
Sign up to save your podcasts
Or


Hoyrattır bu akşamüstüler daima
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Hoyrattır bu akşamüstüler daima!
Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun tunç kapısını zorlar
Ve ruh...atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden,
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı hatırlar bir gün camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp, peynir ekmek yediği bir taşı...
Ya sizler? Ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyar ağaçlı, bahçelerden ay ışığı gibi sürüklenip giden;
Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yeminlerin tanığı çiçekler artık olmayacak baharlar içinde.
Ya sen? Ey sen!
Esen dallar arasından bir parıltı gibi görünüp kaybolan,
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun, görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın...
Sensin hep, sen,
esen dallar arasından...
Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
By HedablidaHoyrattır bu akşamüstüler daima
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Hoyrattır bu akşamüstüler daima!
Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun tunç kapısını zorlar
Ve ruh...atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden,
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı hatırlar bir gün camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp, peynir ekmek yediği bir taşı...
Ya sizler? Ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyar ağaçlı, bahçelerden ay ışığı gibi sürüklenip giden;
Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yeminlerin tanığı çiçekler artık olmayacak baharlar içinde.
Ya sen? Ey sen!
Esen dallar arasından bir parıltı gibi görünüp kaybolan,
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun, görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın...
Sensin hep, sen,
esen dallar arasından...
Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.