
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölümde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurluyaratılışı, tövbe psikolojisi ve Allah’a yönelişin en içten biçimi olan yakarışüzerine derinlikli bir sohbet sunuyor.
İnsan; hata eden, yorulan, unutan ve zaman zaman Rabbindenuzaklaşan bir varlıktır. Fakat bu uzaklık, dönüş kapısının kapandığı anlamınagelmez. Aksine yakarış, kulun mahcubiyetle aynı kapıya yeniden yönelmesi;“Senden uzak kalmaya alışamadım” diyerek merhamet kapısını tekrar çalmasıdır.
Sohbette; A’râf Suresi 55. ayetteki “Rabbinize yakararak duaedin” çağrısı merkeze alınarak, tövbenin yalnızca bir pişmanlık ifadesi değil,kul ile Rabbi arasındaki canlı ilişkinin yeniden kurulması olduğu vurgulanıyor.
· İnsanın mükemmel değil,dönmeye muhtaç bir kul oluşu
· Günah sonrası mahcubiyetinve istiğfarın anlamı
· Allah’ın kulunun dönüşüneduyduğu ilahi sevinç
· Gerçek tövbede başka birkapı aramama bilinci
Konuşmada ayrıca Hz. Peygamber’in eğitim üslubu, “çöldekaybolan deve” teşbihi, Hz. Âdem’in duası ve kalplerin mühürlenmesi meselesiüzerinden insanın iradesi, farkındalığı ve dönüş imkânı ele alınıyor.
Bu bölüm, hata etmekten çok hatada ısrar etmenintehlikesini; kulluğun özünde ise mahcubiyet, umut ve yakarış bulunduğunuhatırlatıyor.
YouTube açıklaması
Bu cuma sohbetinde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurludoğasını ve bu kusurluluğun Allah ile ilişkisindeki yerini ele alıyor. İnsan,hayatı boyunca aynı istikamette sabit kalan, hiç yorulmayan ve hiç hatayapmayan bir varlık değildir. Düşer, kalkar, uzaklaşır, pişman olur ve yenidenyönelir. İşte yakarış, bu yeniden yönelişin en samimi dilidir.
· Yakarış nedir? Sıradanbir dua kalıbının ötesinde, kulun mahcubiyetle Rabbine dönmesi ve bağınıyeniden kurma arzusudur.
· Tövbenin psikolojisi:İyi insanı kötü insandan ayıran şey hiç hata yapmaması değil, hatadan sonraAllah’ı hatırlayıp bağışlanma dilemesidir.
· İlahi rahmet: Allah,kulunun dönüşünü reddeden değil; ona kapıyı açık tutan, dönüşünü seven ve kabuleden taraftır.
Sohbette A’râf 55, Âl-i İmrân 135, Zümer 53, A’râf 23, Fâtır37, Mü’minûn 99-100, En’âm 28 ve Bakara 286 gibi ayetler üzerinden tövbe,kulluk, irade, kalbin mühürlenmesi ve Allah’ın rahmeti konuları açıklanıyor.
Hz. Peygamber’in hadislerinde geçen güçlü benzetmeler desohbetin merkezinde yer alıyor: Kaybolan devesini çölde bulan adamın sevinci,yıllar sonra evine dönen babanın ailesinde oluşturduğu büyük mutluluk veAllah’ın kulunun tövbesine duyduğu sevinç bu örneklerle anlatılıyor.
· İnsan neden sürekliyakarışa muhtaçtır?
· Gerçek tövbenin içindeneden “B planı” yoktur?
· Günah, kibir ve mahcubiyetarasında nasıl bir ilişki vardır?
· Kalbin mühürlenmesi neanlama gelir?
· Allah’ın affı adaletlenasıl birlikte anlaşılmalıdır?
Bu sohbet, insanın hatalarıyla yüzleşmesini; fakatumutsuzluğa düşmeden, kibirlenmeden ve başka kapı aramadan Rabbine yönelmesinihatırlatıyor. Yakarış; kulun acziyetini kabul etmesi, Allah’ın rahmetini ummasıve yeniden başlama cesareti göstermesidir.
Öne çıkan başlıklar: insanın kusurlu yaratılışı, duave yakarış, tövbe psikolojisi, ilahi rahmet, Allah’ın affı, günah sonrasıdönüş, kalbin mühürlenmesi, Hz. Peygamber’in eğitim metodu.
· Abone olmayı ve yenisohbetlerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın.
· Düşüncelerinizi yorumlardapaylaşabilirsiniz.
Bu bölümde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurluyaratılışı, tövbe psikolojisi ve Allah’a yönelişin en içten biçimi olan yakarışüzerine derinlikli bir sohbet sunuyor.
İnsan; hata eden, yorulan, unutan ve zaman zaman Rabbindenuzaklaşan bir varlıktır. Fakat bu uzaklık, dönüş kapısının kapandığı anlamınagelmez. Aksine yakarış, kulun mahcubiyetle aynı kapıya yeniden yönelmesi;“Senden uzak kalmaya alışamadım” diyerek merhamet kapısını tekrar çalmasıdır.
Sohbette; A’râf Suresi 55. ayetteki “Rabbinize yakararak duaedin” çağrısı merkeze alınarak, tövbenin yalnızca bir pişmanlık ifadesi değil,kul ile Rabbi arasındaki canlı ilişkinin yeniden kurulması olduğu vurgulanıyor.
· İnsanın mükemmel değil,dönmeye muhtaç bir kul oluşu
· Günah sonrası mahcubiyetinve istiğfarın anlamı
· Allah’ın kulunun dönüşüneduyduğu ilahi sevinç
· Gerçek tövbede başka birkapı aramama bilinci
Konuşmada ayrıca Hz. Peygamber’in eğitim üslubu, “çöldekaybolan deve” teşbihi, Hz. Âdem’in duası ve kalplerin mühürlenmesi meselesiüzerinden insanın iradesi, farkındalığı ve dönüş imkânı ele alınıyor.
Bu bölüm, hata etmekten çok hatada ısrar etmenintehlikesini; kulluğun özünde ise mahcubiyet, umut ve yakarış bulunduğunuhatırlatıyor.
YouTube açıklaması
Bu cuma sohbetinde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurludoğasını ve bu kusurluluğun Allah ile ilişkisindeki yerini ele alıyor. İnsan,hayatı boyunca aynı istikamette sabit kalan, hiç yorulmayan ve hiç hatayapmayan bir varlık değildir. Düşer, kalkar, uzaklaşır, pişman olur ve yenidenyönelir. İşte yakarış, bu yeniden yönelişin en samimi dilidir.
· Yakarış nedir? Sıradanbir dua kalıbının ötesinde, kulun mahcubiyetle Rabbine dönmesi ve bağınıyeniden kurma arzusudur.
· Tövbenin psikolojisi:İyi insanı kötü insandan ayıran şey hiç hata yapmaması değil, hatadan sonraAllah’ı hatırlayıp bağışlanma dilemesidir.
· İlahi rahmet: Allah,kulunun dönüşünü reddeden değil; ona kapıyı açık tutan, dönüşünü seven ve kabuleden taraftır.
Sohbette A’râf 55, Âl-i İmrân 135, Zümer 53, A’râf 23, Fâtır37, Mü’minûn 99-100, En’âm 28 ve Bakara 286 gibi ayetler üzerinden tövbe,kulluk, irade, kalbin mühürlenmesi ve Allah’ın rahmeti konuları açıklanıyor.
Hz. Peygamber’in hadislerinde geçen güçlü benzetmeler desohbetin merkezinde yer alıyor: Kaybolan devesini çölde bulan adamın sevinci,yıllar sonra evine dönen babanın ailesinde oluşturduğu büyük mutluluk veAllah’ın kulunun tövbesine duyduğu sevinç bu örneklerle anlatılıyor.
· İnsan neden sürekliyakarışa muhtaçtır?
· Gerçek tövbenin içindeneden “B planı” yoktur?
· Günah, kibir ve mahcubiyetarasında nasıl bir ilişki vardır?
· Kalbin mühürlenmesi neanlama gelir?
· Allah’ın affı adaletlenasıl birlikte anlaşılmalıdır?
Bu sohbet, insanın hatalarıyla yüzleşmesini; fakatumutsuzluğa düşmeden, kibirlenmeden ve başka kapı aramadan Rabbine yönelmesinihatırlatıyor. Yakarış; kulun acziyetini kabul etmesi, Allah’ın rahmetini ummasıve yeniden başlama cesareti göstermesidir.
Öne çıkan başlıklar: insanın kusurlu yaratılışı, duave yakarış, tövbe psikolojisi, ilahi rahmet, Allah’ın affı, günah sonrasıdönüş, kalbin mühürlenmesi, Hz. Peygamber’in eğitim metodu.
· Abone olmayı ve yenisohbetlerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın.
· Düşüncelerinizi yorumlardapaylaşabilirsiniz.
Bu bölümde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurluyaratılışı, tövbe psikolojisi ve Allah’a yönelişin en içten biçimi olan yakarışüzerine derinlikli bir sohbet sunuyor.
İnsan; hata eden, yorulan, unutan ve zaman zaman Rabbindenuzaklaşan bir varlıktır. Fakat bu uzaklık, dönüş kapısının kapandığı anlamınagelmez. Aksine yakarış, kulun mahcubiyetle aynı kapıya yeniden yönelmesi;“Senden uzak kalmaya alışamadım” diyerek merhamet kapısını tekrar çalmasıdır.
Sohbette; A’râf Suresi 55. ayetteki “Rabbinize yakararak duaedin” çağrısı merkeze alınarak, tövbenin yalnızca bir pişmanlık ifadesi değil,kul ile Rabbi arasındaki canlı ilişkinin yeniden kurulması olduğu vurgulanıyor.
· İnsanın mükemmel değil,dönmeye muhtaç bir kul oluşu
· Günah sonrası mahcubiyetinve istiğfarın anlamı
· Allah’ın kulunun dönüşüneduyduğu ilahi sevinç
· Gerçek tövbede başka birkapı aramama bilinci
Konuşmada ayrıca Hz. Peygamber’in eğitim üslubu, “çöldekaybolan deve” teşbihi, Hz. Âdem’in duası ve kalplerin mühürlenmesi meselesiüzerinden insanın iradesi, farkındalığı ve dönüş imkânı ele alınıyor.
Bu bölüm, hata etmekten çok hatada ısrar etmenintehlikesini; kulluğun özünde ise mahcubiyet, umut ve yakarış bulunduğunuhatırlatıyor.
YouTube açıklaması
Bu cuma sohbetinde Prof. Dr. Halis Aydemir, insanın kusurludoğasını ve bu kusurluluğun Allah ile ilişkisindeki yerini ele alıyor. İnsan,hayatı boyunca aynı istikamette sabit kalan, hiç yorulmayan ve hiç hatayapmayan bir varlık değildir. Düşer, kalkar, uzaklaşır, pişman olur ve yenidenyönelir. İşte yakarış, bu yeniden yönelişin en samimi dilidir.
· Yakarış nedir? Sıradanbir dua kalıbının ötesinde, kulun mahcubiyetle Rabbine dönmesi ve bağınıyeniden kurma arzusudur.
· Tövbenin psikolojisi:İyi insanı kötü insandan ayıran şey hiç hata yapmaması değil, hatadan sonraAllah’ı hatırlayıp bağışlanma dilemesidir.
· İlahi rahmet: Allah,kulunun dönüşünü reddeden değil; ona kapıyı açık tutan, dönüşünü seven ve kabuleden taraftır.
Sohbette A’râf 55, Âl-i İmrân 135, Zümer 53, A’râf 23, Fâtır37, Mü’minûn 99-100, En’âm 28 ve Bakara 286 gibi ayetler üzerinden tövbe,kulluk, irade, kalbin mühürlenmesi ve Allah’ın rahmeti konuları açıklanıyor.
Hz. Peygamber’in hadislerinde geçen güçlü benzetmeler desohbetin merkezinde yer alıyor: Kaybolan devesini çölde bulan adamın sevinci,yıllar sonra evine dönen babanın ailesinde oluşturduğu büyük mutluluk veAllah’ın kulunun tövbesine duyduğu sevinç bu örneklerle anlatılıyor.
· İnsan neden sürekliyakarışa muhtaçtır?
· Gerçek tövbenin içindeneden “B planı” yoktur?
· Günah, kibir ve mahcubiyetarasında nasıl bir ilişki vardır?
· Kalbin mühürlenmesi neanlama gelir?
· Allah’ın affı adaletlenasıl birlikte anlaşılmalıdır?
Bu sohbet, insanın hatalarıyla yüzleşmesini; fakatumutsuzluğa düşmeden, kibirlenmeden ve başka kapı aramadan Rabbine yönelmesinihatırlatıyor. Yakarış; kulun acziyetini kabul etmesi, Allah’ın rahmetini ummasıve yeniden başlama cesareti göstermesidir.
Öne çıkan başlıklar: insanın kusurlu yaratılışı, duave yakarış, tövbe psikolojisi, ilahi rahmet, Allah’ın affı, günah sonrasıdönüş, kalbin mühürlenmesi, Hz. Peygamber’in eğitim metodu.
· Abone olmayı ve yenisohbetlerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın.
· Düşüncelerinizi yorumlardapaylaşabilirsiniz.
ŞEYTAN
Prof. Dr. Halis Aydemir’in bu derinlikli ve akıcı sohbeti,
insanın yaratılışından itibaren başlayan varoluş hikayesini,
İrade kavramını ve İnsanlığın en eski düşmanı
olan şeytanın bu mekanizmadaki rolünü ele almaktadır. Konuşma, felsefi ve teolojik temelleri pratik hayatın psikolojik yansımalarıyla birleştiren akademik ve minimalist bir çizgide ilerler.
1. İnsanın Mele-i Âlâ'daki (Melekut Alemi) İlk Haberi ve
Yaratılış Süreci
Sohbet, Hz. Adem’in yaratılışından önce, bu muazzam haberin
gökler alemine (Mele-i Âlâ) ilk düşüş anıyla başlar. Cenab-ı Hak, çamurdan bir
beşer yaratacağını ilan ettiğinde varlık aleminde özgün bir süreç başlar.
2. "Ruh" Kavramının Doğası ve Hristiyan
Doktrininin Reddi
Ayetlerde geçen "Ruhumdan üfledim"
ifadesi teolojik olarak çok hassas bir zeminde açıklanır. Cenab-ı Hakk’ın ruha
"Ruhum" demesi, bir insana "kulum" demesi gibi bir sahiplenme ve onun kendi emrinden bir varlık olduğunu belirtme amaçlıdır.
3. İlk Kriz: Şeytanın Kıskançlığı ve Başkaldırısı
Yaratılış tamamlanıp ruhtan üflenince melekler, Allah’ın
insana atfettiği değere hürmeten secdeye davet edilir. Ancak meleklerin arasında bulunan ve aslı cinlerden olan iblis (şeytan) bu emre itaat etmez.
4. İrade Sınavı: Meleklerin Sorusu ve İnsanın Üstünlüğü
Melekler, insanın irade sahibi bir varlık olarak yeryüzünde
fesat çıkaracağını ve kan dökeceğini öngörerek Bakara Suresi 30. ayette "Biz seni hamd ile tesbih ederken orada Bozgunculuk yapacak birini mi yaratacaksın?" diye sormuşlardır.
5. Şeytanın İnsan Üzerindeki Taktikleri ve İnsan Psikolojisi
Şeytanın insanlar üzerinde zorlayıcı bir egemenliği
(krallığı) yoktur; onun tek gücü çağrıda bulunmak ve vesvese vermektir.
İnsan içindeki kötü fısıldamaları duyduğunda bunu ayırt edebilmelidir.
6. Yusuf Suresi Üzerinden "Seküler Düşünce" Eleştirisi
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Yusuf Suresi
42. ayet üzerinden yapılan zihniyet analizidir. Hz. Yusuf,
hapisten kurtulmak için rüyasını yorumladığı arkadaşına "Beni efendinin (kralın) yanında an" demiştir. Ayette belirtildiği üzere, şeytan ona efendisini hatırlamayı unutturmuş ve bu sebeple Hz. Yusuf hapiste birkaç yıl daha fazla kalmıştır.
7. İlahi Koruma ve Tevekkül (Sığınma Çözümü)
Kitabın başlangıcında (Nahl Suresi 98: "Kur'an
okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın") ve bitişinde (Nâs Suresi: "İnsanların Rabbine sığınırım") sığınma emrinin olması, bu düşmanın ciddiyetini gösterir.
8. Soru-Cevap: Allah’ın Meşiyeti (Dilemesi) ve Kulun İradesi
Videonun sonunda bir dinleyicinin, "Her şey Allah'ın
dilemesiyle oluyorsa, şeytan emir verildiğinde nasıl reddedebildi?" sorusuna felsefi bir yanıt verilir:
Sohbet, Bakara Suresi 286. ayette yer alan "Rabbimiz,
unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma..." duasıyla son
bulur.
ŞEYTAN
Prof. Dr. Halis Aydemir’in bu derinlikli ve akıcı sohbeti,
insanın yaratılışından itibaren başlayan varoluş hikayesini,
İrade kavramını ve İnsanlığın en eski düşmanı
olan şeytanın bu mekanizmadaki rolünü ele almaktadır. Konuşma, felsefi ve teolojik temelleri pratik hayatın psikolojik yansımalarıyla birleştiren akademik ve minimalist bir çizgide ilerler.
1. İnsanın Mele-i Âlâ'daki (Melekut Alemi) İlk Haberi ve
Yaratılış Süreci
Sohbet, Hz. Adem’in yaratılışından önce, bu muazzam haberin
gökler alemine (Mele-i Âlâ) ilk düşüş anıyla başlar. Cenab-ı Hak, çamurdan bir
beşer yaratacağını ilan ettiğinde varlık aleminde özgün bir süreç başlar.
2. "Ruh" Kavramının Doğası ve Hristiyan
Doktrininin Reddi
Ayetlerde geçen "Ruhumdan üfledim"
ifadesi teolojik olarak çok hassas bir zeminde açıklanır. Cenab-ı Hakk’ın ruha
"Ruhum" demesi, bir insana "kulum" demesi gibi bir sahiplenme ve onun kendi emrinden bir varlık olduğunu belirtme amaçlıdır.
3. İlk Kriz: Şeytanın Kıskançlığı ve Başkaldırısı
Yaratılış tamamlanıp ruhtan üflenince melekler, Allah’ın
insana atfettiği değere hürmeten secdeye davet edilir. Ancak meleklerin arasında bulunan ve aslı cinlerden olan iblis (şeytan) bu emre itaat etmez.
4. İrade Sınavı: Meleklerin Sorusu ve İnsanın Üstünlüğü
Melekler, insanın irade sahibi bir varlık olarak yeryüzünde
fesat çıkaracağını ve kan dökeceğini öngörerek Bakara Suresi 30. ayette "Biz seni hamd ile tesbih ederken orada Bozgunculuk yapacak birini mi yaratacaksın?" diye sormuşlardır.
5. Şeytanın İnsan Üzerindeki Taktikleri ve İnsan Psikolojisi
Şeytanın insanlar üzerinde zorlayıcı bir egemenliği
(krallığı) yoktur; onun tek gücü çağrıda bulunmak ve vesvese vermektir.
İnsan içindeki kötü fısıldamaları duyduğunda bunu ayırt edebilmelidir.
6. Yusuf Suresi Üzerinden "Seküler Düşünce" Eleştirisi
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Yusuf Suresi
42. ayet üzerinden yapılan zihniyet analizidir. Hz. Yusuf,
hapisten kurtulmak için rüyasını yorumladığı arkadaşına "Beni efendinin (kralın) yanında an" demiştir. Ayette belirtildiği üzere, şeytan ona efendisini hatırlamayı unutturmuş ve bu sebeple Hz. Yusuf hapiste birkaç yıl daha fazla kalmıştır.
7. İlahi Koruma ve Tevekkül (Sığınma Çözümü)
Kitabın başlangıcında (Nahl Suresi 98: "Kur'an
okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın") ve bitişinde (Nâs Suresi: "İnsanların Rabbine sığınırım") sığınma emrinin olması, bu düşmanın ciddiyetini gösterir.
8. Soru-Cevap: Allah’ın Meşiyeti (Dilemesi) ve Kulun İradesi
Videonun sonunda bir dinleyicinin, "Her şey Allah'ın
dilemesiyle oluyorsa, şeytan emir verildiğinde nasıl reddedebildi?" sorusuna felsefi bir yanıt verilir:
Sohbet, Bakara Suresi 286. ayette yer alan "Rabbimiz,
unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma..." duasıyla son
bulur.
ŞEYTAN
Prof. Dr. Halis Aydemir’in bu derinlikli ve akıcı sohbeti,
insanın yaratılışından itibaren başlayan varoluş hikayesini, İrade kavramını ve İnsanlığın en eski düşmanıolan şeytanın bu mekanizmadaki rolünü ele almaktadır. Konuşma, felsefi ve teolojik temelleri pratik hayatın psikolojik yansımalarıyla birleştiren akademik ve minimalist bir çizgide ilerler.
1. İnsanın Mele-i Âlâ'daki (Melekut Alemi) İlk Haberi veYaratılış Süreci
Sohbet, Hz. Adem’in yaratılışından önce, bu muazzam haberingökler alemine (Mele-i Âlâ) ilk düşüş anıyla başlar. Cenab-ı Hak, çamurdan birbeşer yaratacağını ilan ettiğinde varlık aleminde özgün bir süreç başlar.
2. "Ruh" Kavramının Doğası ve HristiyanDoktrininin Reddi
Ayetlerde geçen "Ruhumdan üfledim"ifadesi teolojik olarak çok hassas bir zeminde açıklanır. Cenab-ı Hakk’ın ruha"Ruhum" demesi, bir insana "kulum" demesi gibi bir sahiplenme ve onun kendi emrinden bir varlık olduğunu belirtme amaçlıdır.
3. İlk Kriz: Şeytanın Kıskançlığı ve Başkaldırısı
Yaratılış tamamlanıp ruhtan üflenince melekler, Allah’ıninsana atfettiği değere hürmeten secdeye davet edilir. Ancak meleklerin arasında bulunan ve aslı cinlerden olan iblis (şeytan) bu emre itaat etmez.
4. İrade Sınavı: Meleklerin Sorusu ve İnsanın Üstünlüğü
Melekler, insanın irade sahibi bir varlık olarak yeryüzündefesat çıkaracağını ve kan dökeceğini öngörerek Bakara Suresi 30. ayette "Biz seni hamd ile tesbih ederken orada Bozgunculuk yapacak birini mi yaratacaksın?" diye sormuşlardır.
5. Şeytanın İnsan Üzerindeki Taktikleri ve İnsan Psikolojisi
Şeytanın insanlar üzerinde zorlayıcı bir egemenliği(krallığı) yoktur; onun tek gücü çağrıda bulunmak ve vesvese vermektir.İnsan içindeki kötü fısıldamaları duyduğunda bunu ayırt edebilmelidir.
6. Yusuf Suresi Üzerinden "Seküler Düşünce" Eleştirisi
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Yusuf Suresi42. ayet üzerinden yapılan zihniyet analizidir. Hz. Yusuf,hapisten kurtulmak için rüyasını yorumladığı arkadaşına "Beni efendinin (kralın) yanında an" demiştir. Ayette belirtildiği üzere, şeytan ona efendisini hatırlamayı unutturmuş ve bu sebeple Hz. Yusuf hapiste birkaç yıl daha fazla kalmıştır.
7. İlahi Koruma ve Tevekkül (Sığınma Çözümü)
Kitabın başlangıcında (Nahl Suresi 98: "Kur'anokuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın") ve bitişinde (Nâs Suresi: "İnsanların Rabbine sığınırım") sığınma emrinin olması, bu düşmanın ciddiyetini gösterir.
8. Soru-Cevap: Allah’ın Meşiyeti (Dilemesi) ve Kulun İradesi
Videonun sonunda bir dinleyicinin, "Her şey Allah'ındilemesiyle oluyorsa, şeytan emir verildiğinde nasıl reddedebildi?" sorusuna felsefi bir yanıt verilir:
Sohbet, Bakara Suresi 286. ayette yer alan "Rabbimiz,unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma..." duasıyla sonbulur.
Prof. Dr. Halis Aydemir, "Fırsat Eşitliği"
başlıklı bu derinlikli ve akıcı konuşmasında, günümüz insanının ve özellikle
gençlerin zihnini kurcalayan en hassas konulardan birine parmak basıyor:
"Farklı coğrafyalarda, farklı inanç iklimlerinde
doğan insanların ahiretteki yargılanması adil midir?
İlahi düzende bir fırsat eşitliği var mıdır?"
Dünyevi adalet arayışından yola çıkarak ahiretin sarsılmaz
adalet matematiğine uzanan bu konuşmanın kapsamlı özeti, değinilen ayet
referansları ve açıklamalarıyla birlikte şu şekildedir:
1. Dünyadaki Sınırlılıklar ve İltimas Düzeni
2. Dünya ve Ahiretteki Derece Farkları
3. Coğrafya Kader Midir? Bilginin Ulaştırılması ve Fıtrat
4. Geçmiş Ümmetlerin Durumu ve İlahi Hafıza
5. Çevre Mahkumu Olmamak ve Kişisel Kazanım
Sonuç: Kusursuz Adaletin İtirafı
Nisa Suresi, 40. Ayet Açıklaması:
"Şüphesiz
ki Allah, zerre ağırlığınca bile zulmetmez."
İşte insanın içini rahatlatacak, isyanı rızaya ve hayranlığa
dönüştürecek olan yegâne gerçek, her kula kendi iç dünyasında ve dış dünyasında
bu adil terazinin kurulmuş olmasıdır.
Prof. Dr. Halis Aydemir, "Fırsat Eşitliği"
başlıklı bu derinlikli ve akıcı konuşmasında, günümüz insanının ve özellikle
gençlerin zihnini kurcalayan en hassas konulardan birine parmak basıyor:
"Farklı coğrafyalarda, farklı inanç iklimlerinde
doğan insanların ahiretteki yargılanması adil midir?
İlahi düzende bir fırsat eşitliği var mıdır?"
Dünyevi adalet arayışından yola çıkarak ahiretin sarsılmaz
adalet matematiğine uzanan bu konuşmanın kapsamlı özeti, değinilen ayet
referansları ve açıklamalarıyla birlikte şu şekildedir:
1. Dünyadaki Sınırlılıklar ve İltimas Düzeni
2. Dünya ve Ahiretteki Derece Farkları
3. Coğrafya Kader Midir? Bilginin Ulaştırılması ve Fıtrat
4. Geçmiş Ümmetlerin Durumu ve İlahi Hafıza
5. Çevre Mahkumu Olmamak ve Kişisel Kazanım
Sonuç: Kusursuz Adaletin İtirafı
Nisa Suresi, 40. Ayet Açıklaması:
"Şüphesiz
ki Allah, zerre ağırlığınca bile zulmetmez."
İşte insanın içini rahatlatacak, isyanı rızaya ve hayranlığa
dönüştürecek olan yegâne gerçek, her kula kendi iç dünyasında ve dış dünyasında
bu adil terazinin kurulmuş olmasıdır.
Prof. Dr. Halis Aydemir, "Fırsat Eşitliği"
başlıklı bu derinlikli ve akıcı konuşmasında, günümüz insanının ve özellikle
gençlerin zihnini kurcalayan en hassas konulardan birine parmak basıyor:
"Farklı coğrafyalarda, farklı inanç iklimlerinde
doğan insanların ahiretteki yargılanması adil midir?
İlahi düzende bir fırsat eşitliği var mıdır?"
Dünyevi adalet arayışından yola çıkarak ahiretin sarsılmaz
adalet matematiğine uzanan bu konuşmanın kapsamlı özeti, değinilen ayet
referansları ve açıklamalarıyla birlikte şu şekildedir:
1. Dünyadaki Sınırlılıklar ve İltimas Düzeni
2. Dünya ve Ahiretteki Derece Farkları
3. Coğrafya Kader Midir? Bilginin Ulaştırılması ve Fıtrat
4. Geçmiş Ümmetlerin Durumu ve İlahi Hafıza
5. Çevre Mahkumu Olmamak ve Kişisel Kazanım
Sonuç: Kusursuz Adaletin İtirafı
Nisa Suresi, 40. Ayet Açıklaması:
"Şüphesiz
ki Allah, zerre ağırlığınca bile zulmetmez."
İşte insanın içini rahatlatacak, isyanı rızaya ve hayranlığa
dönüştürecek olan yegâne gerçek, her kula kendi iç dünyasında ve dış dünyasında
bu adil terazinin kurulmuş olmasıdır.
Prof. Dr. Halis Aydemir, "Fırsat Eşitliği"başlıklı bu derinlikli ve akıcı konuşmasında, günümüz insanının ve özelliklegençlerin zihnini kurcalayan en hassas konulardan birine parmak basıyor:
"Farklı coğrafyalarda, farklı inanç iklimlerindedoğan insanların ahiretteki yargılanması adil midir?
İlahi düzende bir fırsat eşitliği var mıdır?"
Dünyevi adalet arayışından yola çıkarak ahiretin sarsılmazadalet matematiğine uzanan bu konuşmanın kapsamlı özeti, değinilen ayetreferansları ve açıklamalarıyla birlikte şu şekildedir:
1. Dünyadaki Sınırlılıklar ve İltimas Düzeni
2. Dünya ve Ahiretteki Derece Farkları
3. Coğrafya Kader Midir? Bilginin Ulaştırılması ve Fıtrat
4. Geçmiş Ümmetlerin Durumu ve İlahi Hafıza
5. Çevre Mahkumu Olmamak ve Kişisel Kazanım
Sonuç: Kusursuz Adaletin İtirafı
Nisa Suresi, 40. Ayet Açıklaması:
"Şüphesizki Allah, zerre ağırlığınca bile zulmetmez."
İşte insanın içini rahatlatacak, isyanı rızaya ve hayranlığadönüştürecek olan yegâne gerçek, her kula kendi iç dünyasında ve dış dünyasındabu adil terazinin kurulmuş olmasıdır.
From the publisher's feed