Said Şaşmaz
Download on the App Store

Said Şaşmaz episodes

  • Gözünün Önündeki Mucizeleri Kaçırma! | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    DÖRDÜNCÜ HAKİKAT
    olan Otuzüçüncü Mertebe: "Rahîmiyet ve rezzakıyet hakikatı"dır.
    Yani umum zemin yüzünde ve içinde ve havasında ve denizinde bütün zîhayatın ve bilhâssa zîruhun ve bilhâssa âciz ve zaîflerin ve bilhâssa yavruların; hem maddî ve midevî, hem manevî bütün rızıklarını, şefkatkârane, kuru ve basit bir topraktan ve camid ve kemik gibi kuru odun parçalarından yapılan ve bilhâssa en latîfi kan ve fışkı ortasından gelen ve bir dirhem kemik gibi bir tek çekirdekten yapılan binlerle okka taamların, vakti vaktine mukannen bir surette hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak gözümüz önünde -bir dest-i gaybî tarafından- verilmesi hakikatıdır.
    Evet
    اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ
    âyeti, iaşeyi ve infakı Cenab-ı Hakk'a tahsis edip hasrettiği gibi,
    وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِى الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ ف۪ى كِتَابٍ مُب۪ينٍ
    âyeti dahi, bütün insanların ve hayvanların rızıklarını taahhüd ve tekeffül-ü Rabbanî altına aldığı; hem
    وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْ وَ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
    âyeti de, rızkı tedarik edemeyen, âciz ve iktidarsız olan zaîf bîçarelerin rızıklarını umulmadık yerden, belki gaybdan, belki hiçten, meselâ denizin dibindeki böceklere hiçten ve bütün yavrulara umulmadık yerlerden ve bütün hayvanlara her baharda âdeta sırf gaybdan infaklarını bilfiil tekeffül ederek bilmüşahede vermekle; esbabperest insanlara dahi, esbab perdesi altında yine o veriyor diye isbat ve ilân ettiği gibi; pek çok âyât-ı Kur'aniye ve hadsiz şevahid-i kevniye, bil'ittifak herbir zîhayatın bir tek Rezzak-ı Zülcelal'in rahîmiyeti ile beslendiklerini gösteriyorlar.
    Evet, bir nevi rızk isteyen ağaçlar iktidarsız ve ihtiyarsız olduklarından, onlar yerlerinde mütevekkilane dururken rızıkları onlara koşup gelmesi ve âciz yavruların nafakaları hayret-nümun tulumbacıklardan ağızlarına akması ve o yavrulara bir parça iktidar ve azıcık bir ihtiyar gelmesiyle süt kesilmesi, hususan insan yavrularına analarının şefkatleri yardımcı verilmesi, bedahetle isbat eder ki; helâl rızk, iktidar ve ihtiyar ile mütenasiben değildir.. belki, tevekkül veren zaaf ve acze nisbeten geliyor.
    Ekseriyetçe sebeb-i hüsran olan hırsı tahrik eden iktidar ve ihtiyar ve zekâvet, bir kısım büyük ediblerde o edibleri bir nevi dilenciliğe kadar sevkettiği gibi; zekâvetsiz, kaba çok âmi adamların tevekkülvari iktidarsızlıkları dahi onları zenginliğe îsal etmesi ve
    كَمْ عَالِمٍ عَالِمٍ اَعْيَتْ مَذَاهِبُهُ وَ جَاهِلٍ جَاهِلٍ تَلْقَٓاهُ مَرْزُوقًا
    darb-ı mesel olması isbat eder ki: Rızk-ı helâl iktidar ve ihtiyar kuvvetiyle kazanılmaz, buldurulmaz.
    Belki çalışmasını ve sa'yini kabul eden bir merhamet tarafından verilir ve ihtiyacına acıyan bir şefkat canibinden ihsan edilir.
    Fakat, rızk ikidir:
    Biri:
    Yaşamak için hakikî ve fıtrî rızıktır ki; taahhüd-ü Rabbanî altındadır.
    Hattâ o kadar muntazamdır ki; bedende yağ ve saire suretinde iddihar olunan fıtrî rızık, hiç olmazsa yirmi günden ziyade bir şey yemeden yaşatır, hayatını idame eder.
    Demek yirmi-otuz günden evvel ve bedende müddehar olan fıtrî rızkı bitmeden zahiren açlıktan vefat edenler rızıksızlıktan değil, belki sû'-i itiyaddan ve terk-i âdetten neş'et eden bir hastalıktan vefat ederler.
    Şualar (RNK) - 167

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    21 min
  • Miraç Hakkında Yanlış Bilinenler | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    DÖRDÜNCÜ ESAS
    Mi'racın semeratı ve faydası nedir?

    Elcevab:
    Şu şecere-i tûbâ-i maneviye olan Mi'racın beşyüzden fazla meyvelerinden numune olarak yalnız beş tanesini zikredeceğiz.
    BİRİNCİ MEYVE:
    Erkân-ı imaniyenin hakaikını göz ile görüp, melaikeyi, Cennet'i, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelal'i göz ile müşahede etmek; kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir ki: Şu kâinatı, perişan ve fâni ve karmakarışık bir vaziyet-i mevhumeden çıkarıp, o nur ve o meyve ile, o kâinatı kudsî mektubat-ı Samedaniye, güzel âyine-i cemal-i Zât-ı Ehadiye vaziyeti olan hakikatını göstermiş.
    Kâinatı ve bütün zîşuuru sevindirip mesrur etmiş.
    Hem o nur ve o meyve ile beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hâcatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i dalaletkâraneden o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile ahsen-i takvimde bir mu'cize-i kudret-i Samedaniyesi ve mektubat-ı Samedaniyenin bir nüsha-i câmiası ve Sultan-ı Ezel ve Ebed'in bir muhatabı, bir abd-i hâssı, kemalâtının istihsancısı, halili ve cemalinin hayretkârı, habibi ve Cennet-i bâkiyesine namzed bir misafir-i azizi suret-i hakikîsinde göstermiş.
    İnsan olan bütün insanlara, nihayetsiz bir sürur, hadsiz bir şevk vermiştir.
    İKİNCİ MEYVE:
    Sâni'-i Mevcudat ve Sahib-i Kâinat ve Rabbü'l-Âlemîn olan Hâkim-i Ezel ve Ebed'in marziyat-ı Rabbaniyesi olan İslâmiyet'in -başta namaz olarak- esasatını, cin ve inse hediye getirmiştir ki; o marziyatı anlamak, o kadar merak-aver ve saadet-averdir ki, tarif edilmez.
    Çünki herkes, büyükçe bir veliyy-i nimet, yahut muhsin bir padişahının uzaktan arzularını anlamağa ne kadar arzukeş ve anlasa ne kadar memnun olur.
    Temenni eder ki: "Keşke bir vasıta-i muhabere olsa idi doğrudan doğruya o zât ile konuşsa idim.
    Benden ne istiyor, anlasa idim.
    Benden onun hoşuna gideni bilse idim." der.
    Acaba bütün mevcudat kabza-i tasarrufunda ve bütün mevcudattaki cemal ve kemalât, onun cemal ve kemaline nisbeten zayıf bir gölge ve her anda nihayetsiz cihetlerle ona muhtaç ve nihayetsiz ihsanlarına mazhar olan beşer, ne derece onun marziyatını ve arzularını anlamak hususunda hâhişger ve merak-aver olması lâzım olduğunu anlarsın.
    İşte Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) yetmiş bin perde arkasında o Sultan-ı Ezel ve Ebed'in marziyatını doğrudan doğruya Mi'rac semeresi olarak hakkalyakîn işitip, getirip beşere hediye etmiştir.
    Evet beşer, Kamer'deki hali anlamak için ne kadar merak eder ki: Biri gidip, dönüp haber verse.
    Hem ne kadar fedakârlık gösterir.
    Eğer anlasa, ne kadar hayret ve meraka düşer.
    Halbuki Kamer, öyle bir Mâlikü'l-Mülk'ün memleketinde geziyor ki: Kamer, bir sinek gibi Küre-i Arz'ın etrafında pervaz eder.
    Küre-i Arz, pervane gibi Şems'in etrafında uçar.
    Şems, binler lâmbalar içinde bir lâmbadır ki; o Mâlikü'l-Mülk-ü Zülcelal'in bir misafirhanesinde mumdarlık eder.
    İşte Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) öyle bir Zât-ı Zülcelal'in şuunatını ve acaib-i san'atını ve âlem-i bekada hazain-i rahmetini görmüş, gelmiş, beşere söylemiş.
    İşte beşer, bu zâtı kemal-i merak ve hayret ve muhabbetle dinlemezse, ne kadar hilaf-ı akıl ve hikmetle hareket ettiğini anlarsın.
    Sözler (RNK) - 629

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    5 min
  • Miraç'ta Neler Yaşandı? Kalbiniz Dayanamayacak! | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    Hatıra geliyor ki, o mülhid kalbinden der: "Ben Allah'ı tanımıyorum, Peygamberi bilmiyorum, nasıl Mi'raca inanacağım?"
    Biz de deriz ki: Madem şu kâinat ve mevcudat var ve içinde ef'al ve icad var.
    Hem madem muntazam bir fiil, fâilsiz olmaz.
    Manidar bir kitab, kâtibsiz olmaz.
    San'atlı bir nakış, nakkaşsız olmaz.
    Elbette şu kâinatı dolduran ef'al-i hakîmanenin bir fâili ve yeryüzünün mevsim be-mevsim tazelenen hayretfeza nukuşlarının, manidar mektubatının bir kâtibi, bir nakkaşı vardır.
    Hem madem bir işde iki hâkimin bulunması, o işin intizamını bozuyor.
    Hem madem sinek kanadından tâ semavat kandiline kadar mükemmel bir intizam var.
    Öyle ise, o hâkim birdir.
    (Bir olmazsa) Çünki herşeyde san'at ve hikmet o derece acibdir ki; o şeyin sâni'i, herbir şeye muktedir olacak, herbir işi bilecek bir derecede kadîr-i mutlak olmak lâzım gelir.
    Öyle ise bir olmazsa, mevcudat adedince ilahların bulunması lâzım gelir.
    O ilahlar hem birbirine zıd, hem birbirine misil olacaklar ve o halde şu acib intizam bozulmamak, yüzbin defa muhaldir.
    Hem madem şu mevcudatın tabakatı, bir ordudan bin defa daha muntazam bir emir ile hareket ettiği bilbedahe görünüyor.
    Yıldızların, güneş ve kamerin muntazaman hareketlerinden tut, tâ badem çiçeklerine kadar herbir taife o kadar muntazam, o kadar mükemmel bir surette Kadîr-i Ezelî'nin o taifeye verdiği nişanları, formaları, güzel libasları ve tayin ettiği harekâtı, bin defa ordudan daha muntazam bir tarzda izhar ediyor.
    Öyle ise şu kâinatın mevcudatı, (onun emrine bakar ve imtisal eder) perde-i gayb arkasında bir Hâkim-i Mutlak'ı vardır.
    Hem madem o Hâkim, bütün yaptığı icraat-ı hakîmane şehadetiyle, hem gösterdiği âsâr-ı haşmetle bir Sultan-ı Zülcelal'dir.
    Hem gösterdiği ihsanat ile, gayet Rahîm bir Rab'dir.
    Hem izhar ettiği güzel san'atlarıyla, san'atperver ve san'atını çok sever bir Sâni'dir.
    Hem gösterdiği tezyinat ve merak-aver san'atlarıyla, zîşuurların nazar-ı istihsanını âsârına celbetmek isteyen bir Hâlık-ı Hakîm'dir.
    Hem hilkat-i âlemde gösterdiği muhayyirü'l-ukûl tezyinatın ne demek olduğunu ve mahlukat nereden gelip nereye gideceğini, rububiyetinin hikmetiyle zîşuura bildirmek istediği anlaşılıyor.
    Elbette bu Hâkim-i Hakîm ve Sâni'-i Alîm, rububiyetini göstermek ister.
    Hem madem bu kadar gösterdiği âsâr-ı lütuf ve merhamet ve garaib-i san'at ile zîşuura kendini tanıttırmak ve sevdirmek ister.
    Elbette zîşuurlardan arzularını ve onlardaki marziyatı ne olduğunu, bir mübelliğ vasıtasıyla bildirecektir.
    Öyle ise zîşuurlardan birisini tayin edip, onun ile o rububiyetini ilân edecektir.
    Ve sevdiği san'atlarını teşhir için, bir dellâlı kurb-u huzuruna müşerref edip, teşhire vasıta edecektir.
    Ve o ulvî makasıdını sair zîşuurlara bildirmekle kemalâtını izhar etmek için, birisini muallim tayin edecektir.
    Ve şu kâinatta dercettiği tılsımı ve şu mevcudatta gizlediği muamma-i rububiyeti manasız kalmamak için, herhalde bir rehber tayin edecektir.
    Ve gösterdiği ve enzarın temaşasına neşrettiği mehasin-i san'at, faidesiz ve abes kalmamak için; onlardaki makasıdı ders verecek bir rehber tayin edecektir.
    Hem marziyatını zîşuurlara tebliğ etmek için, birisini bütün zîşuurların fevkinde bir makama çıkaracak ve marziyatını ona bildirecek, onlara gönderecektir.
    Madem hakikat ve hikmet böyle iktiza ediyor ve şu vezaife en elyak Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır.
    Sözler (RNK) - 613


    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    51 min
  • İnsanın Ulaşacağı En Yüksek Mertebe | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    BEŞİNCİ NÜKTE:
    İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş, çok ehemmiyetli istidad ona verilmiş.
    Ve o istidadata göre ehemmiyetli vazifeler tevdi edilmiş.
    Ve insanı, o gayeye ve o vazifelere çalıştırmak için, şiddetli teşvikler ve dehşetli tehdidler edilmiş.
    Başka yerde izah ettiğimiz vazife-i insaniyetin ve ubudiyetin esasatını şurada icmal edeceğiz.
    Tâ ki, "ahsen-i takvim" sırrı anlaşılsın.
    İşte insan, şu kâinata geldikten sonra "iki cihet ile" ubudiyeti var:
    Bir ciheti; gaibane bir surette bir ubudiyeti, bir tefekkürü var.
    Diğeri; hazırane, muhataba suretinde bir ubudiyeti, bir münacatı vardır.
    Birinci vecih
    şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir.
    Sonra, esma-i kudsiye-i İlahiyenin nukuşlarından ibaret olan bedî' san'atları, birbirinin nazar-ı ibretlerine gösterip dellâllık ve ilâncılıktır.
    Sonra, herbiri birer gizli hazine-i maneviye hükmünde olan esma-i Rabbaniyenin cevherlerini idrak terazisiyle tartmak, kalbin kıymet-şinaslığı ile takdirkârane kıymet vermektir.
    Sonra, kalem-i kudretin mektubatı hükmünde olan mevcudat sahifelerini, arz ve sema yapraklarını mütalaa edip hayretkârane tefekkürdür.
    Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latîf san'atları istihsankârane temaşa etmekle onların Fâtır-ı Zülcemal'inin marifetine muhabbet etmek ve onların Sâni'-i Zülkemal'inin huzuruna çıkmağa ve iltifatına mazhar olmaya bir iştiyaktır.

    İkinci Vecih, huzur ve hitab makamıdır ki; eserden müessire geçer, görür ki: Bir Sâni'-i Zülcelal, kendi san'atının mu'cizeleri ile kendini tanıttırmak ve bildirmek ister.
    O da iman ile, marifet ile mukabele eder.
    Sonra görür ki: Bir Rabb-i Rahîm, rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmek ister.
    O da ona hasr-ı muhabbetle, tahsis-i taabbüdle kendini ona sevdirir.
    Sonra görüyor ki: Bir Mün'im-i Kerim, maddî ve manevî nimetlerin lezizleriyle onu perverde ediyor.
    O da ona mukabil; fiiliyle, haliyle, kàliyle, hattâ elinden gelse bütün hâsseleri ile, cihazatı ile şükür ve hamd ü sena eder. Sonra görüyor ki: Bir Celil-i Cemil, şu mevcudatın âyinelerinde kibriya ve kemalini ve celal ve cemalini izhar edip nazar-ı dikkati celbediyor.
    O da ona mukabil: "Allahu Ekber, Sübhanallah" deyip, mahviyet içinde hayret ve muhabbet ile secde eder.
    Sonra görüyor ki: Bir Ganiyy-i Mutlak, bir sehavet-i mutlak içinde nihayetsiz servetini, hazinelerini gösteriyor.
    O da ona mukabil, ta'zim ve sena içinde kemal-i iftikar ile sual eder ve ister.
    Sonra görüyor ki: O Fâtır-ı Zülcelal, yeryüzünü bir sergi hükmünde yapmış.
    Bütün antika san'atlarını orada teşhir ediyor.
    O da ona mukabil: "Mâşâallah" diyerek takdir ile, "Bârekellah" diyerek tahsin ile, "Sübhanallah" diyerek hayret ile, "Allahu Ekber" diyerek istihsan ile mukabele eder.
    Sonra görüyor ki: Bir Vâhid-i Ehad, şu kâinat sarayında taklid edilmez sikkeleriyle, ona mahsus hâtemleriyle, ona münhasır turralarıyla, ona has fermanlarıyla bütün mevcudata damga-i vahdet koyuyor ve tevhidin âyâtını nakşediyor.
    Ve âfâk-ı âlemin aktarında vahdaniyetin bayrağını dikiyor ve rububiyetini ilân ediyor.
    O da ona mukabil; tasdik ile, iman ile, tevhid ile, iz'an ile, şehadet ile, ubudiyet ile mukabele eder.

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    40 min
  • Aklı Başında Olan Her Genç Dediğimi Anlayacak! | Gençlik Rehberi - Beşinci Mesele | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    Beşinci Mes'ele
    Gençlik Rehberi'nde izah edildiği gibi; gençlik hiç şübhe yok ki gidecek.
    Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek.
    Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata -istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar.
    Eğer sefahete sarf etse, nasılki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir.
    Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes'uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder.
    Mesela, haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firak elemi ve mukabele görmemek elemi gibi birçok ârızalar ile o cüz'î lezzet, zehirli bir bal hükmüne geçer.
    Ve o gençliğin sû'-i istimali ile gelen hastalıkla hastahanelere ve taşkınlıklarıyla hapishanelere ve kalb ve ruhun gıdasızlık ve vazifesizliğinden neş'et eden sıkıntılarla meyhanelere, sefahethanelere veya mezaristana düşeceklerini bilmek istersen, git hastahanelerden ve hapishanelerden ve meyhanelerden ve kabristandan sor.
    Elbette ekseriyetle, gençlerin gençliğinin sû'-i istimalinden ve taşkınlıklarından ve gayr-ı meşru keyiflerin cezası olarak gelen tokatlardan eyvahlar ve ağlamalar ve esefler işiteceksin.
    Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlahiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur'an olarak çok kat'î âyâtıyla bütün semavî kitablar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar.
    Madem hakikat budur.
    Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir.
    Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazen bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir.
    Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir.
    Asa-yı Musa (RNK) - 22

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    49 min
  • İstikametin En Büyük Keramet Olduğunun Delili | Yedinci Şua | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    Sonra, o seyyah-ı âlem asırlarda gezerken, müceddid-i elf-i sâni, İmam-ı Rabbanî Ahmed-i Farukî'nin medresesine rast geldi, girdi; Onu dinledi.
    O İmam, ders verirken diyordu:
    "Bütün tarîkatların en mühim neticesi, hakaik-i imaniyenin inkişafıdır." ve "Bir tek mes'ele-i imaniyenin vuzuh ile inkişafı, bin keramata ve ezvaka müreccahtır."
    Hem diyordu: "Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: "Mütekellimînden ve ilm-i Kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delail-i akliye ile kemal-i vuzuh ile isbat edecek." Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki {(Haşiye): Zaman isbat etti ki: O adam, adam değil, Risale-i Nur'dur.
    Belki ehl-i keşif, Risale-i Nur'u ehemmiyetsiz olan tercümanı ve naşiri suretinde -keşiflerinde- müşahede etmişler; "bir adam" demişler.} o adamım diye, iman ve tevhid bütün kemalât-ı insaniyenin esası, mâyesi, nuru, hayatı olduğunu ve
    تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ
    düsturu, tefekkürat-ı imaniyeye ait bulunması ve Nakşî tarîkatında hafî zikrin ehemmiyeti ise, bu çok kıymetdar tefekkürün bir nevi olmasıdır." diye talim ederdi.
    Seyyah tamamıyla işitti.
    Döndü nefsine dedi ki: Madem bu kahraman imam böyle diyor ve madem bir zerre kuvvet-i imaniyenin ziyadeleşmesi, bir batman marifet ve kemalâttan daha kıymetlidir ve yüz ezvakın balından daha tatlıdır.
    Ve madem bin seneden beri iman ve Kur'an aleyhinde teraküm eden Avrupa feylesoflarının itirazları ve şübheleri yol bulup ehl-i imana hücum ediyor.
    Ve bir saadet-i ebediyenin ve bir hayat-ı bâkiyenin ve bir Cennet-i daimenin anahtarı, medarı, esası olan erkân-ı imaniyeyi sarsmak istiyorlar.
    Elbette herşeyden evvel imanımızı taklidden tahkike çevirip kuvvetlendirmeliyiz.
    Öyle ise, haydi ileri!
    Gel, bulduğumuz birer dağ kuvvetindeki bu yirmidokuz mertebe-i imaniyeyi namazın mübarek tesbihatının mübarek adedi olan otuzüç mertebesine iblağ etmek fikriyle, bu ibretgâhın bir üçüncü menzilini daha görmek için Bismillahirrahmanirrahîm'in anahtarı ile zîhayat âlemindeki idare ve iaşe-i rabbaniyenin kapısını çalmalıyız ve açmalıyız diyerek, mahşer-i acaib ve mecma-ı garaib olan bu üçüncü menzilin kapısını istirhamla çaldı, Bismillahilfettah ile açtı.
    Üçüncü menzil göründü.
    Girdi, gördü ki: Dört hakikat-i muazzama ve muhita o menzili ışıklandırıyorlar ve güneş gibi tevhidi gösteriyorlar.
    Şualar (RNK) - 161

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    45 min
  • Mahşer Günü Pişman Olmamak İçin Bunları Yap! | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    Yedinci Nükte:
    Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeğe gelen nev'-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a'mal, bire bindir.
    Kur'an-ı Hakîm'in nass-ı hadîs ile herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.
    Ramazan-ı Şerifte herbir harfin, on değil bin ve Âyetü'l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum'alarında daha ziyadedir.
    Ve Leyle-i Kadir'de otuzbin hasene sayılır.
    Evet herbir harfi otuzbin bâki meyveler veren Kur'an-ı Hakîm, öyle bir nuranî şecere-i tûbâ hükmüne geçiyor ki; milyonlarla o bâki meyveleri, Ramazan-ı Şerif'te mü'minlere kazandırır.
    İşte gel, bu kudsî, ebedî, kârlı ticarete bak, seyret ve düşün ki: Bu hurufatın kıymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir hasarette olduğunu anla!
    İşte Ramazan-ı Şerif âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir
    meşher, bir pazardır.
    Ve uhrevî hasılat için, gayet münbit bir zemindir.
    Ve neşvünema-i a'mal için, bahardaki mâh-ı Nisandır.
    Saltanat-ı rububiyet-i İlahiyeye karşı ubudiyet-i beşeriyenin resm-i geçit yapmasına en parlak, kudsî bir bayram hükmündedir.
    Ve öyle olduğundan, yemek-içmek gibi nefsin gafletle hayvanî hâcatına ve malayani ve hevaperestane müştehiyata girmemek için oruçla mükellef olmuş.
    Güya muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine veyahut âhiret ticaretine girdiği için, dünyevî hâcatını muvakkaten bırakmakla, uhrevî bir adam ve tecessüden tezahür etmiş bir ruh vaziyetine girerek; savmı ile, Samediyete bir nevi âyinedarlık etmektir.
    Evet Ramazan-ı Şerif; bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır.
    Mektubat (RNK) - 435


    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    40 min
  • Bu Sorunun Cevabını Bilemezsen Bitersin! | 23. Söz | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    DÖRDÜNCÜ NÜKTE:
    İnsan şu kâinat içinde pek nazik ve nâzenin bir çocuğa benzer.
    Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır.
    Çünki o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat ona musahhar olmuş.
    Eğer insan zaafını anlayıp, kàlen, halen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdad eylese; o teshirin şükrünü eda ile beraber matlubuna öyle muvaffak olur ve maksadları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtîsiyle onun öşr-i mi'şarına muvaffak olamaz.
    Yalnız bazı vakit lisan-ı hal duasıyla hasıl olan bir matlubunu yanlış olarak kendi iktidarına hamleder.
    Meselâ: Tavuğun yavrusunun zaafındaki kuvvet, tavuğu arslana saldırtır.
    Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine musahhar edip onu aç bırakıp kendi tok oluyor.
    İşte cây-ı dikkat, zaaftaki bir kuvvet ve şâyan-ı temaşa bir cilve-i rahmet...
    Nasılki nazdar bir çocuk ağlamasıyla, ya istemesiyle, ya hazîn haliyle matlublarına öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona musahhar olurlar ki; o matlublardan binden birisine bin defa kuvvetçiğiyle yetişemez.
    Demek zaaf ve acz, onun hakkında şefkat ve himayeti tahrik ettikleri için küçücük parmağıyla kahramanları kendine musahhar eder.
    Şimdi böyle bir çocuk, o şefkati inkâr etmek ve o himayeti ittiham etmek suretiyle ahmakane bir gurur ile "Ben kuvvetimle bunları teshir ediyorum" dese, elbette bir tokat yiyecektir.
    İşte insan dahi Hâlıkının rahmetini inkâr ve hikmetini ittiham edecek bir tarzda küfran-ı nimet suretinde Karun gibi
    اِنَّمَٓا اُوت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ
    yani: "Ben kendi ilmimle, kendi iktidarımla kazandım" dese, elbette sille-i azaba kendini müstehak eder.
    Demek şu meşhud saltanat-ı insaniyet ve terakkiyat-ı beşeriye ve kemalât-ı medeniyet; celb ile değil, galebe ile değil, cidal ile değil, belki ona onun zaafı için teshir edilmiş, onun aczi için ona muavenet edilmiş, onun fakrı için ona ihsan edilmiş, onun cehli için ona ilham edilmiş, onun ihtiyacı için ona ikram edilmiş.
    Ve o saltanatın sebebi, kuvvet ve iktidar-ı ilmî değil, belki şefkat ve re'fet-i Rabbaniye ve rahmet ve hikmet-i İlahiyedir ki; eşyayı ona teshir etmiştir.
    Evet, bir gözsüz akrep ve ayaksız bir yılan gibi haşerata mağlub olan insana, bir küçük kurttan ipeği giydiren ve zehirli bir böcekten balı yediren; onun iktidarı değil, belki onun zaafının semeresi olan teshir-i Rabbanî ve ikram-ı Rahmanîdir.
    Sözler (RNK) - 354


    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    1 hr 2 min
  • Hayvan Gibi Yaşamaya Son Ver! | Yirmidördüncü Söz - Dördüncü Meyve | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    Dördüncü Meyve:
    Ey nefis!
    Ehl-i dünyaya, hususan ehl-i sefahete, hususan ehl-i küfre bakıp surî zînet ve aldatıcı gayr-ı meşru lezzetlerine aldanıp taklid etme.
    Çünki sen onları taklid etsen, onlar gibi olamazsın.
    Pek çok sukut edeceksin.
    Hayvan dahi olamazsın.
    Çünki senin başındaki akıl, meş'um bir âlet olur.
    Senin başını daima döğecektir.
    Meselâ: Nasılki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur.
    O elektrikten teşa'ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş.
    Şimdi birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer.
    Ve başka sarayda büyük elektrik lâmbasıyla merbut olmayan küçük elektrik lâmbaları, her menzilde bulunuyor.
    O saray sahibi büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir.
    Onunla işini görebilir, hırsızlar istifade edemezler.
    İşte ey nefsim!
    Birinci saray, bir müslümandır.
    Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır.
    Eğer onu unutsa, el'iyazü billah kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez.
    Belki hiçbir kemalâtın yeri ruhunda kalamaz, hattâ Rabbini de tanımaz.
    Mahiyetindeki bütün menziller ve latîfeler, karanlığa düşer ve kalbinde müdhiş bir tahribat ve vahşet oluyor.
    Acaba bu tahribat ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp
    ünsiyet edebilirsin?
    Hangi menfaati bulup o tahribat zararını onunla tamir edersin?
    Halbuki ecnebiler, o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın nurunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bazı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler.
    Onların manevî kemalât-ı ahlâkiyelerine medar olacak Hazret-i Musa ve İsa Aleyhimesselâm'a bir nevi imanları ve Hâlıklarına bir çeşit itikadları kalabilir.
    Ey nefs-i emmare!
    Eğer desen: "Ben, ecnebi değil, hayvan olmak isterim." Sana kaç defa söylemiştim: "Hayvan gibi olamazsın.
    Zira kafandaki akıl olduğu için, o akıl geçmiş elemleri ve gelecek korkuları tokatıyla senin yüzüne, gözüne, başına çarparak dövüyor.
    Bir lezzet içinde bin elem katıyor.
    Hayvan ise, elemsiz güzel bir lezzet alır, zevkeder.
    Öyle ise, evvelâ aklını çıkar at, sonra hayvan ol.
    Hem
    كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ
    sille-i te'dibini gör."
    Sözler (RNK) - 392

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    26 min
  • Ramazanın Ruhunu Nasıl Devam Ettirebilirim? | Bursa Tv | Said Şaşmaz
    Okunan Bölüm

    İkinci Risale olan İkinci Kısım
    Ramazan-ı Şerife dairdir
    [Birinci kısmın âhirinde şeair-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden şeairin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu ikinci kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir.
    Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden "Dokuz Nükte"dir.]
    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
    شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓى اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَ الْفُرْقَانِ
    Birinci Nükte:
    Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir.
    Hem şeair-i İslâmiyenin a'zamlarındandır.
    İşte Ramazan-ı Şerifteki orucun çok hikmetleri; hem Cenab-ı Hakk'ın rububiyetine, hem insanın hayat-ı içtimaiyesine, hem hayat-ı şahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niam-ı İlahiyenin şükrüne bakar hikmetleri var.
    Cenab-ı Hakk'ın rububiyeti noktasında orucun çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Cenab-ı Hak zemin yüzünü bir sofra-i nimet suretinde halkettiği ve bütün enva'-ı nimeti o sofrada مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ bir tarzda o sofraya dizdiği cihetle, kemal-i rububiyetini ve rahmaniyet ve rahîmiyetini o vaziyetle ifade ediyor.
    İnsanlar gaflet perdesi altında ve esbab dairesinde o vaziyetin ifade ettiği hakikatı tam göremiyor, bazan unutuyor.
    Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman birden muntazam bir ordu hükmüne geçer.
    Sultan-ı Ezelî'nin ziyafetine davet edilmiş bir surette akşama yakın "Buyurunuz" emrini bekliyorlar gibi bir tavr-ı ubudiyetkârane göstermeleri, o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli rahmaniyete karşı, vüs'atli ve azametli ve intizamlı bir ubudiyetle mukabele ediyorlar.
    Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar insan ismine lâyık mıdırlar?
    Mektubat (RNK) - 431

    Diğer sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

    İnstagram ✅ https://www.instagram.com/saidsasmaz/
    Facebook ✅ https://www.facebook.com/saidsasmaz16
    Twitter ✅ https://twitter.com/saidsasmazz


    Hisar Kapısı Hesaplarımız

    Facebook▶️ https://www.facebook.com/hisarkapisi/
    Instagram▶️ https://instagram.com/hisarkapisi?igs...
    Twitter ▶️ https://twitter.com/hisarkapisi

    KOMÜNİSTLERE DİZ ÇÖKTÜREN ADAM - KOCA MEHMET
    ➡️https://youtu.be/lAVeSDHvy-I

    MÜEBBETLİK SERİ KATİLDEN AĞLATAN İTİRAF !
    ➡️https://youtu.be/Wg2h6zxT7lc

    SENİ GÜNAHLARA ÇAĞIRANLARA DE Kİ !
    ➡️https://youtu.be/GDRRSBwKYfw

    HARAMA BAKMAKTAN NASIL KURTULABİLİRİM ? | Said Şaşmaz
    ➡️https://youtu.be/fOiJ2y4CqAE

    BU VİDEOYU İZLEYEN NAMAZI BIRAKAMIYOR!
    ➡️https://youtu.be/emjF9YZAe8Umyıpmaım
    55 min

About Said Şaşmaz

From the publisher's feed

Eğitimci Yazar Said Şaşmaz’ın Resmi Kanalıdır.

Hisar Kapısı Medya Ekibi olarak; Said Şaşmaz sohbet-söyleşilerini derleyerek sizinle buluşturuyoruz. Lütfen kanalımıza abone olup, yayınlarımızı…