
Sign up to save your podcasts
Or


Ey ruhumun oğlu!
Her yerde dalgalanıyorsun,
Gece fırtınalarının dalgalarını
Şafakla yatıştırıyorsun.
Fakat acı günlerin köpüğü
Bulanık ve ağır
Fırlatıyor seni yeniden gecelerimin diplerine...
Sen, ruhumun ardına kadar açık
En gizli yerlerine sevgiyle bekçilik ediyorsun;
Koruyorsun onu bütün saldırılara karşı.
Ne zaman bir an için gitmen gerekse,
Sıkıntılar hızla yöneliyor içime.
Fakat sen, karanlık eşikte
Açarak beyaz, geniş kanatlarını onu engelliyorsun.
Bir şafak aydınlığıyla iyileştiriyorsun gecenin acılarını,
Karşılıyorsun beni sabahın dalgalarında.
Beni ağır uykumdan kaldıran, şafağın parlaklığı değil
Senin ellerinin dokunuşudur
Yastığıma kadar ulaşan...
Varsın, herkes senin burada olmadığını söylesin,
Desinler ki sen uzak bir ülkedesin;
Ah, nasıl da aptallar!
Haksızlar nasıl da!
Ruhun benimledir
Sen benimlesin;
Onlar içinse sadece bir gölgesin;
Onlar, bir gölgeye sahipler.
Uçup geliyor uzaktan
Çevik kanatlarında rüzgarın
Yakıcı parıltısıyla
Senin her bakışın.
Onunla ısınıyorum
Ve sevinçle donanarak topluyorum hasadını aydınlık bakışlarının.
Sen onları gecenin sessizliğinde
Yıldızlar gibi saçıyorsun,
Her yerde dalgalanıyorsun
Ey ruhumun oğlu!
Akıtılan ter, harcanan çaba tanıktır
Bizim ulaştırdığımız gibi köprüleri bir kıyıya bir başka kıyıdan,
Duvarlar çektiğimiz gibi bizim azgın başıboş suların önüne,
Kurduğumuz gibi kentlerde yapılar kuruyorlar, çoğaltıyorlar onlar da bizi,
Dirençle çıkıyoruz her yorgunluktan.
Bizim yarattığımız gibi onları onlar da bizi yaratıyorlar.
Öğreniyoruz karşısında güçlüklerin yere bir köprü kadar sağlam basmayı,
Esnek olmayı kavgaya girerken ustaca dökülmüş çelik kadar ve göğüs germeyi bir duvar gibi sabırla
zaferi hak etmek için.
By HedablidaEy ruhumun oğlu!
Her yerde dalgalanıyorsun,
Gece fırtınalarının dalgalarını
Şafakla yatıştırıyorsun.
Fakat acı günlerin köpüğü
Bulanık ve ağır
Fırlatıyor seni yeniden gecelerimin diplerine...
Sen, ruhumun ardına kadar açık
En gizli yerlerine sevgiyle bekçilik ediyorsun;
Koruyorsun onu bütün saldırılara karşı.
Ne zaman bir an için gitmen gerekse,
Sıkıntılar hızla yöneliyor içime.
Fakat sen, karanlık eşikte
Açarak beyaz, geniş kanatlarını onu engelliyorsun.
Bir şafak aydınlığıyla iyileştiriyorsun gecenin acılarını,
Karşılıyorsun beni sabahın dalgalarında.
Beni ağır uykumdan kaldıran, şafağın parlaklığı değil
Senin ellerinin dokunuşudur
Yastığıma kadar ulaşan...
Varsın, herkes senin burada olmadığını söylesin,
Desinler ki sen uzak bir ülkedesin;
Ah, nasıl da aptallar!
Haksızlar nasıl da!
Ruhun benimledir
Sen benimlesin;
Onlar içinse sadece bir gölgesin;
Onlar, bir gölgeye sahipler.
Uçup geliyor uzaktan
Çevik kanatlarında rüzgarın
Yakıcı parıltısıyla
Senin her bakışın.
Onunla ısınıyorum
Ve sevinçle donanarak topluyorum hasadını aydınlık bakışlarının.
Sen onları gecenin sessizliğinde
Yıldızlar gibi saçıyorsun,
Her yerde dalgalanıyorsun
Ey ruhumun oğlu!
Akıtılan ter, harcanan çaba tanıktır
Bizim ulaştırdığımız gibi köprüleri bir kıyıya bir başka kıyıdan,
Duvarlar çektiğimiz gibi bizim azgın başıboş suların önüne,
Kurduğumuz gibi kentlerde yapılar kuruyorlar, çoğaltıyorlar onlar da bizi,
Dirençle çıkıyoruz her yorgunluktan.
Bizim yarattığımız gibi onları onlar da bizi yaratıyorlar.
Öğreniyoruz karşısında güçlüklerin yere bir köprü kadar sağlam basmayı,
Esnek olmayı kavgaya girerken ustaca dökülmüş çelik kadar ve göğüs germeyi bir duvar gibi sabırla
zaferi hak etmek için.