
Sign up to save your podcasts
Or


Rory Gimore gibi 17 yaşında bildiğimiz cevapları 27'de unuttuk mu? Annem bana sabah ezanıyla doğdun diyor. Batman'de de "Gecenin en karanlık vakti safağa en yakın vaktidir" diye bir replik vardı. Yani yeniden doğuşun sabaha karşı 4'teki düşüncelerle bir alakası olmalı. (ilk 1 dk ses biraz sorunlu)
"Gözlerinin içini parlatan şey için savaşmamak ne büyük korkaklık" diye bir söz çıktı karşıma. Sahi ben ne zaman bırakmıştım tutkularım uğruna savaşmayı? Bu sözün peşinden giderken hem pek çok sözü sıraladım hem de kış kapanması (winter arc) sürecinden gözlerimizde ışıltıyla çıkabilir miyiz üzerine çene çaldım.
Yeni ilişki tipleri ve erkeklerin beklentileri bizi delirtti ve biraz cinsiyetçi bir bölüm kaydettik, pişman değilim. (devamı gelecek)
Mardin macerasının artık dibini süpürüyoruz.
Bir japon atasözü der ki "bedbaht olma" diyerek kapattığımız Mardin macerasından sonra, hadi bari kendimi seveyim kendimden ötürü moduna geçtim. Özür diler gibi yaşamayı bırakıp lütfeder gibi yaşamaya başlıyoruz. Yolumdan dönmeyeyim diye de buraya sesli kanıt bırakıyorum :)
"Kalmak için çırpınsan bile burası gitmen gereken ilk yer" diye bir söz var, içime oturdu. Ben de ilk şehrim ve ilk evimle vedalaşırken, yine gereğinden fazla şey anlatarak dövüştüğüm ejderhalardan da peşinden koştuğum beyaz tavşanlardan da bahsediyorum.
Artık haritalarda "Burada ejderhalar yaşar" yazmıyor ama burada hala ejderhalar yaşıyor. Bilinmeyen ve tehlikeli olanın cazibesi üzerine lak lak ederken Kurtlar Vadisi referansları da içeren bir bölüm. (bahtsız bölümüm iki kere sildirildi bu sefer vahiy inse dinlemem)
Aile evi ve İstanbulla vedalaşıp Mardin'de 1+1 hayatına geçtim. Peki hep hayalini kurduğumuz kendimize ait o ev özgürlük mü demek sorumluluk mu?
Umduğumuzu asla bulamadığımız şeyler köşemizde bu bölüm 2020 ve Erasmus var. Arkadaşım, bu dönemde Avrupa ülkelerinde atlattığı badireleri anlatıyor. Ve evet, ben bir zamanlar öğretmenlik yapıyordum.
From the publisher's feed