Şiirlenelim

Sen Eve Dönünce- Kemal Hamamcıoğlu


Listen Later

Dualarla düğüm attığın ipi düşünüyorum. Üç balkonlu adada, düğümlerini gevşek bıraktığın hani. Senleyken duaları düşünüyorum. Sallanarak düşlüyorum attığın düğümleri.

Sonra beyaz bir oda… Sen, kırmızı radyo ve kırmızı bisiklet. Söz sardunyalar yok...Sadece beyaz güller var. Bi de altından tutulmuş kahve kupaları.

Güzel bir havada, güzel bir ülkede telaşa gelmeden yol yürümek ve yürüyüşün sonunda da hoş bir manzarayla karşılaşmak....

Aynı şehirde uyandıysak, mutlu uyanıyorum. Çok güçlü uyanıyorum. Sen varsan bu şehirde, deviremezler beni.

Kim kiminle aynı şehirde güçlü uyanıyor ki bizim gibi?

Seninleyken hep müzik var. ''Alo'' diyor. 

''Konuşmayacak mısın?'' diyor. 

''Peki'' diyor. 

Bir vapur gibi geçiyor sesin ağır ağır. Boğazımdan değil, omuzlarımdan. Omuzlarımdan ne zaman sesin geçse, öyle işte. Tok. Güçlü. Çok yalnızım, der gibi. 

Ağır, çok ağır. Sen eve dönünce, ağır ağır... Yine. Ağır ağır özledim.

Bazı kadınlar çok güzel içiyor biliyor musun?

Ama sen kendi boşluğunu bile tekrar tekrar kendinle doldururken, öyle sakin bir öfkeyle içiyorsun ki… Tekrar tekrar…Vazgeçmeden. Hiç kırılmıyor, yere düşmüyor. Hiç. Ondan hep güzelsin. 

Onu çok özledim, derken mesela. Senden güzeli yoktu. Senden güzeli yok. Senden yalnız ve güzel su içeni yok.

Neler yaşadığını bilemem...Ama yaşayacaklarına ortak olabilirim. Hayatın yetmediği, bir hayatın var olduğunu sende gördüm. Suyun yaşamaya yetmediğini. Zamanın çok öncesinde bir sürü şarkı. Bir sürü söz. Bir sürü yol. Bir sürü kaza. Bir sürü enkaz. Bir sürü cam. Kim makasını çalmak istese, yanlış makasa gitti. Kim makasını kesmek istese yanlış ormanı kesti. Zaten hangimiz neyi ilk defa kaybediyoruz ki?

Bak mesela, ikimiz birbirimizi kaç kez kaybettik

Kaç balık öldü akvaryumda...Kaç kez ''Bu defa son.'' dedik

Sen kal, tamam mı? 

Sesi sonuna kadar aç! Sesi aç!

Biliyorum...Söylemiştin, heves etmek için bile çok geç

Galiba ben yağmaktan çoktan vazgeçmiş bir yağmurum

Yeraltından geçmeyen seslere tokat gibi çarpıyor sesin. Duvardan duvara çarpıyor sesin. Beyaz koltuktan siyah koltuğa çarpıyor sesin. Sesin aşkı arayanlara çarpıyor en çok.

O sesin var ya, ahşap merdivenlere de çarpıyor, Beyoğlu’nda demir raylarda tökezleyenlere de, sabahın beş kırk beşinde...

Bazıları güzel şeyler duyuyor hala sabahın beş kırk beşinde.

Bazıları hala radyoda müziğini arıyor.

Kırmızı bir radyoya sekiz yaş günü gibi bakan bir kadın var mesela üst katta.

Ama sen hep gel tamam mı? Sen hep kal...

Dualarla düğüm attığın ipi düşünüyorum. Ne olursun, ne olursun...Ne olursun ipi tut.


...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida