesinin Kur’an bütünlüğü içindeki yerini
• Ramazan ayının özellikle belirlenmesinin hikmetini
• Hastalık, yolculuk ve kolaylık prensibini
• Kur’an’ın ibadetler konusundaki evrensel yaklaşımını
ayetler arası bağ kurarak ele alıyoruz.
Kur’an’ın kendi kendini açıklayan yapısını merkeze alarak, mezhepsel yorumlardan değil doğrudan ayetlerden hareket ediyor; Ramazan’ı yeniden düşünmeye davet ediyoruz.
Çünkü ilk insan neyse son insan da odur. Ve Allah’ın insan fıtratı için gerekli kıldığı ibadetler, her çağda aynı hakikate işaret eder.
Mûnisgâh’ta bu bölüm, Ramazan’a Kur’an penceresinden bakmak isteyen herkese bir davet niteliğinde.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Bu bölümde Hz. Âdem kıssasını Kur’ân ve Tevrat’ta yer alan ortak anlatımlar üzerinden birlikte okuyoruz.
Amaç; bir metni diğerine üstün kılmak değil, insanlığın ilk imtihanına dair benzer ayetlerin nasıl bir anlam dünyası kurduğunu görmek.
Her iki metinde de Hz. Âdem’in bahçeye yerleştirilmesi, yasak ağaca yaklaşma, şeytanın vesvesesi ve ardından gelen bahçeden çıkarılış anlatılır. Ancak bu ortak anlatım içinde dikkat çeken önemli bir süreç vardır: insanın hata ile yüzleşmesi ve tövbeye yönelişi.
🎧 Dinlerken; metinlerin benzerliğinde insanlığın ortak hikâyesini, ayrıntılarda ise ilahi hitabın inceliğini fark edeceğiz.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Göklerin ve yerin yaratılışını Kur’an ayetleri eşliğinde ele aldığımız bu bölümde; ilk insanın yaratılış evrelerinden başlayarak, insanlığın varoluş sorularına verdiği kadim cevaplara uzanıyoruz. İlahi vahyin anlattıklarıyla, tarih boyunca ortaya çıkan köken mitoslarını birlikte düşünerek; insanın nereden gelip nereye yöneldiğini, yaratılışın anlamını ve bu bilginin Kur’an’la nasıl benzerlik gösterdiğini konuşuyoruz. Tefekküre davet eden, zihni olduğu kadar kalbi de besleyen bir sohbet.🌸
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Bugün Mûnisgâh’ta her zamankinden farklı bir ses var.
Bir kavram, bir ders, bir metodoloji değil…
Bu kez Aysu olarak, bir insan olarak, bir anne olarak, bir mümin olarak karşınızdayım.
Son zamanlarda hepimizin içinden geçen o yorgunluğu, o hızla akıp giden zamanı, o “ben neredeyim?” sorusunu birlikte konuşalım istedim.
Toplumsal çürümeyi, fıtratımızı, çocuklarımızı, yüklerimizi, yaralarımızı…
Ve en çok da insan olmayı, kulluk bilincini, yavaşlamayı, durmayı…
Kimi zaman bir anne, kimi zaman bir kız kardeş, kimi zaman sadece ben olarak kalbimde birikenleri sizinle paylaştım.
Eğer bugün biraz durmaya, düşünmeye, “ben ne yapıyorum?” diye kendine sormaya ihtiyacın varsa…
Bu bölüm senin için.
“Beşer miyiz, insan mı? Bir durup kendimize bakalım…”
Mûnisgâh’ta bugün dertleşiyoruz.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
“De ki: Şefaat tamamen ve yalnızca Allah’a aittir.
Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir.
Sonra da yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
(Zümer 39:44)
Bu ayetin ışığında sormak gerekmez mi?
Allah’ın mülkünde, Allah’a ait olan bir kul, yine Allah’ın izni dışında nasıl şefaatçi olabilir?
Rahman ve Rahîm olan Allah’tan daha merhametli kim olabilir?
Bütün şefaat yalnızca Allah’a aittir.
Çünkü göklerin ve yerin mülkü de, kullar da bütünüyle O’na aittir.
Böyle iken Allah’tan başka bir veli, dost ya da kurtarıcı mı arıyorsunuz?
Bu bölümde şefaat kavramını derinlemesine ele alıyor ve Kur’an’ın rehberliğinde sorularımıza cevap arıyoruz.
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
🌿 Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı bu mecliste yerin hazır. Gel, birlikte düşünelim…
✨Hazırsan, başlıyoruz…
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
Tarih boyunca kutsallığın dili, kimi zaman adaletin sesi olurken, kimi zaman da zulmün kılıfına dönüştü.
Bu bölümde Mûnisgâh’ta, “Siyonizm” denilen ideolojinin ardındaki o kadim kırılmayı konuşuyoruz.
Bir duanın, bir vaadin, bir kimliğe dönüşürken nasıl bir üstünlük iddiasına evrildiğini; ve bu iddianın, yüzyıllar boyunca insanlığa nasıl acılar getirdiğini soruyoruz kendimize.
İbrahimî çizgide başlayan tevhid yolunun, tarih içinde nasıl “seçilmişlik” fikriyle bulandırıldığını;
Musa Aleyhisselâm’ın tevhid mücadelesinin nasıl tahrif edilip zulmün aracı hâline getirildiğini;
ve bugün Gazze’de yankılanan seslerin aslında çok eski bir “hak–batıl” mücadelesinin devamı olduğunu konuşuyoruz.
Tevrat’ın sayfalarında Tanrı adına verilen “öldürün” emirlerinin, Kur’an’ın “bir canı haksız yere öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir” ilkesiyle nasıl reddedildiğini görüyoruz.
Çünkü Kur’an’da peygamberler, insanları öldüren değil; zulmü durduran, kalpleri dirilten elçilerdir.
Bu bölüm, tarihî bir sorgulamadan çok, vicdanî bir yüzleşme…
Sözün hakikate, inancın adalete, kutsallığın merhamete dönmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Ve belki de en çok şunu fısıldıyor:
Üstünlük soyla, toprakla, güçle değil; ancak takvâ ile mümkündür.
Zira Kur’an bize der ki:
“Benim ahdim zalimleri kapsamaz.”
Ve o söz, bugün hâlâ yeryüzünde yankılanıyor…
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
🌿 Sözün yumuşadığı, kalplerin yakınlaştığı bu mecliste yerin hazır. Gel, birlikte düşünelim…
✨Hazırsan, başlıyoruz…
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Bu yolculuk sadece podcast’te değil. Günlük paylaşımlarımız, kavram anlatımları ve dostça çağrılarımızla Instagram’da da birlikteyiz: @munisgah 🌸📲
From the publisher's feed