Sosyoloovlog’un "Cins Kırımı" sezonunda bugün, insanlık tarihinin en büyük ve en organize entelektüel gasp hikayesini deşifre ediyoruz.
Okullarda ve ders kitaplarında "medeniyetin temelleri" diye anlatılan hukukun, sanatın, tarımın ve toplumsal düzenin; aslında binlerce yıllık kadın kültüründen çalınmış değerler üzerine kurulduğunu biliyor muydunuz?
Bu bölümde, Sümer mitolojisinin bize bir "düzenbazlık ve hırsızlık masalı" gibi sunduğu İnanna ve Enki hikayesinin arkasındaki gerçek sosyolojik zemine bakıyoruz. Kutsal yasalar yani "Me"ler gerçekte neydi? Kadının binlerce yıllık canlı hafızası, şifacılığı ve doğa bilgisi zigguratlarda nasıl gasp edildi? Bedenin, rahmin ve beynin parçalanışıyla o eril medeniyet kalesi nasıl inşa edildi?
İnanna’nın o gün başlattığı öz hakkına sahip çıkma direnişi bugün hâlâ devam ediyor. Bize ait olanı, çalınan hafızamızı geri almaya geldik.
🎧 Kulaklığınızı takın, arkaya yaslanın. Çalınan hakikati ait olduğu yere iade ediyoruz.