Şiirlenelim

Ötesini Söylemeyeceğim- Sezai Karakoç


Listen Later

Kırmızı kiremitler üzerine yağmur yağıyor

Evimizin tahtadan olduğunu biliyorsunuz

Yağmur yağıyor

Ve bazı tahtalar vardır, Suyun içinde gürül gürül yanan

Dudağımı büküyorum ve topladığım çalıları yıkık duvarın iç tarafına saklıyorum

Hiç kimsenin bilmesine imkan yok

İmkan ve ihtimal bile yok sizin bilmenize Bay Yabancı

Ve yağmur yağıyor, ben bir şeyler olacağını biliyorum

Ellerime bakıyorum ve ellerimin benden bilgili,

Bir hayli bilgili olduğunu biliyorum

Bilgili, fakat parmaklarım ince ve uzun değil

Sizin bayanınızınki gibi ince ve uzun değil

Annemi babamı karıştırmayın işin içine

İnanmazsınız ama, onların şuncacık

Şuncacık evet..Şuncacık bir alakaları bile yok

Gidiniz ve öteki yabancıları da beraber götürünüz

Tuhaf ve acaip şapkalarınızı da beraber götürünüz

Üzerinde bırakmamanızı yalvararak istiyeceğim

Yalvararak istiyeceğim diyorum Medeni Adam

Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem

Kardeşim gömleğinizi mutlaka giyecektir

Halbuki ben, Bay Fransız, sizin gömleğinizi

Hatta Matmazelin o kırmızı ipekli gömleğini,

Hani etekleri şöyle kıvrım kıvrımdır ya, bile giymek istemem, istemiyeceğim

Evimizin tahtadan olduğunu biliyorsunuz,

Kibrit gibi, iç içe sıkışmış tahtadan

Hem şu bildiğiniz usule de lüzum yok

Tepesi demir askerleriniz babamı alıp götürmeseler

O zaman siz görürsünüz Bay Yabancı

Ağaçların tepesine çıkabileceğimizi- Ben ve kardeşimin,

Anlayabileceğinizi umarım

Siz uyuduktan sonra odanıza girebileceğimizi

-Ben bunu ispat edeceğim-

Hani sizin şu yüzü kurabiye bir bayanınız var ya,

Beyaz ve yumuşak

Hani tepesinde ikisi kısa biri uzun üç tüy var

Onu siz başka yerlerden getiriyordunuz

Sayın Bayanınızın gözleri çakmak çakmak yanıyordu,

Siz ötekini Bay Yabancı, gizli gizli öpüyordunuz

Elinizle onu belinden tutuyordunuz, sonra öpüyordunuz

Siz bizi görmüyordunuz

Biz ağacın tepesinden seyrediyorduk

Siz onu çok öpüyordunuz

Ötesini söylemiyeceğim Bay Yabancı

Ben siz belki bilmezsiniz,

Annem böyle konuşmak ayıptır dedi

Annem o kadına şeytan diyor

Bizim kediler de ona tuhaf tuhaf bakıyorlar

Siz şeytanı çok seviyorsunuz galiba Bay Yabancı

Siz şeytanı niçin bu kadar çok öpüyorsunuz?

Kabul ediyorum, sizinki, bizimkinden daha güzel

Ama bizimki sizinkinden daha efendi, daha utangaç

Onu hiç görmedim, o bize hiç gelmiyor

Hele yağmur, onu hiç deliğinden çıkarmıyor sanıyorum

Ben yağmuru çok seviyorum Bay Yabancı...

Sizin ıslak saçlarınızı hiç sevmiyorum

Tunusluların saçlarına benzemiyor sizin saçlarınız

Bizim saçlarımıza benzemiyor sizin saçlarınız

Ben karayım, beni de seviyor

Sizin o kadını sevmiyor

O benden başka kimseyi sevmiyor

Ben de onu seviyorum

Onu ve bizim evi seviyorum

Bizim evin her tarafı tahtadandır

Ayrıca matmazelin üzerine bir akrep atabileceğimi de düşünün

Tam karnının beyaz yerinden tutarsanız bir şey yapmaz

Ama onu Matmazel bilmez ki, o tam kuyruğundan tutar....

Sizin Matmazel bir ölse, siz onu bir daha göremezsiniz

Halbuki bizim ölülerimizi teyzem görüyor

Onlarla konuşuyor, onlara ekmek veriyor

Onlar ekmek yiyor...Anladın mı Bay Yabancı?

Matmazel bir ölse ona kimse ekmek vermez

Onun için, gidip şapkalarınızı da beraber götürün

Melekler bir demir parçasının üzerine oturmuşlar

Her biri, bir damla atıyor aşağıya

İşte yağmur bunun için yağıyor

Ben bunun için yağmuru seviyorum

Yağmur bizim için yağıyor

Kalkıp gidin kırmızı kiremitler üzerine...

Bizim tahta evin üzerine yağmur yağıyor...

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida