
Sign up to save your podcasts
Or


Ben denizin kumları üzerinde durdum
Bir heykel tadında olan ve bunu geçen
Bir şekilde denizin kumları üzerinde durdum
Durdum ki, şehrin son kalıntısı unutmak olsa gerek Diyordum.
Ve bütün ayrıntılarından sıyrılmış bir düzlüğün,
Ayrı bir nesne gibi,
Daha sonra da hiç görmediğim bir yaratık gibi,
Üstüme gelmeye başladığı Bir şey olsa gerek...
Ben, bunu duyuyordum...
Yalnız duymak mı? korktum ve her yerlerimle yalnız oldum
Oldum ki, düzlük dediğim o korkunç varlık Bitmez tükenmez bir kaynaktan çoğalarak
Üstüme aktıkça,
Ben, kendimi koruyordum
Sanki bir çaresizlikten ödünç aldığım kendimi...
Mesela ellerimi bir heykeli bozmayacak şekilde boşluğa uzatarak, Bir anlam vermek istiyor
gibiydim düzlüğe
Sonra unutulmuş yırtıcı bir hayvan gibi, işte ben
Yapılması akla gelmedik Daha bir sürü şeyleri de hep yapıyordum ki
Pek denenmemiş bir boğuşma şekli oluyordu bu da....Sonra, ben yoruluyordum.
Yalnız yorulmak mı? giderek geri çekiliyordum biraz
Ben,
Geri çekiliyordum biraz
Güçlenip, saldırmak için düzlüğe yeniden....
Ama hiç bilmiyordum ki, neresinden vurulurdu bu düzlük?
Neresinden bozulur Bilmiyordum ki
Bildiğim bir şey varsa, bana pek bir zararı dokunuyordu diyemem düzlüğün
Diyemem, çünkü bir yerlerim hiç mi hiç acımıyordu ki
Ne bir baş dönmesi, ne bir göz kararması Duymuyordum ki
Olsa olsa benim kendime bir şeyler yapmam için zorluyordu beni
Ve gerçekten yaptırıyordu da...
Mesela giderek yenilmem gerekiyordu kendime,
yenildim
Uzanmam gerekiyordu ki yere, uzandım sonunda iyice
Mesela,
Martılardan bir tanesi yalnız yaşıyormuşçasına boşlukta,
Dünyanın en heyecanlı çizgilerini çizdi
Ve bulutlar doldurdu bu kıvrımları yavaştan
Ve benim yarattığım tanrılar ki, geldiler
Bir inip, bir çıktılar çocuklar gibi
Sonra ben....belki de gözlerimi yumdum
Her yerlerimle yalnız oldum ki,
düzlük, Etimi ve benim bütün boyutlarımı yemeye başladı
Ve hayallerimi...
Demek oluyor ki bir süre kalsam böyle
- Ne kadar mı? bunun pek önemi olduğunu sanmıyorum -
Kimseler tanımayacak beni.
Korktum
Yani hiçbir şey değilim de ben, sadece bir konuyum
Doğruldum işte yeniden
Bir insan tadında olan ve
Bunu geçen ben,
Denizin kumları üzerinde durdum.
Ben denizin kumları üzerinde durdum
Ben, diyorum, demek oluyor ki bir anlamım var benim de
Değişen bir şey olarak ve değiştiren...
Bir anlamım var
Peki öyleyse neden hep başkaları tanımladı beni şimdiye kadar?
Neden?
Gerçi sessiz ve ünü olmayan bir yaratıktım, biliyorum
Ve onlar güçlüydüler, biliyorum
Ne zaman biraz öfkelenmeye kalksam, bu bile Onların istediği bir öfke oluyordu ki
Sonra ben susuyordum
Ama bir suçluluk da duyuyordum ki, bu da bir başkaca düşmanımdı benim
Ben neydim?
By HedablidaBen denizin kumları üzerinde durdum
Bir heykel tadında olan ve bunu geçen
Bir şekilde denizin kumları üzerinde durdum
Durdum ki, şehrin son kalıntısı unutmak olsa gerek Diyordum.
Ve bütün ayrıntılarından sıyrılmış bir düzlüğün,
Ayrı bir nesne gibi,
Daha sonra da hiç görmediğim bir yaratık gibi,
Üstüme gelmeye başladığı Bir şey olsa gerek...
Ben, bunu duyuyordum...
Yalnız duymak mı? korktum ve her yerlerimle yalnız oldum
Oldum ki, düzlük dediğim o korkunç varlık Bitmez tükenmez bir kaynaktan çoğalarak
Üstüme aktıkça,
Ben, kendimi koruyordum
Sanki bir çaresizlikten ödünç aldığım kendimi...
Mesela ellerimi bir heykeli bozmayacak şekilde boşluğa uzatarak, Bir anlam vermek istiyor
gibiydim düzlüğe
Sonra unutulmuş yırtıcı bir hayvan gibi, işte ben
Yapılması akla gelmedik Daha bir sürü şeyleri de hep yapıyordum ki
Pek denenmemiş bir boğuşma şekli oluyordu bu da....Sonra, ben yoruluyordum.
Yalnız yorulmak mı? giderek geri çekiliyordum biraz
Ben,
Geri çekiliyordum biraz
Güçlenip, saldırmak için düzlüğe yeniden....
Ama hiç bilmiyordum ki, neresinden vurulurdu bu düzlük?
Neresinden bozulur Bilmiyordum ki
Bildiğim bir şey varsa, bana pek bir zararı dokunuyordu diyemem düzlüğün
Diyemem, çünkü bir yerlerim hiç mi hiç acımıyordu ki
Ne bir baş dönmesi, ne bir göz kararması Duymuyordum ki
Olsa olsa benim kendime bir şeyler yapmam için zorluyordu beni
Ve gerçekten yaptırıyordu da...
Mesela giderek yenilmem gerekiyordu kendime,
yenildim
Uzanmam gerekiyordu ki yere, uzandım sonunda iyice
Mesela,
Martılardan bir tanesi yalnız yaşıyormuşçasına boşlukta,
Dünyanın en heyecanlı çizgilerini çizdi
Ve bulutlar doldurdu bu kıvrımları yavaştan
Ve benim yarattığım tanrılar ki, geldiler
Bir inip, bir çıktılar çocuklar gibi
Sonra ben....belki de gözlerimi yumdum
Her yerlerimle yalnız oldum ki,
düzlük, Etimi ve benim bütün boyutlarımı yemeye başladı
Ve hayallerimi...
Demek oluyor ki bir süre kalsam böyle
- Ne kadar mı? bunun pek önemi olduğunu sanmıyorum -
Kimseler tanımayacak beni.
Korktum
Yani hiçbir şey değilim de ben, sadece bir konuyum
Doğruldum işte yeniden
Bir insan tadında olan ve
Bunu geçen ben,
Denizin kumları üzerinde durdum.
Ben denizin kumları üzerinde durdum
Ben, diyorum, demek oluyor ki bir anlamım var benim de
Değişen bir şey olarak ve değiştiren...
Bir anlamım var
Peki öyleyse neden hep başkaları tanımladı beni şimdiye kadar?
Neden?
Gerçi sessiz ve ünü olmayan bir yaratıktım, biliyorum
Ve onlar güçlüydüler, biliyorum
Ne zaman biraz öfkelenmeye kalksam, bu bile Onların istediği bir öfke oluyordu ki
Sonra ben susuyordum
Ama bir suçluluk da duyuyordum ki, bu da bir başkaca düşmanımdı benim
Ben neydim?