
Sign up to save your podcasts
Or


Gizli duygusu var Zaman'ın
Orada sınırsız bir genlik kazanır anlam
Ardı arkası yoktur çünkü oyun sonunun
Ki, yılgının önünde bir sar'a tutar insanı:
Orada, aralık bir gözden sızan,
İlk, korkulu ışıktır mermerin kof yüzüne düşüp dönüşen.
Bir tek yaralı köpek, dışarıda.
Uğuldayan, pencerede dövdüğü buharlı kasidenin içinde kıvranıyor oda
Devriliyor...
Buhurdan yayılıyor ağır ağır kokunun koyu mührü,
Neşterin gözünde çakıyor sarsıcı şimşek...
"Ses ve soluğum şimdi,
Gün'e ve Gece'ye katkı
Belki nedensiz bir ürpermeyim, kırışık evrenin taş çekirdeğinde
Görkemim belki arınacağım kargaşayı beklerken...
Sayısız pencere, sayısız çığlığın içinde
Gitgide ürken, engerek koridorda balkıyıp duruyorum
İşte çatlayan duvarlarım...
İşte can kolladığım seki, basamak, kanlı düzlük
Sonradan yırtılacağım et, işte.
Burada kül, beyaz bir sarnıcın, duyarlığının orta yerinde-
Hep ve aralıksız...
Burada, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim artık
Bir de ben
Ne kadar dışrak görünsem, o kadar içrek gözüm
Kırdığım kilitte, sızdığım bir dilim çatlakta acımasız bir ezgi duydum hep
Gün geldi, oradan oraya savrulan dumanın içinde dural bir kimlik aradım
Oysa kûfî yazısı yazgının hep geleceğe erteledi sesimi:
Bir de orada, Zaman'ın gergin bir boyutu işlediği öte-gövdede,
Hızla aramak kaldı seyrek kantaşını,
Seyirttikçe yaralarım derin, derimden...
By HedablidaGizli duygusu var Zaman'ın
Orada sınırsız bir genlik kazanır anlam
Ardı arkası yoktur çünkü oyun sonunun
Ki, yılgının önünde bir sar'a tutar insanı:
Orada, aralık bir gözden sızan,
İlk, korkulu ışıktır mermerin kof yüzüne düşüp dönüşen.
Bir tek yaralı köpek, dışarıda.
Uğuldayan, pencerede dövdüğü buharlı kasidenin içinde kıvranıyor oda
Devriliyor...
Buhurdan yayılıyor ağır ağır kokunun koyu mührü,
Neşterin gözünde çakıyor sarsıcı şimşek...
"Ses ve soluğum şimdi,
Gün'e ve Gece'ye katkı
Belki nedensiz bir ürpermeyim, kırışık evrenin taş çekirdeğinde
Görkemim belki arınacağım kargaşayı beklerken...
Sayısız pencere, sayısız çığlığın içinde
Gitgide ürken, engerek koridorda balkıyıp duruyorum
İşte çatlayan duvarlarım...
İşte can kolladığım seki, basamak, kanlı düzlük
Sonradan yırtılacağım et, işte.
Burada kül, beyaz bir sarnıcın, duyarlığının orta yerinde-
Hep ve aralıksız...
Burada, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim artık
Bir de ben
Ne kadar dışrak görünsem, o kadar içrek gözüm
Kırdığım kilitte, sızdığım bir dilim çatlakta acımasız bir ezgi duydum hep
Gün geldi, oradan oraya savrulan dumanın içinde dural bir kimlik aradım
Oysa kûfî yazısı yazgının hep geleceğe erteledi sesimi:
Bir de orada, Zaman'ın gergin bir boyutu işlediği öte-gövdede,
Hızla aramak kaldı seyrek kantaşını,
Seyirttikçe yaralarım derin, derimden...