
Sign up to save your podcasts
Or


Yüzünü rüzgar kokularına sürmelisin
Anılarla çoğalan yalnızlık akşamlarına
Kuşkulu araba farlarına
Sokak fenerlerine
Ve hatta yoksul işçi evlerinin perdesiz güneşli camlarına
Yüzünü hayatın her yerine sürmelisin
Geceleri yüzünün her çizgisinde darağaçları kurulup
Sabahları yıkılır yeniden
Umarsız katledilir şiir
Bir içimlik aşklar yüzünden
Leyleği hep yuvasında görüp
Baca temizleyicilerini uçururuz
Her göç mevsimi
Yalnızlığını tanrıyla paylaşan insanların arasında
Nasıl bilebiliriz aşkın yanmamış bir sigara olduğunu?
Ve bitmeye başladığını yakıldığı anda?
Günler patlıcan ile kırağı hesabında
Yeni kimlikler aramakla geçiyor zaman
Bulvarlarda serçe ötüşü tavında
Saçlarını denize salan asırlık salkım söğüdün öyküsünü unut
Kaynağına akan ırmaklar gördüm
Şehirlerin çukurunda telef olan hayatlar
Hiçbir sırrı kalmadı artık yaşadıklarımızın
Bütün maskelerimi çöpe attım
Çıkardım parmaklarımdan kirli kılıfları
Yazdığım şiirleri yaktım
Seni her gördüğümde ellerinde çiçek demetleri
Avuçlarının içi yosunlu imge yuvası
Ama koparılmış çiçekler mezarlıktır
Toprak cesetlerin içine gömülür
Aşkın ve kavganın yasası yoktur çünkü
Bir de dili
İşte hep böyle kocaman bir çocuk olarak kalacağız
Kitap aralarında çiçek kurutarak,
Şiirler de kuruyacak
Hayatımız gibi
Ve şiir kurularını yakmak isterken
Yağmur sonrasının hüznünde küllenecek aşkımız
Evine yeni eşyalar değil yeni kitaplar al
Takvim yapraklarıyla kapla onları
Zamana karşı direnen tek şey kitaplardır çünkü
Ve ancak bilgi güzelleştirebilir dünyayı
Teslimiyet kokularını sürme yanaklarına
Aşklar içinde taşısa da yanlızlıklarını
Korkma
Kendine bile itiraf edemiyorsa insan bazı şeyleri
Gün gün ölüyor demektir
Bir şiir yazılır sanıyordum
Pek de güzel yanılıyordum
İnsanların artık gözleri açık uyuyup
Elleriyle düşler gördüğü
Şiirin ise yasadışı olduğu yeraltı günlerinde yaşıyoruz
Ve cumartesi eylemlerinde çoğaltıyoruz kentli çaresizliğimizi
Karanlığı yüreğinde taşıyorsa insan
Acısı elbet kerbela çiçeğidir
Bir avuç yürek kanıyla beslenir
Yaşamaktan mı yoruldun itiraf et öyleyse
Yorgunluğu duymak bile yaşama sevinci değil mi
Bırak adımızı anmasın kimse
Aslında bitimsiz bir satranç maçıdır ömrümüz
Her şah çekilişinde telaşlanıp veziri feda ediyoruz
Kendimizle sevişiyoruz sabahlara kadar
Unuttuk bir büyük yalnızlık içinde
Kendi yalnızlığımızın anlamını
By HedablidaYüzünü rüzgar kokularına sürmelisin
Anılarla çoğalan yalnızlık akşamlarına
Kuşkulu araba farlarına
Sokak fenerlerine
Ve hatta yoksul işçi evlerinin perdesiz güneşli camlarına
Yüzünü hayatın her yerine sürmelisin
Geceleri yüzünün her çizgisinde darağaçları kurulup
Sabahları yıkılır yeniden
Umarsız katledilir şiir
Bir içimlik aşklar yüzünden
Leyleği hep yuvasında görüp
Baca temizleyicilerini uçururuz
Her göç mevsimi
Yalnızlığını tanrıyla paylaşan insanların arasında
Nasıl bilebiliriz aşkın yanmamış bir sigara olduğunu?
Ve bitmeye başladığını yakıldığı anda?
Günler patlıcan ile kırağı hesabında
Yeni kimlikler aramakla geçiyor zaman
Bulvarlarda serçe ötüşü tavında
Saçlarını denize salan asırlık salkım söğüdün öyküsünü unut
Kaynağına akan ırmaklar gördüm
Şehirlerin çukurunda telef olan hayatlar
Hiçbir sırrı kalmadı artık yaşadıklarımızın
Bütün maskelerimi çöpe attım
Çıkardım parmaklarımdan kirli kılıfları
Yazdığım şiirleri yaktım
Seni her gördüğümde ellerinde çiçek demetleri
Avuçlarının içi yosunlu imge yuvası
Ama koparılmış çiçekler mezarlıktır
Toprak cesetlerin içine gömülür
Aşkın ve kavganın yasası yoktur çünkü
Bir de dili
İşte hep böyle kocaman bir çocuk olarak kalacağız
Kitap aralarında çiçek kurutarak,
Şiirler de kuruyacak
Hayatımız gibi
Ve şiir kurularını yakmak isterken
Yağmur sonrasının hüznünde küllenecek aşkımız
Evine yeni eşyalar değil yeni kitaplar al
Takvim yapraklarıyla kapla onları
Zamana karşı direnen tek şey kitaplardır çünkü
Ve ancak bilgi güzelleştirebilir dünyayı
Teslimiyet kokularını sürme yanaklarına
Aşklar içinde taşısa da yanlızlıklarını
Korkma
Kendine bile itiraf edemiyorsa insan bazı şeyleri
Gün gün ölüyor demektir
Bir şiir yazılır sanıyordum
Pek de güzel yanılıyordum
İnsanların artık gözleri açık uyuyup
Elleriyle düşler gördüğü
Şiirin ise yasadışı olduğu yeraltı günlerinde yaşıyoruz
Ve cumartesi eylemlerinde çoğaltıyoruz kentli çaresizliğimizi
Karanlığı yüreğinde taşıyorsa insan
Acısı elbet kerbela çiçeğidir
Bir avuç yürek kanıyla beslenir
Yaşamaktan mı yoruldun itiraf et öyleyse
Yorgunluğu duymak bile yaşama sevinci değil mi
Bırak adımızı anmasın kimse
Aslında bitimsiz bir satranç maçıdır ömrümüz
Her şah çekilişinde telaşlanıp veziri feda ediyoruz
Kendimizle sevişiyoruz sabahlara kadar
Unuttuk bir büyük yalnızlık içinde
Kendi yalnızlığımızın anlamını