
Sign up to save your podcasts
Or


“Bir gün yapacağım.” Hayatımızda belki de en çok kullandığımız cümlelerden biri. Bir gün kitap okuyacağız, bir gün spora başlayacağız, bir gün seyahat edeceğiz, bir gün o konuşmayı yapacağız, bir gün hayatımızı değiştireceğiz. Ama garip olan şu: Takvimde “bir gün” diye bir gün yok. Peki neden gelecekteki kendimize bu kadar çok iş bırakıyoruz? Bu bölümde ertelemenin psikolojisinden, gelecekteki benliğimizle kurduğumuz tuhaf ilişkiden, zaman algısından ve “bir gün” kelimesinin neden bu kadar konforlu olduğundan konuşuyoruz. Belki de bazı şeyleri yapmak için ihtiyacımız olan şey daha fazla zaman değil, sonunda bir tarih koymak.
Hepimiz bazı insanları tanıdığımızı sanıyoruz. İş yerinde her gün gördüğümüz, birkaç kez konuştuğumuz, sosyal medyada takip ettiğimiz insanlar… Peki onların gerçekten nasıl bir hayat yaşadığını ne kadar biliyoruz? Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sı, ilk bakışta büyük ve trajik bir aşk hikâyesi gibi görünse de biraz yakından bakınca yalnızlık, erkeklik, kadınlık, sanat, modernleşme ve insanın görünmeyen tarafları üzerine çok daha başka bir hikâyeye dönüşüyor. Bu bölümde Raif Efendi ve Maria Puder üzerinden romanın neden hâlâ bu kadar canlı olduğunu, Raif'in sessizliğinin ardında ne olduğunu ve belki de hepimizin içinde neden biraz Raif Efendi bulunduğunu konuşuyoruz.
Neden eski fotoğraflarımıza baktığımızda gördüğümüz kişi bize hiç benzemez?
Bu bölümde okul saldırılarının arkasındaki psikolojik ve sosyal faktörlerden; çocuklukta zorbalık, dışlanma ve aidiyet duygusundan; internet kültüründen ve saldırıların birbirini taklit etme ihtimalinden konuşuyorum. Ama biraz daha rahatsız edici bir sorunun da peşine düşüyorum: Amerika'dan yıllardır müzik, sinema, moda ve yaşam tarzı ithal ederken, şiddetin bazı kültürel biçimlerini de mi ithal ediyoruz?
Yaşadığımız hayat tercih ettiklerimiz midir yoksa tercih etmediklerimiz midir? Bazı kapıları açmaktan imtina etmenin sonuçları nelerdir?
Düşmanın koynunda mı yaşıyoruz? Yoksa her koynu, zaten düşman gibi mi görecektik?
Karar mekanizmalarımızı etkileyen şeyler nelerdir? Her şeyden önce, karar ne demektir?
Ülkemiz için en iyi nedir, bugün yaşadığımız yeterli gördüğümüz seviye hak ettiğimiz midir yoksa insan olarak bir devletten daha fazlasını beklemeli miyiz?
Anneler Günü kutlu olsun.
Anne olmak bir biyolojik sorumluluk mudur, yoksa etik bir seçim midir? / Anneliğin tek bir ideal kalıba sokulması anneleri özgürleştirir mi, kısıtlar mı? / Annelik bireysel kimliği bastıran bir rol müdür / Bir çocuğun yetişmesinde anneliğin payı, babalık ya da çevresel etkenlerden üstün müdür?
From the publisher's feed