Hayat gerçekten zor mu…
Yoksa biz mi zihnimizde yazdığımız hikayelerle onu zorlaştırıyoruz?
Bu bölüm biraz yüzleşme içeriyor.
Bir mesaj geç geldiğinde yazdığımız “demek ki”li senaryoları…
Bir plan değiştiğinde içimizde büyüttüğümüz ihtimalleri…
Henüz yaşanmamış şeyler için hissettiğimiz kırgınlıkları konuşuyoruz.
Çünkü çoğu zaman bizi üzen olayın kendisi değil,
o olaya yüklediğimiz anlam.
Zihin çok yaratıcıdır.
Ama her yarattığı şeye inanmak zorunda değiliz.
Bu bölümde şunu fark edeceksin:
Sabotaj çoğu zaman dışarıdan gelmiyor.
İçeriden başlıyor.
Ve belki de olgunluk;
her ihtimali kontrol etmek değil,
zihninin yazdığı her hikayeye inanmamayı seçmek.
Eğer sen de zamanında hiç yaşanmamış senaryolar yüzünden kendini yorduysan…
Hoş geldin. Yalnız değilsin.
Bu bölüm,
zihninle arandaki mesafeyi fark etmek için.
Çünkü huzur,
hikâye yazmayı bıraktığın yerde başlar.
Dinle.
Ve kendine dürüstçe sor:
Ben gerçeği mi yaşıyorum…
yoksa zihnimin yazdığı versiyonu mu?