Fluent Fiction - Turkish

Snowflakes and Proposals: Love in Winter's Embrace


Listen Later

Fluent Fiction - Turkish: Snowflakes and Proposals: Love in Winter's Embrace
Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-01-12-08-38-19-tr

Story Transcript:

Tr: Hagia Sophia'nın önünde, kışın ortasında bir gün... Okan, heyecanla Selin'le buluşmayı bekliyordu.
En: In front of Hagia Sophia, on a day in the middle of winter... Okan was eagerly waiting to meet Selin.

Tr: Kafasında önemli bir plan vardı.
En: He had an important plan in mind.

Tr: Okan, Selin'e evlenme teklif edecekti.
En: Okan was going to propose to Selin.

Tr: Yanında, her şeyin yolunda gitmesini sağlamak için Aylin de vardı.
En: To make sure everything went smoothly, Aylin was there with him.

Tr: Aylin, Okan’ın çocukluk arkadaşıydı ve bu özel anda ona yardım etmeye kararlıydı.
En: Aylin was Okan's childhood friend and was determined to help him at this special moment.

Tr: Okan, gözünü gökyüzüne çevirdi, hava beklenmedik bir şekilde ağırlaşmaya başlamıştı.
En: Okan turned his eyes to the sky; the weather had unexpectedly started to get heavier.

Tr: Birkaç saat önce sakin olan gök, şimdi kar taneleriyle doluydu.
En: The sky, which was calm a few hours ago, was now filled with snowflakes.

Tr: İlk başta, yağan karın romantik olduğunu düşündü.
En: At first, he thought the falling snow was romantic.

Tr: Ancak kar hızını artırdı.
En: However, the snow began to increase its pace.

Tr: Rüzgarla birlikte kar, yerde birikmeye başladı.
En: Along with the wind, the snow started to accumulate on the ground.

Tr: Selin, Habib Neccar Camii'nin büyüleyici güzelliği karşısında büyülenmişti.
En: Selin was mesmerized by the enchanting beauty of the Habib Neccar Mosque.

Tr: Okan'ın planını bilmiyordu.
En: She didn't know about Okan's plan.

Tr: Okan, içeri girmeyi umut ediyordu ama sert hava koşulları yüzünden Hagia Sophia erken kapanmıştı.
En: Okan was hoping to go inside, but due to the harsh weather conditions, Hagia Sophia had closed early.

Tr: Hayal kırıklığına uğradı.
En: He was disappointed.

Tr: Aylin, Okan'ı cesaretlendirdi.
En: Aylin encouraged Okan.

Tr: "Başka bir gün de yapabilirsin," dedi ama Okan'ın yüzünde başka bir kararlılık vardı.
En: "You can do it another day," she said, but there was a different determination on Okan's face.

Tr: Okan, derin bir nefes aldı.
En: Okan took a deep breath.

Tr: Her şey bu ana bağlıydı ve şimdi dışarıda, kar yağışı altında, Selin'in gözlerinin içine baktı.
En: Everything depended on this moment, and now, outside, amidst the snowfall, he looked into Selin's eyes.

Tr: "Selin," dedi, sesi biraz titriyordu ama cesurdu.
En: "Selin," he said, his voice trembling a bit but he was brave.

Tr: "Seni bu kadar sevdiğimi söylemek istiyorum ve bu anı daha fazla ertelemek istemiyorum."
En: "I want to tell you how much I love you, and I don't want to postpone this moment any longer."

Tr: Selin şaşkınlıkla baktı.
En: Selin looked on with astonishment.

Tr: Gözleri Okan'ın avucundaki yüzüğe kaydı.
En: Her eyes shifted to the ring in Okan's palm.

Tr: Etraflarını saran beyaz örtü altında ve karın sessizliği içinde, Okan diz çöktü.
En: Under the white cover surrounding them and in the silence of the snow, Okan kneeled down.

Tr: "Benimle evlenir misin?"
En: "Will you marry me?"

Tr: diye sordu.
En: he asked.

Tr: Selin'in dudaklarından şaşkın ama mutlu bir "Evet" çıktı.
En: A surprised yet happy "Yes" escaped from Selin's lips.

Tr: Gözleri dolmuş, mutluluğu yüzüne yansımıştı.
En: Her eyes were filled with tears, and her happiness reflected on her face.

Tr: Okan ayağa kalktı, Selin'e sarıldı.
En: Okan stood up and embraced Selin.

Tr: Karlar etraflarında dans ediyordu.
En: The snow was dancing around them.

Tr: Her şey planlandığı gibi gitmemişti ama bu an, onlara ait en güzel an olmuştu.
En: Not everything had gone as planned, but this moment had become the most beautiful one belonging to them.

Tr: Okan, spontane anların da özel olabileceğini anlamıştı.
En: Okan realized that spontaneous moments could also be special.

Tr: Planlar bazen değişirdi ama önemli olan aşkın kendisiydi.
En: Plans might change sometimes, but what mattered was love itself.

Tr: Kışın ortasında, Hagia Sophia'nın huzurlu varlığı önünde, aşklarını kutladılar.
En: In the middle of winter, in front of the peaceful presence of Hagia Sophia, they celebrated their love.

Tr: Ve hayatları boyunca hatırlayacakları eşsiz bir anları olmuştu.
En: And they had a unique moment that they would remember for the rest of their lives.


Vocabulary Words:
  • eagerly: heyecanla
  • propose: evlenme teklif etmek
  • determined: kararlı
  • unexpectedly: beklenmedik bir şekilde
  • enchanted: büyülenmiş
  • harsh: sert
  • disappointed: hayal kırıklığına uğradı
  • trembling: titriyordu
  • astonishment: şaşkınlık
  • embraced: sarılmak
  • spontaneous: spontane
  • accumulate: birikmek
  • calm: sakin
  • mesmerized: büyülenmiş
  • encouraged: cesaretlendirmek
  • postpone: ertelemek
  • perspective: perspektif
  • reflection: yansıma
  • silence: sessizlik
  • overwhelmed: hisselenmiş
  • tenderness: şefkat
  • authentic: özgün
  • bravery: cesaret
  • swirl: dönmek
  • unique: eşsiz
  • plan: plan
  • conditions: koşullar
  • presence: varlık
  • celebrate: kutlamak
  • kneeled: diz çöktü
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Fluent Fiction - TurkishBy FluentFiction.org