
Sign up to save your podcasts
Or


Nereydi gittiğim o?
Nereydi geldiğim o?
Adlardan anılar
Anılardan adalar
Mavi kalemlere yordum bu düşü
Su resimleriyle öğrencilerin,
Göğerttik bozkırın sarı defterini
Geçen gün okudum söğütlerin tarihini
Bi çiğdem var
Onlar kadar yiğit
Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm
Değdi yorgunluğuma
Bi ölüm kaldı, onu da gördüm
Beni pişman etmedi doğduğuma
Yağmurdan sonra anladım ki,
Anlamadığımdır dünya
Kursak diye bir yer var
Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim,
Hepsi orada...
Çaresiz dertlere düştüm
Yok mu bunun çaresi?
Var: Yaşamayı ölecek kadar sevmek! dediler bana
Anladım ki,
Paylaşabilmek için, insanın simidinin olması yetmiyor,
Kuşlara da ihtiyaç var.
Üstelik kimin kime teşekkür edeceği de belli değil
Bir yolun varsa gidilecek, sona bırakma.
Bir sözün varsa dilden yüreğe, hiç susma...
Görmen gerekiyorsa birini, git yanına.
Okşaman gereken bir yürek varsa, esirgeme elini.
Hayat çok zalim
An gelir,
Elini,
Gözünü,
Yolunu,
Yüreğini alır senden...
O zaman istesen de,
Dokunamaz,
Göremez,
Gidemez,
Söyleyemez olursun...diyorum sana
Kaç bahar daha göreceğimiz meçhul
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla,
Ağlaya ağlaya,
Yepyeni bir insan
Pırıl pırıl bir can bitecek toprağa...
Anladım ki cesaret, korkusuz olmak değildi, bencil olmamaktı
Bir başkasının çıkarını, kendi çıkarının önüne koymaktı
Gözlerim doluyor,
Gözlerim doluyor ama ağlamıyorum.
Çünkü kirpiklerimden inen her yaş,
Mermer bir hançer olacak yarın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne “O olmazsa yaşayamam” demeye…
Ne geçmişe saplanıp kalacaksın,
Ne geleceğin düşlerini kuracaksın.
Ömür dediğin şu andır
Onu da hakkettiğin gibi yaşayacaksın.
İşte bütün sorun bu :
Ya var, ya yoksun.
Ya da bu sorun
Ya intihar
Ya ihtiyarsın.
Gitmek gerekiyor, kalacak yeterli bir sebebin yoksa...
Affetmek gerekiyor, seni geceleri uyutmayan çok şey varsa...
Dinlemek gerekiyor, susmuyorsa kalbin...
Kabullenmek gerekiyor, ağırlık varsa üstünde
Vazgeçmek gerekiyor, huzur terk etmişse bedenini...
Unutmak gerekiyor, hatırlamak çare olmuyorsa...
Başlamak gerekiyor, bitmişse bir şeyler...
Kendin için, kalbin için...
O biçim işte bu dünya
By HedablidaNereydi gittiğim o?
Nereydi geldiğim o?
Adlardan anılar
Anılardan adalar
Mavi kalemlere yordum bu düşü
Su resimleriyle öğrencilerin,
Göğerttik bozkırın sarı defterini
Geçen gün okudum söğütlerin tarihini
Bi çiğdem var
Onlar kadar yiğit
Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm
Değdi yorgunluğuma
Bi ölüm kaldı, onu da gördüm
Beni pişman etmedi doğduğuma
Yağmurdan sonra anladım ki,
Anlamadığımdır dünya
Kursak diye bir yer var
Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim,
Hepsi orada...
Çaresiz dertlere düştüm
Yok mu bunun çaresi?
Var: Yaşamayı ölecek kadar sevmek! dediler bana
Anladım ki,
Paylaşabilmek için, insanın simidinin olması yetmiyor,
Kuşlara da ihtiyaç var.
Üstelik kimin kime teşekkür edeceği de belli değil
Bir yolun varsa gidilecek, sona bırakma.
Bir sözün varsa dilden yüreğe, hiç susma...
Görmen gerekiyorsa birini, git yanına.
Okşaman gereken bir yürek varsa, esirgeme elini.
Hayat çok zalim
An gelir,
Elini,
Gözünü,
Yolunu,
Yüreğini alır senden...
O zaman istesen de,
Dokunamaz,
Göremez,
Gidemez,
Söyleyemez olursun...diyorum sana
Kaç bahar daha göreceğimiz meçhul
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla,
Ağlaya ağlaya,
Yepyeni bir insan
Pırıl pırıl bir can bitecek toprağa...
Anladım ki cesaret, korkusuz olmak değildi, bencil olmamaktı
Bir başkasının çıkarını, kendi çıkarının önüne koymaktı
Gözlerim doluyor,
Gözlerim doluyor ama ağlamıyorum.
Çünkü kirpiklerimden inen her yaş,
Mermer bir hançer olacak yarın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne “O olmazsa yaşayamam” demeye…
Ne geçmişe saplanıp kalacaksın,
Ne geleceğin düşlerini kuracaksın.
Ömür dediğin şu andır
Onu da hakkettiğin gibi yaşayacaksın.
İşte bütün sorun bu :
Ya var, ya yoksun.
Ya da bu sorun
Ya intihar
Ya ihtiyarsın.
Gitmek gerekiyor, kalacak yeterli bir sebebin yoksa...
Affetmek gerekiyor, seni geceleri uyutmayan çok şey varsa...
Dinlemek gerekiyor, susmuyorsa kalbin...
Kabullenmek gerekiyor, ağırlık varsa üstünde
Vazgeçmek gerekiyor, huzur terk etmişse bedenini...
Unutmak gerekiyor, hatırlamak çare olmuyorsa...
Başlamak gerekiyor, bitmişse bir şeyler...
Kendin için, kalbin için...
O biçim işte bu dünya