
Sign up to save your podcasts
Or


Büyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere
Ortada bir masa
Yanda bir kapı
Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı, camdan bir heykel
Sabah. Duvarda gün tanrıları
Rezneler, sedef otları- küpe çiçekleri görünür pencereden
Görünür ama görünmez
Yani hiçbir şey yerinde değil pek.
Bugün ne?
Salı! O bile yerinde değil
Bir bardak, bir sürahi yerinden edilmiş
Bir çıkrık, bir zaman dışını kolaçan eder şöyle
İyi...
Biz buna bir durumun sınırsız gelişimi diyoruz
Diyoruz; sanki o her şey kadar bir her şeyi getirir, yığar
Bir su gürültüsü, bir pul koleksiyonu, bir duanın yaratılışı duyulur bu ara
Duyulmaz ama duyulur
Başlar çünkü onlar da; yani pul, su gürültüsü, dua
Başlar bir insan gibi; süreyi, düzeni, ölümü taşımaya
Sabah.
Duvarda gün tanrıları...
Birinin süresiz terlik giyeceği tutmuştur yukarı katta
Aşağıda, iskemle gıcırtısı, Tütün kokusu,
koku
Yaz kelebeği tadında bir soluma...
Yer değiştirme, kımıltı
Tekrar soluma...
Kadın,
Sessizlik.
Gün ışır iyiden iyiye, odanın orta yerinde bir kayalık
Sarı bir kertenkele... onunla her şey bir iki sıçrar, durur
Başkaldırır, düşer
Bir taşın ikiye bölünmesi işitilir. Sonra?
Bir su arayışı, bir bozgun... Biz buna benzer her şey diyoruz, her şey
her şey, her şey
Bir gül çukuru tersine döner, bir alev kıyısı doğurganlaşır
Yani olanlar olmuştur bir kere
Bir kartal donakalmıştır sıcaktan.
Bir U sesi duyulur
Yaratılmaya uygun bir ses, U
Uzağa bakar kartal. O kadar bakar ki,
bakmaz,
Taş kesilmiştir taş, boynu ileri düşmüştür
Tanrım bize bir salıncak!
Çok çabuk geçmek için, şu olup bitenleri Bir daha,
bir daha,
bir daha Unutmak unutmak unutmak
Tanrım!
Taş kesilmemek için taş
Bunu, evrenin sonsuzluğu diye yorumlar-varlığı olmayan bir söz
Kadınsa kımıldamak ister, olmaz
Yer değiştirmek ister, olmaz
Solumak birdenbire.... yine olmaz
Olacak bir şey boşuna aranır, boşuna boşuna boşuna
Bir kaya daha çatlar
Sonra ne? Sabah! İyi bir gün başlar ne de olsa
Tepeden tırnağa beyazlar giyinmiştir kadın
Ne var ki bir kadın gibi değil, bir aşk, bir umut gibi değil
Bir aralık gibi durur dünyada
Tanrım
Ona bir salıncak!
Günaydın!
İyi bir gün başlar ne de olsa
İyi bir gün başlar. Dünyadayız artık.
Bunu, evrenin sonsuzluğu diye yanıtlar varlığı olmayan bir söz
Yok canım! kimsenin bir şey dediği yok, söylenmiş bazı sözler yaşıyor, o kadar
İşte, Yaşamış bir kadın yaşıyor orada
Yitmek, hani durmadan yitmek... ulaşmak bir aşkınlığa
Var ya, Orada
Tek imge kayalardır, işte orada
Yaşar hiç konuşmadıklarınız, Dışa vurmadıklarınız, şimdi orada
Her şey hep kayalardır; otlar da böcekler de, sular da
Günler de, zamanlar da
-Görünen bir zamandır, çünkü orada-
Bir ayak boyu yerde, bir kadın Bırakılmış gibi yıllarca
Tanrım ona bir salıncak!
Taş kesilmesin diye taş, Donakalmasın diye boşlukta.
By HedablidaBüyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere
Ortada bir masa
Yanda bir kapı
Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı, camdan bir heykel
Sabah. Duvarda gün tanrıları
Rezneler, sedef otları- küpe çiçekleri görünür pencereden
Görünür ama görünmez
Yani hiçbir şey yerinde değil pek.
Bugün ne?
Salı! O bile yerinde değil
Bir bardak, bir sürahi yerinden edilmiş
Bir çıkrık, bir zaman dışını kolaçan eder şöyle
İyi...
Biz buna bir durumun sınırsız gelişimi diyoruz
Diyoruz; sanki o her şey kadar bir her şeyi getirir, yığar
Bir su gürültüsü, bir pul koleksiyonu, bir duanın yaratılışı duyulur bu ara
Duyulmaz ama duyulur
Başlar çünkü onlar da; yani pul, su gürültüsü, dua
Başlar bir insan gibi; süreyi, düzeni, ölümü taşımaya
Sabah.
Duvarda gün tanrıları...
Birinin süresiz terlik giyeceği tutmuştur yukarı katta
Aşağıda, iskemle gıcırtısı, Tütün kokusu,
koku
Yaz kelebeği tadında bir soluma...
Yer değiştirme, kımıltı
Tekrar soluma...
Kadın,
Sessizlik.
Gün ışır iyiden iyiye, odanın orta yerinde bir kayalık
Sarı bir kertenkele... onunla her şey bir iki sıçrar, durur
Başkaldırır, düşer
Bir taşın ikiye bölünmesi işitilir. Sonra?
Bir su arayışı, bir bozgun... Biz buna benzer her şey diyoruz, her şey
her şey, her şey
Bir gül çukuru tersine döner, bir alev kıyısı doğurganlaşır
Yani olanlar olmuştur bir kere
Bir kartal donakalmıştır sıcaktan.
Bir U sesi duyulur
Yaratılmaya uygun bir ses, U
Uzağa bakar kartal. O kadar bakar ki,
bakmaz,
Taş kesilmiştir taş, boynu ileri düşmüştür
Tanrım bize bir salıncak!
Çok çabuk geçmek için, şu olup bitenleri Bir daha,
bir daha,
bir daha Unutmak unutmak unutmak
Tanrım!
Taş kesilmemek için taş
Bunu, evrenin sonsuzluğu diye yorumlar-varlığı olmayan bir söz
Kadınsa kımıldamak ister, olmaz
Yer değiştirmek ister, olmaz
Solumak birdenbire.... yine olmaz
Olacak bir şey boşuna aranır, boşuna boşuna boşuna
Bir kaya daha çatlar
Sonra ne? Sabah! İyi bir gün başlar ne de olsa
Tepeden tırnağa beyazlar giyinmiştir kadın
Ne var ki bir kadın gibi değil, bir aşk, bir umut gibi değil
Bir aralık gibi durur dünyada
Tanrım
Ona bir salıncak!
Günaydın!
İyi bir gün başlar ne de olsa
İyi bir gün başlar. Dünyadayız artık.
Bunu, evrenin sonsuzluğu diye yanıtlar varlığı olmayan bir söz
Yok canım! kimsenin bir şey dediği yok, söylenmiş bazı sözler yaşıyor, o kadar
İşte, Yaşamış bir kadın yaşıyor orada
Yitmek, hani durmadan yitmek... ulaşmak bir aşkınlığa
Var ya, Orada
Tek imge kayalardır, işte orada
Yaşar hiç konuşmadıklarınız, Dışa vurmadıklarınız, şimdi orada
Her şey hep kayalardır; otlar da böcekler de, sular da
Günler de, zamanlar da
-Görünen bir zamandır, çünkü orada-
Bir ayak boyu yerde, bir kadın Bırakılmış gibi yıllarca
Tanrım ona bir salıncak!
Taş kesilmesin diye taş, Donakalmasın diye boşlukta.