Nasıl gidilir?

Nasıl gidilir?

By Seçil Öznur YakanBusinessNon-Profit
Download on the App Store

Nasıl gidilir? episodes

  • 29) Dicle Doğan - Shikoku Henro - kadın, beden ve hareket bağlamında Japonya'da bir hac rotası

    Bu bölümde koreograf Dicle Doğan ile Japonya’daki 88 tapınaklı hac rotası Shikoku Henro’yu; kadın, beden ve hareket bağlamında konuştuk.

    Dile kolay 5000 km. Dicle’nin 10 yılda farklı ülkelerdeki hac rotalarında yürüdüğü toplam mesafe. Bu, Shikoku Henro’yu dört kez yürümek demek Ya da Edirne’den Hakkari’ye 2,5 kez gitmek, İstanbul’dan Yeni Delhi’ye gitmek, Avrupa kıtasını ya da ABD’yi bir uçtan bir uca kat etmek demek.

    5000 km… Ciddi bir rakam olduğu kadar, çoğumuzun yapmaya muktedir olduğu o temel hareketin birinin (yürümenin) birinin hayatında bir dönüşüm aracına, bir yönteme dönüşmesi demek.

    Dicle, 27 yaşında “ben kimim?” sorusunun peşinden yürümeye başladığını anlatıyor. İtalya’dan başlayıp Fransa, İspanya, Norveç, Kudüs ve Japonya’ya uzanan rotalarda toplamyaklaşık 5.000 km yürüyor. Yürümek, onun için romantik bir keşif eylemi. Zamanla, kendini kanıtlama noktasından, bir dönüşüm alanına evrilmiş, bir tiyatro oyunuyla sahneye çıkıyor ve bu günlerde Portekiz’deki göçmenliğine baktığı bir bakışaçısı oluyor. İki yıldır Portekiz kırsalında yaşayan Dicle, göçmenliğin ve “yerleşmenin” yürümekten çok daha zor bir deneyim olduğuna işaret ediyor.

    Japonya’nın Shikoku Adası’ndaki Shikoku Henro rotası, 88 tapınaktan oluşan dairesel bir hac yolu. Dört bölüme ayrılmış: uyanış, eğitim/gelişim, aydınlanma ve nirvana. Dicle’nin pandemiye denk gelen bu yürüyüşündeki bu yolun “büyüleyici” ve spiritüel bir yoğunluğu olduğunu söylüyor.

    Tek başına yolculuklara çıkan kadınlar olarak, bize en sık sorulmuş o konuya da girdik: Korku meselesi. Cevap: “Korkuyorum. Ama korkuya rağmen yapıyorum. Korkuya rağmen e yapabilmeyi deniyorum. Her defasında onun benim hayatımın önüne geçecek bir engel olmasını istemiyorum.” Rağmenlere rağmen attığı adımlarla; sezgilerin zamanla güçlendiğini, doğayla bağının arttığını ve bedeni dinlemeyi öğrendiğini anlattı.

    Bir koreograf olarak yürümeyi fiziksel bir laboratuvar gibi de deneyimliyor. Ancak yaratıcı ilham yürüyüş sırasında değil, dönüşte geliyor. Yolda amaç “üretmek” değil, “anda kalmak” oluyor. İlk 15 gün zihnin hiç susmadığını, sonra yavaş yavaşsakinleştiğini söylüyor.

    Yürümeyi romantize etmediğimiz, spiritüelliği abartmadığımız, kadın deneyimiyle baktığımız bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Dicle’nin yürüyerek kendini arayışından, göçmenlik ve yerleşik hayatla yüzleşmesine;Japonya’daki Shikoku Henro hac yolundan beden, korku ve sezgiyle kurulan ilişkiye uzanan içsel bir dönüşüm hikâyesine davetlisiniz.


    https://www.instagram.com/hareketamiri/


    https://tiyatrolar.com.tr/tiyatro/heybesini-cigneyen-katir

    44 min
  • 28) Murat Kasap: Kumano Kodo - bisikletten dans pistlerine, oradan kendi yolunu kurmaya uzanan adımlar

    Bu bölümde Murat Kasap’ın dışarıdan bakıldığında hareketli görünen ama içeride yavaş yavaş şekillenen dönüşümünü konuştuk. Onu bu yürüyüşe çıkaran patikaları, hayatta attığı adımları, özellikle o ilk adımları konuşalım diye oturduk masanın başına.

    Vesilemiz Murat’ın Aralık 2025te yürüdüğü, Japonya’daki 1000 yıllık hac rotası Kumano Kodo. İspanya’daki Camino de Santiago ile kardeş olan bu rota sadece kilometrelerden ibaret değil. Gün batımından önce konaklama yerine varma telaşı, ayı ihtimaline karşı alınan küçük önlemler, yağmur beklerken gelen güneş, sabah 6’da sessiz bir onsen deneyimi, çamurlu zemine karşı yapılan hazırlıklar, ıslak ayakkabıyla yürümenin ne demek olduğunu Gürcistan’da öğrenmiş olmanın verdiği dikkat, tanışılıp sohbet edilen insanlar, küçük tapınaklarda toplanan kaşeler, her adımda biraz daha hafifleyen zihinsel yük…

    Japonya’daki bu yürüyüş rotasını da konuştuk, güvenlik algılarımızı da; bisikletli ulaşım, bisikletle uzun yolculuklardan göçmenliğe, bedeni ve zihni için uyguladığı yöntemlere, aktif tatil seçimlerine, dans geçmişine, dans pistleri vesilesiyle tanıştığı hayatlara (Batman’daki salsa partisi gibi); hıza, yavaşlamaya, solo ve grup halinde yürüyüşlere, bunlara hazırlanmaya; bütün bu işlerdeki o ilk adımlara dair konuştuk da konuştuk.

    “Hızla geçen hayat içinde, o dünyaya ayak uydurmak yerine, biraz daha kendimi yavaşlatmak, alanımı tutmak”

    “Geçici haz mı, emekle gelen tatmin mi?”

    “Dans pistinde kimsenin aslında seni izlemediğini fark etmek. Korkunun çoğu zaman içeriden geldiğini anlamak.”

    Yani bu bölüm, daha fazlasını yapmakla değil; daha farkında yaşamayı seçmekle ilgili.

    https://fukusukumuku.substack.com/


    https://www.kumano-travel.com/en

    1 hr 12 min
  • 27) Yasemin Bahçekapılı – Tek başına ve hep birlikte: yürüyerek seyahat eden kadınlar


    Kent sosyoloğu Yasemin Bahçekapılı, “yürümek deyince aklıma keşfetmek geliyor” diyor. Yürümeye kitap okuyarak başlayan Yasemin, tek başına seyahat etmeye 19 yaşında başlamış. 11 yıldır şehirlerden köylere, dağlardan vadilere kadar farklı yerlerde gezmiş ve yaşamış. Bu 11 yılın 14 ayını; 18 ülke, 67 şehir/köy olarak rakamlandırsa da; yaşadığı şehrin içinde de seyahat edenlerden.  



    Yasemin ile yürüme ve seyahat ilişkisini de konuştuk, gece ve doğa yürüyüşleri ile tek ve grup yürüyüşlerini de, kadınların sokakta var olmalarının yollarını ve de bu konuda yaratılan kamu politikalarını da. Flanözlüğü konuşmayı es geçmedik! Kadınlardan niye flanöz olamazmış, nasıl olunuru da konuştuk.


    Asla yalnız yürümeyeceksin! diyerek, kadınlar olarak devam eden şiddet döngüsüne karşı çıkmak için birlikte nasıl güvenli alanlar yatabileceğimizi de konuştuk. İçinde kendimizi var edebileceğimiz gruplarla olmanın önemi kadar “yaratıcı yalnızlık” da sohbetimizdeydi. İlk deneyimin devam etmek için öneminden, kendi deneyimlerimizi yaratmaktan konuştuk uzun uzun.


    “Dış dünyayla ilişkilenmenin en derin eylemlerinden biri” olarak değerlendirdiği yürümeye devam edecek Yasemin. Sokağı, geceyi, doğayı kendisi ve de kadınlar için talepetmeye de devam edecek.  Tek başına olmayacak. Ben de, siz de, hep birlikte! Yürüyeceğiz!


    Kadınların sokağa veya doğaya çıkıp yürümeleri, bilinçli veya bilinç dışı bir şekilde “Ben buradayım” deme hali. Yasemin, “Ben buradayım”ı haykırmak istediğimizde birlikte yürüyeceğimiz kadın toplulukları her zaman olacak; öte yandan bu cümledeki “Ben”i keşfetmek ve daha iyi anlamak için ise tek başına yürüyüşler ve seyahatler en güzel anları yaratacak diyor.

     

    Yayında bahsettiklerimizden:

    Gece, İstanbul veKadınlar - Yasemin Bahçekapılı - Burcu Tüm  https://ipa.istanbul/uploads/2025/02/07/202dosyayasemin-burcupdf-07022025_091920-3824.pdf


    Özgürlük Yolunda Birlikte Yürüdüğüm Kadınlar

    https://www.tasarimrehberleri.com/kolektifhareket/ozgurluk-yolunda-birlikte-yurudugum-kadinlar/

    Mekan ve İnsan:Karanlıkta ve kentte kadınlar- Yasemin Bahçekapılı ve Burcu Tüm ile söyleşi

    https://www.youtube.com/watch?v=l3ZUdbex2l0

    Mekan ve İnsan -232: İstanbullu Kadınların Gece Algısı ve Deneyimleri

    https://www.youtube.com/watch?v=cTpbYmYzFB4


    Flanöz: Şehirde Yürüyen Kadınlar, Lauren Elkin - PalomaYayınevi (2018) Çeviren: Doğacan Dilcun    Doğan ///// Flâneuse: Women Walk the City, Lauren Elkin - Farrar, Straus and Giroux (2017)

    Sanatçının yolu, Julia Cameron – Butik yayınevi (2009) ///// The artist”s way, Julia Cameron - TarcherPerigee  (1992)


    1 hr 3 min
  • 26) Nefes Polat – Düşüncelerimi havalandırmak için yürüyorum

    “Yürümek, hareket etmek bana durmaktan daha fazla yol açıyor yaşamakla ilgili” diyor Nefes.

    Anlatılacak hikayelerin anlatılmasına vesile olan, hayal dünyalarını buluşturan biri olarak tanımlıyor işini, film yapımcısı Nefes Polat. Yürürken yaratıcılığının arttığını bir çok defa deneyimlemiş: bir film senaryosunu kurarken de, üniversite öğrencilerine bitirme projelerinde rehber olurken de, kızının kendi bedenini keşfetmesine vesile olurken de…  Bir fikri geliştirmek için hem fiziksel odalardan hem de zihnindeki odalardan çıkmak gerektiğini ve açıkhavada yürümenin bunun için uygun olduğunu tüm hayatı boyunca görmüş. Kızının da bedeni ile kurduğu ilişkinin doğru olabilmesi için onun bolca açıkhavada olmasını ve herşeyi avucuyla, ayaklarının altı ile, ağzıyla deneyimlesini istiyor.

    Çocukken bulduğu, Kuzguncuk’un sırtlarında yürümeye ve dertlerini toparlayıp Boğaz’ın sularına, suya bırakma yöntemi hayatının farklı dönemlerinde ziyaret etmiş onu.  

    Camino’da yükseklik korkusu yüzünden dünyanın ucuna gidemediğinde, o yürüyüşte bu korkusu üzerine yürümeye karar verip, bir sonraki yürüyüşünü Gürcistan, Ushguli’de 2100-2300 metrelerde yapıyor. Buz gibi sulara bırakıyor bu sefer de yükseklik korkusunu.

    “Benim bedenimin deneyimine sahip birinin bana konuşmasına çok açım” diyor ve beden üzerinden aktarılan korkuları, artık başkalarına aktarmamız için bedenlerimiz hakkında fikir sahibi olabilmemiz gerektiğini savunuyor. Kadınları korkutmak, onların hareketliliğine engel olmak için uydurulmuş mitlerle, yürümemizi etkileyen/engelleyen çevresel, sosyal ve kültürel etkileri de konuştuk.

    Tabii ki 8 Mart feminist gece yürüyüşlerine de selam gönderdik. “Hareket etmenin birşeyleri değiştirme amacı taşıdığını, o değişiminde ancak sen adım atarsan olduğunubiliyorum ve bence o yüzden de yürüyorum.”

    Tek, grupla, partnerli, ikili ve toplu yürüyüşleri de konuştuk. Bunların hangi hallerde nasıl farklı işlevler görebildiklerini de.

    “Kendimizden başka birşeye bakma cesareti göstermemizi sağlıyor yürümek” diyen Nefes'in bu bölümde bahsettiği film ve kitap linkleri aşağıda:

    Mariam Khatchvani’nin yaptığı Dede filmi: https://www.imdb.com/title/tt5638952/

    Türkçe: Ina May’in Doğuma Hazırlık Rehberi, 2014, Sinek Sekiz Yayınevi, Çeviri: Özge Altınkaya Erkök, Zeynep Gülerİngilizce: Ina May's Guide to Childbirth, 2012, New York: Bantam Books

    1 hr 12 min
  • 25) Roni Kolukısayan ile Grenoble - İstanbul bisiklet turu / Topkapı Levon Vartuhyan Okulu yararına

    Roni Kolukısayan Fransa'da fizik okuyor. Yeni bir şehir, yeni bir hayat, o zaman yeni bir ulaşım biçimi de diyerek, ulaşımını da bisikletle sağlamaya başlıyor Grenoble'da. Bu sene yaz tatilinde eve dönmek için de bu ulaşım biçimini bırakmıyor ve Grenoble-İstanbul bisiklet yolcluluğu başlıyor. 


    Fransa, İtalya, Slovenya, Hırvatistan, Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan ve Türkiye'den geçen 4500 kmlik bu yolculuğun Yunanistan bölümünde Roni ile Atina'da buluştuk. Rotasını, tatilini nasıl seyahate dönüştürdüğünü, yavaş seyahati, yoldaki tanıklıklarını, malzemelerinden yediklerine kadar bir çok konuyu konuştuk. Doğanın ve bisikletle yolculuğun insanın özüne dönmesiyle ilgisini de, gerçek ihtiyaçlarımızı da, yerel yönetimlerin doğayla-çevreyle ilişkimizi nasıl belirlediği de sohbetimizin içindeydi.


    Kurtuluşlu olan Roni, Grenoble'dan başladığı yolulcuğu Topkapı'da bitirecek çünkü bu kişisel yolculuğu, sosyal bir faydaya da dönüştürmek istemiş. Sadece onu tanıyanlar değil, Levon Vartuhyan Okulu öğrencileri de onu heyecanla bekliyor. Eğitime destek olmak isterseniz, projeyle ilgili gerekli bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.


    Yolculuk bize gerçek ihtiyaçlarımızı gösteiryor diyor Roni. Denemeden bilemeyeceği ve belki şehirde yıllar içinde öğrenebileceği bir çok şeyi tatmış bu yolculukta. "Bunu kimseye kelimelerle anlatamam. Güvenli desem 10-15 defa desem bile, bu değişmeyecek insanlarda. O yüzden denemek gerek" diyor. Başkalarının fikrini sahiplenmiyor, yolculukta kendi fikirlerini, deneyimlerini oluşturuyor. Başkalarının sözleriyle-korkularıyla değil, kendi deneyimini yaratarak yolunu buluyor hayatta. 


    Roni'nin instagram hesabında yolculuğunu izleyebilir ve bağış bilgilerini bulabilirsiniz:

    https://www.instagram.com/le.gastrovelo/

    https://linktr.ee/le.gastrovelo 


    Nasıl gidilir'in eski bölümlerinde farklı dillerde "nasıl gidilir" denildiğini soruyordum konuklarıma. Bu bölümde Ermenice.

    nasıl gidilir: Ինչպե՞ս հասնել։ 

    bisikletle nasıl gidilir: Ինչպե՞ս հասնել հեճելանիւով։

    Bölüm içinde okunuşlarını bulabilirsiniz :)


    Sevgili Hüseyin Irmak'ın şu iki kitabının linkini de bu vesileyle şuraya koymak isterim:

    Tatavla'dan Kurtuluş'a https://www.arasyayincilik.com/urun/tatavladan-kurtulusa/

    Gidelim Tatavla'ya - görkemini yitirmeyen semt Kurtuluş

    https://istospoli.com/product/gidelim-tatavlaya-gorkemini-yitirmeyen-semt-kurtulus/

    43 min
  • 24) Camino de Santiago - incelikli, özenli bir yürüyüş rotası & kadınlar için bir yürüyüş inzivası

    Bu bölümde Camino de Santiago'yu ve bu sene rotada yapmaya başladığımız yürüyüşleri konuştuk.


    Manevi ihtiyaçlarla yürünen yollardan biri İspanya'daki Santiago de Compostela şehrinde biten camino rotaları. Sadece dini ve manevi ihtiyaçlarla değil; rutinden uzaklaşmak, kendinle başbaşa kalabilmek, doğa içinde yürümek gibi birçok nedenle yürümek isteyen herkese açık olan bir yol. Yüzyıllardır kendi kendine var olsa da, İspanya hükümeti, yolu geliştirmek için çalışıyor: koruyor, bakıyor. Bu da bu yolu güvenli hale getiren faktörlerden bir tanesi. 


    Mayıs 2025te Türkiye'den 22 kadın birlikte yürüdük bu yolda. Yılda yarım milyon kişinin (ve bazen de köpeklerin ve atların) yürüdüğü bu rotada yürüyenlerin %54ü kadın. Kadınları outdoor faaliyetlerine teşvik etmek için seçtiğimiz bu rotayla ilgili bilgi de bulacaksınız bu bölümde, kutsal yollarda yürümenin trekkingden farkını da. 


    Bu bireysel çağda, toplu yürüyüşler ne ifade ediyor? Modern dünyada insan kalabalıkları yorarken, camino'daki yürüyüşçü sayısı yormaktan ziyade ne kadar uyum içinde bazı şeylerin yapılabileceğini gösteriyor. Bu nasıl oluyor? Bedenimizi; zihnimizi ve bireyliğimizi geliştirmek için nasıl kullanabiliriz?


    Önce sizi bu podcasti dinlemeye, sonra da toplumsal rollerimizin, mesleklerimizin, mahalle baskılarının olmadığı bu yollarda yürüyerek nehir olup akmaya davet ediyoruz sizi.


    https://www.instagram.com/camino_dostlari/

    Camino de Santiago - kadınlar için ruhsal ve bedensel güçlenme yolculukları

    https://aposto.com/s/avrupada-sembollerle-bezeli-ruhani-bir-rota-camino-de-santiago


    55 min
  • 23) İrem Çağıl ile feminist yürüyüşler

    Ayaklarımız sadece bedenimizi değil; aklımızı, fikrimizi, düşüncelerimizi, isteklerimizi, kısıtlarımızı, ruhumuzu, benliğimizi de götürür başka yerlere, ayaklandırır içimizde kalanları, yola düşmek isteyenleri.

    İrem Çağıl ile yürümek üzerine sohbet edelim diyerek başladığımız konuşmadan bazı sorular:
    Yürümek bir kadının hayatında neler değiştirir?

    Hareket etme hakkımız neye denk gelir?

    Devrimci bir hareket midir bu basit ve doğal eylem?

    Kelebek etkisi mi yaratır o ilk adım?

    Sokaklar geri alınabilir mi?

    Utanç yer değiştirir mi?

    Annelikle yürümenin ne ilgisi var?

    Yürümenin, sözcüklerin cinsiyeti var mı?

    Solo ve grup yürüyüşleri?

    Güvenli ortamda yürümek neleri görmemize vesile olur?

    Feminist outdoor ne demek?

    Yeni başlayanlar için ilk adımlar?  

    Birey olmanın hakikati hangi adımlarla başlar?

    Sevgi nedir?

    Yürüyerek yaşama taraf olunabilir mi?

    Büyürken hareket etmediğimiz/edemediğimiz için kaybettiğimiz yetilerimiz?
    Bu soruları siz de kendinize sorduysanız, sormak isterseniz, sohbetimize eşlik edin ve cevaplarımızı birlikte bulalım, hatta birlikte yürürken konuşalım bunları.
    Ha bir de hayal etmenin, ettirmenin bunlarla ne ilgisi var?

    Bir de kahrolsun patriyarka!
    "Doğurmak, beslemek, dünyaya getirmek ama sahiplenmemek, eylemek ama karşılık beklememek, yol göstermek ama hükmetmemek: Budur akıl sır ermez güç."
    Lao Tzu

    Ursula K. Le Guin
    Lao Tzu: Tao Te Ching - Yol’a ve Yol’un Gücüne Dair
    Özgün adı: Lao Tzu: Tao Te Ching - A Book about the Way and the Power of the Way
    Çeviri: Bülent Somay, Ezgi Keskinsoy


    #feministoutdoors

    https://www.instagram.com/camino_dostlari/

    49 min
  • 22) Gökhan Kutluer ile rengârenk adımlar

    Yürümek sadece yürümek mi? Yürümenin faydaları sadece fiziksel, rahatlatıcı mı yoksa yürürken başka kazanımlarımız da olabilir mi? Gökhan Kutluer ile kendi hayatından örneklerle yürüyerek kazandığı, geliştirdiği becerilerini, hayatı algılamasında, gözlem yeteneğinin oluşumunda yürümenin etkisini konuştuk.


    Farklı ölçeklerdeki şehirlerde yaşayıp, bu şehirlerde yürüyen, bisiklet ve Vespa ile ulaşımını sağlayan Gökhan ile sohbetimizde durumsal farkındalıktan, kapitalizme, gelir adaletsizliğine, hayatta edilgen tarafta olmayı seçenlerden; ulaşım amaçlı, yolculukta, iş için, tek başına, sevgiliyle, arkadaşla, baka baka, dura dura, sohbet ede ede yürümeden bahsettik.


    İster şehrinde yürüsün, ister La Via degli Dei (Tanrıların Yolu)'de, tüm bu yürüyüşlerin hayatını nasıl rengarenk hale getirdiği de var bu muhabbette, tavana bakıp "boş boş" düşüneceği zaman yaratması da.


    Gökhan için yürüyüş sadece A noktasından B noktasına gitme değil. Etrafa bakınıp, kokuları almak, başka bir sokağa girmenin verdiği heyecan kadar bulunduğu noktanın da tadını çıkarmasını bilmek. Çocukken meraktan başka mahallelerdeki parklara yürüyen Gökhan, "büyüyünce" yürümeye devam edenlerden. Hızını kesenlerden. Bize, dünyaya iyi gelecek şeyleri fark edebilenlerden. Yürünmemiş yoldan yürümeye hevesli olanlardan.


    Buone luce! :)


    https://gokhankutluer.com/


    Bahsi geçen ağaç ve diğer fotoğrafları için: https://kutluerphotography.com/

    1 hr
  • 21) yürüyerek

    Merhaba, ben Seçil Öznur Yakan


    Nasıl gidilir podcaste hoş geldiniz!


    Bu podcast serisine “Ulaşım şeklimiz kimliğimizi belirlerse: şehirlerimiz nasıl olur?” sorusuyla başlamıştım.


    "yürüyerek" özel serisiyle devam ediyorum.


    Yürümenin, erişimin, güvenliğin, hareket etme hakkının kimin için ne anlama geldiğini ve binbir çeşit yürüme hallerini konuşacağız önümüzdeki bölümlerde!


    Tekrar hoş geldiniz! :)

    6 min
  • 20) Metin Yüksel Bölüm ~ Bingöl • Lefkoşa • Karabük • Aix-en-Provence • İstanbul
    Metin ile zamanda yolculuk yaptık: İstanbul'un 80li yılları, Küba arabalarını andıran dolmuşları, jeton kullanılan ve dünyanın en büyük seyahatini vaat eden vapurlar, 80lerin ortasında Bingöl ve oradan İstanbul'a yapaılan  24 saatlik otobüs yolculukları, pencereden görünen evler, ışıklar, 90ların Lefkoşa'sında kaykay ile ulaşım, Karabük Demir Çelik Fabrikaları'na işçi taşıyan servisleri, yürüyerek ulaşım sağlanılan Karabük'ten devasa İstanbul'un ve toplu taşıma sistemi bulmacasıyla tanışma (Google'ın olmadığı zamanlardan bahsediyoruz!), kağıt otobüs biletlerinden akbile geçiş, Aix-en-Provence'taki Türkiye'ye göre çok farklı toplu taşıma deneyimi, ve ondan da farklı Marsilya. Uçak ve hızlı tren ile tanışma. Uçak biletlerinin internetten alınmadığı zamanlardaki yolculuk deneyimlerini de konuştuk İstanbul'da hala devam eden taksi çilesi ve de özel araca geçiş süreci. Yeniliklerle ilk karşılaşmalar, önyargılar, hibrit çözümler derken derken İstanbul'un trafik çilesi neden bitmezi ve nasıl biteri Metin açıklıyor! 
    Aylar önce kaydını yaptığımız bu bölümü, yılın son gününde, dinlerken ezbere öğretilmiş/öğrenilmiş kelimelerin, yolların, bakış açılarının özetle gün içinde sorgulamadan kullandığımız şeyleri fark ettim. Umarım bu podcast hepimize beraber nasıl yaşayabileceğimizle ilgili pencereler açmış, kapılar aralamış ve adım atma fikri aklımıza düşmüştür. Yeni yıl bize ne getirecek sanırım çoğumuz bilemiyoruz: Benim bildiğim, hayatıma güzellik katan, tanısam da tanımasam da nezaketin kazandığı bir dünya için çalışan herkese minnet borçlu olduğum. Umarım bu güzellik döngüsünü devam ettirenlerdenimdir.   
    [ Japonca: そこにどう行けますか ]
    Haberler:  Mutlu Yıllar! • !نیا سال مبارک ہو •  Happy New Year!  • Բարի Տարիներ! • Buon Nuovo Anno! • Καλή Χρονιά! • !שנה טובה • Feliz año nuevo! • Frohes neues Jahr! • Godt nytår! • Hari tau hou! រីករាយ
    ឆ្នាំ
    ថ្មី! • !سنة جديدة سعيدة • Blwyddyn Newydd Dda! • 新年快樂! • Laimingų Naujųjų metų! • Sanad wanaagsan! • с новым годом! • Sugeng warsa enggal! • Bon annu! • Heri ya mwaka mpya! • Bonne année • Sersala ve Mibarek be! • გილოცავთ ახალ წელს! • Yangi Yil muborak • नयाँ बर्षको शुभकामना! • An Nou Fericit! • あけましておめでとう! • Hauʻoli makahiki hou! • नववर्ष की शुभकामना! • Is-Sena t-Tajba!
    57 min

About Nasıl gidilir?

From the publisher's feed

“Nasıl gidilir?” podcast serisine hoş geldiniz. "Ulaşım şeklimiz kimliğimizi belirlerse: şehirlerimiz nasıl olur?" sorusuyla yola çıktığım bu seride, farklı şehirlerde, ülkelerde yaşamış kişilerin,…