
Sign up to save your podcasts
Or


Anlatarak bitiriyorum hayatımı,
Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat
Bir çiçek çizdim bu akşam avcuma,
İsmini her şey koydum.
Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan.
Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım-Yıldızlı bir gecenin.
Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında
Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı.
Kuşların şarkılarından anlarım
Kimse hayra yormaz beni
Kuşbaz ve uçmaya meraklı, Ütüsüz giyerim karabasanlarımı
Sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı
İçimdeki suyu döktükten sonra işte, ondan sonra
Şikayetim yok, rahatım.
Taşralı ve safım.
Balkonda asılı kalır günlerce gökkuşağım,
Ben böğürtlen lekeli çocuğu oynayacağım,
O kirli, beyaz gömleğim.
Kırmızı günleriyim ben takvimlerin
Okullar tatil oluyor ben söz konusu olduğumda
Şeker istemeye geliyor çocuklar.
Oyun oynuyoruz,
Sağlam bir halatla çekiyorum acıyı kendime doğru
Siyah iş günleri müdahale ediyor hayatıma
Mor bir köşe yastığı gibi isyankar oturmak istiyorum- Ben oysa divanın en ucunda
Çorba pişirmek istiyorum,
Sonra kalkıp ekmek kızartmak,
Bıçağın ucuyla kazımak aşkı, fazla kızardığında
Söyleyin ateşe,
Ruhunu üflemesin benden başkasına
Çiçek silindi bu sabah, ellerimi yıkadığımda
“Ellerim bomboş...”
Bir şaşkınlık şarkısı olarak besteliyorum aşkı
Kaprisli notalar, huysuz sololarla
Bekçisi olmayan geceler denk geliyor bana,
Çaresiz bekliyorum,
Düdük çalıyorum,
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Tanrım!
Diyorum sadece
Başka bir şey diyemiyorum zaten o an
Bir mutluluk şiiri yazamam bu saatten sonra!
Yokuş aşağı şarkımı söylerdim,
“Kanatlarım vardır benim, uçarım”
Koşup kaşe kabanından yakalardın uyduruk şarkılarımı
Ne çok ısıttın beni,
Ne çok ısıttım seni,
Ben sevgilim...
Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı
Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı, İmlamı iyice bozsam da fark etmez artık
Kime ne “de-da”ları ayırmasam?
Noktalarda durmasam,
Bir ünleme koşsam yalnızca,
Sonu uçmak olan çığlığa
Bazı vakitler tren geçiyor evin yakınından
Yaşlanıyorum pencereden her bakışımda
Annemin temizlik günleri gibiyim
Yorgun, solgun ve beyaz
Birini çok sevmek gibiyim
Kestane pişiririz diyoruz sobada
Hayallerimiz çatlıyor sonra, çıtırdıyor, kızarıyoruz.
Bu şiirden bir bölümü attım
Kilometrelerce uzağa
Tavşanlı pijamalarımla balkona çıkıp, el salladım ardından
Havaya uçuracaktı şiirimi az daha,
Ben ruhunu getirsin istemiştim oysa
Onu da tam buradan attım.
Ben ne de olsa yakıp yıkanlar listesinde
Ölü yada diri arananlardanım
By HedablidaAnlatarak bitiriyorum hayatımı,
Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat
Bir çiçek çizdim bu akşam avcuma,
İsmini her şey koydum.
Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan.
Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım-Yıldızlı bir gecenin.
Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında
Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı.
Kuşların şarkılarından anlarım
Kimse hayra yormaz beni
Kuşbaz ve uçmaya meraklı, Ütüsüz giyerim karabasanlarımı
Sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı
İçimdeki suyu döktükten sonra işte, ondan sonra
Şikayetim yok, rahatım.
Taşralı ve safım.
Balkonda asılı kalır günlerce gökkuşağım,
Ben böğürtlen lekeli çocuğu oynayacağım,
O kirli, beyaz gömleğim.
Kırmızı günleriyim ben takvimlerin
Okullar tatil oluyor ben söz konusu olduğumda
Şeker istemeye geliyor çocuklar.
Oyun oynuyoruz,
Sağlam bir halatla çekiyorum acıyı kendime doğru
Siyah iş günleri müdahale ediyor hayatıma
Mor bir köşe yastığı gibi isyankar oturmak istiyorum- Ben oysa divanın en ucunda
Çorba pişirmek istiyorum,
Sonra kalkıp ekmek kızartmak,
Bıçağın ucuyla kazımak aşkı, fazla kızardığında
Söyleyin ateşe,
Ruhunu üflemesin benden başkasına
Çiçek silindi bu sabah, ellerimi yıkadığımda
“Ellerim bomboş...”
Bir şaşkınlık şarkısı olarak besteliyorum aşkı
Kaprisli notalar, huysuz sololarla
Bekçisi olmayan geceler denk geliyor bana,
Çaresiz bekliyorum,
Düdük çalıyorum,
Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında
Tanrım!
Diyorum sadece
Başka bir şey diyemiyorum zaten o an
Bir mutluluk şiiri yazamam bu saatten sonra!
Yokuş aşağı şarkımı söylerdim,
“Kanatlarım vardır benim, uçarım”
Koşup kaşe kabanından yakalardın uyduruk şarkılarımı
Ne çok ısıttın beni,
Ne çok ısıttım seni,
Ben sevgilim...
Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı
Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı, İmlamı iyice bozsam da fark etmez artık
Kime ne “de-da”ları ayırmasam?
Noktalarda durmasam,
Bir ünleme koşsam yalnızca,
Sonu uçmak olan çığlığa
Bazı vakitler tren geçiyor evin yakınından
Yaşlanıyorum pencereden her bakışımda
Annemin temizlik günleri gibiyim
Yorgun, solgun ve beyaz
Birini çok sevmek gibiyim
Kestane pişiririz diyoruz sobada
Hayallerimiz çatlıyor sonra, çıtırdıyor, kızarıyoruz.
Bu şiirden bir bölümü attım
Kilometrelerce uzağa
Tavşanlı pijamalarımla balkona çıkıp, el salladım ardından
Havaya uçuracaktı şiirimi az daha,
Ben ruhunu getirsin istemiştim oysa
Onu da tam buradan attım.
Ben ne de olsa yakıp yıkanlar listesinde
Ölü yada diri arananlardanım