Bir katliamın, barış isteyen yüzlerce insanın öldürülmesinin ardından bile acıları yarıştıran insanlar var ne yazık... Mağduriyetten beslenmenin gücünü keşfettiğinden beri insanlar, kendi yandaşlarıyla birlikte sadece kendi acılarının konuşulması için zemin hazırladılar. Durum böyle olunca da, gözlerin birbirlerini görmediği, kulakların birbirlerine sağır olduğu ortamlarda büyük savaşlar yaşandı, yaşanıyor. "Hurşit Külter nerede?" diye sormak kadar "Hurşit Külter'in anlattıkları beni ikna etmiyor" demenin de normal olduğunu anlatabilmek zorlaşıyor...