Podcastlerin podcasti geri döndüüüüü! Cidden.
Sohbete başlamışken: yeni yıldan bazı beklentiler var elbette. Mesela bu kez yıl yeni ama kararlar eski. Ve şimdiden söyleyelim: 2026’nın ilk bölümünde öyle acayip büyük hedefler, saçma sapan kararlar yok. Biraz hafiflemek, biraz iyi gelmek var, biraz içsel ıslah çalışmaları, iyileştirme ve bakım çalışmaları, biraz mazinin son ütüsü, biraz da sürdürülebilir hedefler var...
Rumy bu bölümde çok sevdiği kitlelere adeta bir “merhaba” deyip çıkıyor. Ah tabii… Kitleler denilen şey sanki sadece bizden ibaretmiş gibi geliyor. Operadaki Lamba Cini Podcast de Rumy’nin kişisel kitap kulübü ya da bir kahve tadım etkinliğiymiş gibi… Hani kitap kritiği yaparken ya da kahvelerin kavrulma yoğunluğunu, asiditesini, gövdesini, o’sunu bu’sunu konuşurken araya başka şeyler girmiş de biz kendimizi bir anda muhabbetin içinde bulmuşuz gibi…
Gül ağacından yapılmış, kralların anlaşmalarını yazdığı, el yazması kitapların okunduğu türden oymalı oymalı, şahane, nefis antika bir masanın üzerinde kahveler ve kitaplar varmış da biz sohbete dalmışız gibi... Ne eserse onun muhabbet olarak masamıza oturduğu, çabucak kaynaşan insanların biraz daha birbirine doymak istediği bir sıcaklık var sanki havada. Birlikte kakara-kikiri yapıyormuşuz gibi... Hadi bakalım, hazırsanız başlayalım.
Hazırlayan ve Sunan: Rumeysa Rumovsky
🎧 “Beş Dakikaya Oradayım!” Podcast:
https://podcasters.spotify.com/pod/show/be-dakikaya-oradaym
📩 Operadaki Lamba Cini – İletişim:
[email protected]