
Sign up to save your podcasts
Or


Öğrendim ki,
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin.
Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
Her şeyi sen istediğin için yapacaksın, başkası senden istediği için değil.
Ve sen, sen olarak kaldığın sürece, senin yanında olanlar da mutlu olacaktır.
Bırak, hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.
Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki, yanında yer almayı bil.
Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
Ne de bir başkası senin için…
Seninle gelmek isteyenleri yanına al...
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz hayata.
Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini.
Tavanla tabanı iyi bilirim, dört kez yeniden başladım yaşamaya. Hiç sırça köşklerim olmadı, camdan kubbelerim filan. İyi oldu belki de. O kadar çok düştüm ki çabuk kalkmayı öğrendim sonunda.
Hayatta en önemli şeyin tesadüfler olduğuna inanıyorum; görünürde küçük olan şeyler.
Daima hassas oldum. Daima tanımadığım insanlarla konuştum. Ve bu karşılaşmalardan muazzam öğrendim: En önemlisi bu.
Öğrendim ki, İnsanın içi de, dışı da kururmuş. Bir süre sonra gözyaşları akamaz olurmuş. İstese de ağlayamazmış artık. Acı çekmeden gelişemeyeceğimi genç yaşta öğrendim.
Hayatımda iyi şeyler de kötü şeyler de oldu. Ama olmuş bitmiş bir olay için ağlamamayı öğrendim. Ben her şeye hor görerek değil, hoş görerek bakmayı yaşaya yaşaya öğrendim.
Gizliliği, ketumluğu erken yaşta öğrendim. Yüreğimi gizlemeyi, düşüncelerimi kendime saklamayı. Daha sonra öğrendim ki, insan kendine yatırım yapacaksa önce zihnini korkusuzca özgürleştirmesi gerekiyormuş. Keşke vaktiyle, saçma da olsa iki laf etseymişim. Susunca yok oluyormuş insan. Yüzüme susanlardan, konuşmayı öğrendim. Çok sonra öğrendim.
Ne düşündüğümü herkese söyleyebilmeyi öğrendim. Diğerlerinden bana neydi? Kendim için en iyisi bendim. Yaşayarak öğrendim.
Öğrendim ki,
Bazı melekler, ayakkabınızın tabanını onarabilir. Ve aynı zamanda ruhunuzu da tamir ederler.
Bir şeyi daha öğrendim bu yaşımda:
Birisini zorlarsan, en doğal isteklerine karşı çıkarsan, "hayır" dersen, o iş, o birisi için çok büyük önem kazanıyor. Yapacağım diye sonuna kadar gidiyor.
Öğrendim ki,
Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için, gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için, dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor.
Yastığını koklaya koklaya öğrendim ki,
İnsan bir kere ölmüyormuş meğer...
Korkunun yeryüzünden henüz yok olmadığını öğrendim.
Ben ateşten ve derin sulardan geçtim. Bildiğimi zannettiğim şeylerin çoğunu unuttum. Unuttuğum şeylerin çoğunu yeniden öğrendim. Uzakta olan birçok şeyi görebiliyorum ama yakında olan birçok şeyi göremiyorum. Sonradan öğrendim ve anladım ki, insanı büyüten olaylar ya da yıllar değil, anılardı daha çok. Kısacık anlar. Günün birinde öyle bir şey oluverir ki yıllarca büyümeyen insanlar bir anda büyüyebilirler.
İnsanın yüreğine sevginin egemen olduğunu öğrendim.
Öğrendim ki,
Aşk, fedakârlıkmış
Her şeyi feda etmek ve acıtmasına izin vermek.
Yaralanabilir olmanın asla yanlış olmadığını gördüm
Çünkü hassas kalmanın çok zor olduğu bir dünyada, sert olmayı seçmek kolay yol sadece
By HedablidaÖğrendim ki,
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin.
Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
Her şeyi sen istediğin için yapacaksın, başkası senden istediği için değil.
Ve sen, sen olarak kaldığın sürece, senin yanında olanlar da mutlu olacaktır.
Bırak, hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.
Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki, yanında yer almayı bil.
Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
Ne de bir başkası senin için…
Seninle gelmek isteyenleri yanına al...
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz hayata.
Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini.
Tavanla tabanı iyi bilirim, dört kez yeniden başladım yaşamaya. Hiç sırça köşklerim olmadı, camdan kubbelerim filan. İyi oldu belki de. O kadar çok düştüm ki çabuk kalkmayı öğrendim sonunda.
Hayatta en önemli şeyin tesadüfler olduğuna inanıyorum; görünürde küçük olan şeyler.
Daima hassas oldum. Daima tanımadığım insanlarla konuştum. Ve bu karşılaşmalardan muazzam öğrendim: En önemlisi bu.
Öğrendim ki, İnsanın içi de, dışı da kururmuş. Bir süre sonra gözyaşları akamaz olurmuş. İstese de ağlayamazmış artık. Acı çekmeden gelişemeyeceğimi genç yaşta öğrendim.
Hayatımda iyi şeyler de kötü şeyler de oldu. Ama olmuş bitmiş bir olay için ağlamamayı öğrendim. Ben her şeye hor görerek değil, hoş görerek bakmayı yaşaya yaşaya öğrendim.
Gizliliği, ketumluğu erken yaşta öğrendim. Yüreğimi gizlemeyi, düşüncelerimi kendime saklamayı. Daha sonra öğrendim ki, insan kendine yatırım yapacaksa önce zihnini korkusuzca özgürleştirmesi gerekiyormuş. Keşke vaktiyle, saçma da olsa iki laf etseymişim. Susunca yok oluyormuş insan. Yüzüme susanlardan, konuşmayı öğrendim. Çok sonra öğrendim.
Ne düşündüğümü herkese söyleyebilmeyi öğrendim. Diğerlerinden bana neydi? Kendim için en iyisi bendim. Yaşayarak öğrendim.
Öğrendim ki,
Bazı melekler, ayakkabınızın tabanını onarabilir. Ve aynı zamanda ruhunuzu da tamir ederler.
Bir şeyi daha öğrendim bu yaşımda:
Birisini zorlarsan, en doğal isteklerine karşı çıkarsan, "hayır" dersen, o iş, o birisi için çok büyük önem kazanıyor. Yapacağım diye sonuna kadar gidiyor.
Öğrendim ki,
Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için, gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için, dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor.
Yastığını koklaya koklaya öğrendim ki,
İnsan bir kere ölmüyormuş meğer...
Korkunun yeryüzünden henüz yok olmadığını öğrendim.
Ben ateşten ve derin sulardan geçtim. Bildiğimi zannettiğim şeylerin çoğunu unuttum. Unuttuğum şeylerin çoğunu yeniden öğrendim. Uzakta olan birçok şeyi görebiliyorum ama yakında olan birçok şeyi göremiyorum. Sonradan öğrendim ve anladım ki, insanı büyüten olaylar ya da yıllar değil, anılardı daha çok. Kısacık anlar. Günün birinde öyle bir şey oluverir ki yıllarca büyümeyen insanlar bir anda büyüyebilirler.
İnsanın yüreğine sevginin egemen olduğunu öğrendim.
Öğrendim ki,
Aşk, fedakârlıkmış
Her şeyi feda etmek ve acıtmasına izin vermek.
Yaralanabilir olmanın asla yanlış olmadığını gördüm
Çünkü hassas kalmanın çok zor olduğu bir dünyada, sert olmayı seçmek kolay yol sadece