T24 Podcast

T24 Podcast

By T24News
Download on the App Store

T24 Podcast episodes

  • Anadolu insanının Osmanlı İmparatorluğu zamanında tanıştığı bale nedir?

    Zarafet, sanatsal ifade ve teknik beceri gerektiren bir dans türü olan bale, Türkiye’de (bazı münferit girişimler olsa da) Devlet Opera ve Balesi'nin sahibi olduğu ve sadece altı şehirde bulunan sahnelerde yapılıyor.

    Anadolu insanı baleyle Osmanlı İmparatorluğu’nun Batılılaşma dönemiyle birlikte tanıştı. Tanzimat Dönemi'nde Batılı müzik formları ve tiyatronun bilinir hale gelmesiyle birlikte özellikle sarayda ve Pera'daki tiyatrolarda Avrupalı bale topluluklarının gösterileri sergilendi. Osmanlı'da bale, halk arasında yaygın bir sanat dalı olmasa da elit kesimin dikkatini çekti.
    Cumhuriyet'in ilanı, sanatta ve kültürde modernleşme hamlelerini beraberinde getirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün sanat ve kültüre verdiği önemle tiyatro, opera ve diğer sanat dalları gibi bale de, modernleşme ve batılılaşma hamlelerinin bir parçası oldu. Avrupa’ya eğitime gönderilen sanatçılar, Türkiye'ye döndüklerinde bale ve diğer sahne sanatlarının gelişmesine katkıda bulundu.
    İngiliz Kraliyet Balesi'nin de kurucusu olan İngiliz bale sanatçısı Dame Ninette de Valois, Türkiye'de modern balenin temellerini atan isimlerden biri oldu. Onun katkılarıyla 1940'larda hem bale eğitimi hem de sahne performansları organize edildi. Türkiye’deki profesyonel anlamda bale eğitiminin verildiği ilk kurum olan Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü bu atılımların neticesinde 1948 yılında kuruldu. Müziği Nevit Kodallı'ya, koreografisi Oytun Turfanda'ya ait olan ilk büyük Türk balesi Hürrem Sultan ise 1976'da sahnelendi.
    Bugün hem ulusal hem de uluslararası düzeyde gelişimini sürdüren opera ve balenin, Türkiye’de de 2023 yılında bir önceki sezona göre izleyici sayısı yüzde 30,2 arttı.
    Opera, bale ve klasik müzik dünyasını keşfetmek için başladığımız söyleşi serimizin ikinci bölümünde ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi baş dansçıları Batur Büklü, Büşra Ay ve M. Çağatay Özmen; bale sanatını, eğitimini, iş imkanlarını ve Türkiye’de bale sanatçısı olmayı T24’ten Faruk Ekici'ye anlattı.

    Video

    9 min
  • Şans ve ruh burcunu biliyor musun? | 'Kısmet ve Niyet'in yazarı Hakan Kırkoğlu anlatıyor

    Hayat, bir yolculuk ve bu yolculuk rastlantılara mı bağlı, yoksa görünmeyen iplerler mi şekilleniyor? Göklerin Bilgeliği Okulu’nun kurucusu Hakan Kırkoğlu, Alfa Yayınları’ndan yeni çıkan Kısmet ve Niyet adlı kitabında, astrolojiyi insanın içsel yolculuğunun rehberi olarak ele alıyor. Kendisinin geliştirdiği benzersiz yöntemlerle, doğum haritalarındaki semboller üzerinden insanın kısmet, niyet, şans ve ruh burçları gibi derin kavramlarla hayatını şekillendirme yollarını keşfetmemize yardımcı oluyor.

    Kırkoğlu, kitapta sadece astrolojik haritalara değil, aynı zamanda kısmetin, niyetin, şansın, ruhun ve doğru zamanda harekete geçmenin (Kairos) önemine değiniyor. Hayat yolculuğunda karşılaştığımız dönüm noktaları ve içsel rehberliğimizin nasıl şekillendiği üzerine derinlemesine bir bakış açısı sunuyor. Ayrıca, Hakan Kırkoğlu’nun astrolojiye ve tarihsel altyapıya dair derin bilgiye sahip bir uzman olarak, astrolojinin kökenlerini, evrimini ve psikolojik alt yapısını çok iyi bildiğini de vurgulamak gerek. Hakan Kırkoğlu ile buluştuk ve hayatımızdaki rastlantıların, zorunlulukların anlamlarını ve değiştirme gücümüzü konuştuk.

    Video

    59 min
  • Şarkı söyleyen herkes opera sanatçısı olabilir mi?

    1998 yılından bu yana düzenlenen ve Türkiye opera dünyasında önemli bir kariyer basamağı olarak kabul gören Siemens Türkiye Opera Yarışması'nın geçen yıl 26'ncısı düzenlendi.

    Başvuran 50 yetenekli genç şancından son üçe kalan yarışmacılar geçen kasım ayında Kadıköy Süreyya Operası’nda gerçekleşen final konseriyle ödüllerini aldılar.
    Gecede yarışmanın birincisi Güneş Uluçay, ikinciliği paylaşan Berke Tükenmez ve Nazlıcan Karakaş, üçüncüsü Emre Parlar; yarışmanın 2023 yılı birincisi Eda Umay Akan ve 2007 yılı üçüncüsü, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Müdürü Caner Akgün ile birlikte İDOB başkorrepetitörü piyanist Fügen Yiğitgil eşliğinde performanslarını sergilediler.
    26. Siemens Opera Yarışması birincisi Güneş Uluçay, nasıl opera sanatçısı olunduğunu, eğitim sürecini, zorluklarını ve avantajlarını, operadaki ses farklılıklarını; Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya ise yarışmanın tarihini, sürecini, başvuru kriterlerini, teknolojiyi sanata nasıl entegre ettiklerini T24'ten Faruk Ekici'ye anlattı.

    Video

    17 min
  • Televizyonda ‘Gassal’ gördük de ne oldu? Ölünce bizi yıkaması için en az 3 çocuk mu yapmalı? // Ekran Aşkına

    T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile T24 editörü Hazal Sipahi’nin dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına’nın yeni bölümünde Gassal dizisi mercek altında.

    Kimi zaman kimsesiz insanların cenazesini yıkayan Baki, onlar gibi olmamak için hayatını değiştirmeye karar verir. Sosyalleşmeyi, toplum içine karışmayı deneyimleyen ve kendisini yıkayacak birini bulmak için çabalayan Baki, 30'lu yaşlarına kadar uzak durduğu şeylerin gerçekten anlamsız olduğunu keşfeder. Geçmişinde yaşadığı büyük travmalarla yüzleşir ve yaşadığı kaygının nedeninin ölüm korkusu olduğunu anlar.
    ‘Ölünce beni kim yıkayacak?’ sorusu tekrarlandıkça anlamsızlaşıyor mu?

    Video

    16 min
  • ‘Çarpışma’ anı kameralarda; atletler birincilikten nasıl geriye düştü? // 60 Saniyede Olimpiyatlar

    Los Angeles 1984 Olimpiyatları’ndaki, kadınlar 3000 metre yarışı, dramatik bir olayla hafızalara kazındı: Zola Budd ve Mary Decker çarpışması.

    Zola Budd, Güney Afrikalı bir atletti ancak apartheid rejimi nedeniyle Güney Afrika'nın uluslararası spor müsabakalarına katılması yasaktı. Budd, İngiliz vatandaşlığı alarak Olimpiyata katılabildi. O dönemde, genellikle çıplak ayakla koşmasıyla tanınıyordu. Mary Decker ise Amerikalı bir orta mesafe koşucusuydu ve kariyeri boyunca birçok dünya rekoru kırmıştı, o yıl Olimpiyatların ev sahibi ülkesinin büyük favorisi olarak yarışıyordu. Medyada sıklıkla bu iki isim birbiriyle karşılaştırılıyordu ve rekabet büyüktü…
    Berna Abik’in sunumuyla dünden bugüne Olimpiyat tarihinde yaşanan olayların anlatıldığı ’60 Saniyede Olimpiyatlar’ın yeni bölümünde büyük çarpışma var.

    Video

    2 min
  • Madalya uğruna sakatlanmayı göze alan bir sıçrayışın anatomisi // 60 Saniyede Olimpiyatlar

    Sakatlanmış olsanız da madalya uğruna yarışa katılmayı kabul eder miydiniz?

    Kerri Strug, ABD’nin gelmiş geçmiş en iyi kadın jimnastikçilerinden biri olmasa da Atlanta 1996 Olimpiyatları'nda atlama masasında yaptıklarıyla en iyi hatırlananı olabilir. 18 yaşındaki sporcu, ‘Magnificent Seven’ yani ‘Muhteşem Yedili’ olarak bilinen grupla altın madalya için yarışıyordu. Ancak, finalde rekabet kızıştığında, takımın başarısı Keri Strug'un omuzlarında yükselecekti. Birincilik onun atlayışına bağlıydı. Atlama Masası’ndaki ilk atlayışında düşen Strug, ikinci atlayış için yerini almaya giderken, ayağının sakatlandığını hissetti. Sekerek ilerlerken antrenörüyle göz göze geldi. Rumen disiplininden gelen gözü kara antrenör Bela Karolyi ise ona “Yapabilirsin” diye seslendi. Strug, Karoly’yi dinledi ve ikinci kez atlama hakkını kullandı. Bu sefer havadaki hareketlerinin ardından iki ayağının üzerinde durmayı başarmıştı. Ancak inişini tamamladığında acı içinde olduğu açıkça belliydi. Olağanüstü bir dayanıklılık göstererek, sakat bacağı üzerinde kısa bir süre dengede durmayı başardı ve ardından gözyaşları içinde yere kapandı.
    Sporcuya acısını unutturan tek şey ise, altın madalyayı göğüslemiş olmalarıydı. Antrenör Karolyi ise, sert eğitim metodları ve antrenman teknikleri birçok eleştiriye sebep olsa da, sporcularının kazandığı başarılarla jimnastik dünyasında derin izler bıraktı…

    Video

    2 min
  • Zarafet kaygısından uzak bir stilde koşup, zafer için acı çekiyordu // 60 Saniyede Olimpiyatlar

    "Lokomotif" nitelemesini hiçbir sporcu onun kadar hak edemezdi. Emil Zatopek, Olimpiyat tarihinde 5.000 metre, 10.000 metre ve maratonu aynı oyunlarda kazanan tek koşucu. Zatopek, Yarış sırasında nefes nefese kalır ve çok yorgun düşmüş görünürdü. Bu pek de zarif gözükmeyen koşu tarzı sorulduğunda ise, "Bu jimnastik veya buz pateni değil, bilirsiniz," diye cevap verirdi.

    Berna Abik’in sunumuyla dünden bugüne olimpiyat tarihinde yaşanan olayların anlatıldığı ’60 Saniyede Olimpiyatlar’ın yeni bölümünde Çek sporcu Emil Zatopek var.

    Video

    2 min

About T24 Podcast

From the publisher's feed

Bağımsız İnternet Gazetesi T24'ün Podcast Kanalı

More shows like T24 Podcast

Ruşen Çakır by Medyascope: Ruşen Çakır | Poddict

Ruşen Çakır

5 Listeners