
Sign up to save your podcasts
Or


"Aşk mı Sandın? Belki de Hiç Öyle Değildi…"
Kulağına fısıldayan o ses hâlâ orada mı?
"Belki bu defa cevap verir. Belki bu kez fark eder. Belki yeterince seversem, değişir."
Eğer kendin için bu soruları sormaya devam ediyorsan, bu bölüm tam sana göre.
Türkçede aşk kelimesi, Arapça "ışk" kökünden gelir. Anlamı: sarmaşık. Kendi kökleri olmayan, başka bir gövdeye tutunarak var olmaya çalışan bir bitki. Ve tek taraflı aşkta tam olarak bunu yapıyoruz; farkında olmadan, içtenlikle, bazen yıllarca.
Bu bölümde şu soruların cevabını arıyoruz:
-O "aşk" hissi gerçekten aşk mıydı, yoksa çok daha eski bir yaranın yankısı mıydı?
-John Bowlby'nin bağlanma teorisi, bugün yaşadığın ilişki kalıplarını nasıl açıklıyor?
-Skinner'ın laboratuvar fareleri ile aşkta bekleyiş arasındaki ürkütücü benzerlik nedir?
-Patrick Carnes'ın tanımladığı travma bağı seni neden bırakamaz hale getiriyor?
-Batık maliyet yanılgısı ilişkilerinde nasıl işliyor ve bu tuzaktan nasıl çıkılır?
-Gerçek iyileşme nerede başlar ve neden bir günde olmasını beklememek gerekir?
Bu bölümde seni rahatlatacak kolay cevaplar yok. Ama içinden çıkamadığın o döngüyü anlamana yardımcı olacak dürüst, derinlikli ve bilimsel temelli bir yolculuk var.
Çünkü şunu çok iyi biliyorum: Bir örüntüyü fark ettiğin an, onun üzerindeki gücü kırılmaya başlar.
Sarmaşık düşer. Acı verir. Yerde sürünür bir süre. Ama yerde kendi kökleri filizlenir.
Kulaklıklarını tak. Kendine zaman ayır. Ve bu bölümü sonuna kadar dinle.
Çünkü belki de bugün, kendine döndüğün gün olabilir.
Not: Bu bölümde paylaşılan bilgiler; psikolojik farkındalık kazandırmak ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Herhangi bir tanı, tedavi ya da terapi sürecinin yerini tutmaz. Duygusal açıdan zorlanıyor, kendinizi bunalmış ya da kaybolmuş hissediyorsanız lütfen bir psikolog, psikiyatrist veya ruh sağlığı uzmanından profesyonel destek alın.
By Mustafa Çay"Aşk mı Sandın? Belki de Hiç Öyle Değildi…"
Kulağına fısıldayan o ses hâlâ orada mı?
"Belki bu defa cevap verir. Belki bu kez fark eder. Belki yeterince seversem, değişir."
Eğer kendin için bu soruları sormaya devam ediyorsan, bu bölüm tam sana göre.
Türkçede aşk kelimesi, Arapça "ışk" kökünden gelir. Anlamı: sarmaşık. Kendi kökleri olmayan, başka bir gövdeye tutunarak var olmaya çalışan bir bitki. Ve tek taraflı aşkta tam olarak bunu yapıyoruz; farkında olmadan, içtenlikle, bazen yıllarca.
Bu bölümde şu soruların cevabını arıyoruz:
-O "aşk" hissi gerçekten aşk mıydı, yoksa çok daha eski bir yaranın yankısı mıydı?
-John Bowlby'nin bağlanma teorisi, bugün yaşadığın ilişki kalıplarını nasıl açıklıyor?
-Skinner'ın laboratuvar fareleri ile aşkta bekleyiş arasındaki ürkütücü benzerlik nedir?
-Patrick Carnes'ın tanımladığı travma bağı seni neden bırakamaz hale getiriyor?
-Batık maliyet yanılgısı ilişkilerinde nasıl işliyor ve bu tuzaktan nasıl çıkılır?
-Gerçek iyileşme nerede başlar ve neden bir günde olmasını beklememek gerekir?
Bu bölümde seni rahatlatacak kolay cevaplar yok. Ama içinden çıkamadığın o döngüyü anlamana yardımcı olacak dürüst, derinlikli ve bilimsel temelli bir yolculuk var.
Çünkü şunu çok iyi biliyorum: Bir örüntüyü fark ettiğin an, onun üzerindeki gücü kırılmaya başlar.
Sarmaşık düşer. Acı verir. Yerde sürünür bir süre. Ama yerde kendi kökleri filizlenir.
Kulaklıklarını tak. Kendine zaman ayır. Ve bu bölümü sonuna kadar dinle.
Çünkü belki de bugün, kendine döndüğün gün olabilir.
Not: Bu bölümde paylaşılan bilgiler; psikolojik farkındalık kazandırmak ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Herhangi bir tanı, tedavi ya da terapi sürecinin yerini tutmaz. Duygusal açıdan zorlanıyor, kendinizi bunalmış ya da kaybolmuş hissediyorsanız lütfen bir psikolog, psikiyatrist veya ruh sağlığı uzmanından profesyonel destek alın.