Dönmeye başlayalı yaşlı dünya, Çok şeyler yaşadı insanlar
Ve doktorlar, Ölümden döndürebiliyor insanı
Çok şeyler değişti dünyada
Bilim ve teknikle, sevgiyle
Dalgalar gelip sessizliği örttü
Aydan asılanlar ağlama nasıl başladı...
Tanrım! Denizci olmak isteyen bütün çocuklar aydan asıldılar
Ağlama nasıl başladı? ölü yalnızlığını anlat onlara...
Gemi direklerinin ve ellerini kuşlara açan bize anlat, bize anlat
Bütün bıçakların sivri uçları var körpecik tenlerimiz için
Bütün gemilerin ve bütün ağaçların da ipleri ve mor halkaları var boyunlarımızda
Netleştirdim hayata bakışımı
Objektifleri ayarladım yeniden
Zaten ters görünüyordu evimden Sokağın yansıması
Aman, açık unutmayın parantezleri
Kapatın kapıları, camları
Böyle güzel oldu...daralttım diyaframları
Üstelik biraz daha düzeldi sanki Penceremin kadrajı
Bir çocuğun ipinden Fırladığından beri Dünya, hala dönüyor olmalı
Bulmalıyım kumlara karışıp yiten anları
Dışarıda ay, kötü bir güneş kopyası
Beynimin karanlık odası Hayattan kesitleri gizlediğim yer
Belleğim, sessizce kanasın
Gizleyin gözyaşlarınızı Güzel olmalısınız
Giyinin size biçilmiş esvapları
Kimse çıplak görmesin sizi...
Parşömende kendisiyle ilgili sızlanmaları okuyarak izliyor
Her şeyi yiyip tüketen bir avcı kuş, Kürsüde
Her şeyi görerek denetliyor mum ışığında
Harfleri gösteren âşık, Ağlamanın Ezgisel sesini duymak istiyor
Bir gün umutsuzluğa kapılırsan,
Ve engeller çıkarsa karşına,
Uzun, karanlık acımasız yolda
Uzaktaki belli belirsiz ışığı gör
Onu göremezsen eğer, Bir ışık yak kendine
Ama sakın ola umutsuzluğa kapılma
Uçurumun kenarında olsan da, Sıkı sıkıya sarıl yaşama
Gül delicesine, tüm gücünle
Kalbinin tüm hücreleriyle,
Ve ümidini,sevgini,inancını tüketme