Şiirlenelim

Toplu Şiirler


Listen Later

Ne yapacağımı bilemez bir haldeydim

Fakat içimde derinlerde bir yerlerde bir şeylerin değiştiğini hissediyordum

Hangi kelimenin balkonundan aşağı atlasam,

Sonsuzluğa kanat açıyor

Hani olur ya bazen insan kendi hayat öyküsünü de nasıl devam ettireceğini bilemez

Bir boşlukta öylece donakalır. Bir de bakar ki geçmişine; öyküsünün büyük bir kısmı hep tekrarlarla doludur. Ve daha da kötüsü, öykünün devam etmesi de yalnızca tekrarları artıracaktır.

Akvaryumdaki balıklar hep denizi düşler

Denizse maviyi,

Maviyse sınırsız özgürlüğü,

Özgürlükse kafesinden henüz kaçmış bir kanaryayı,

Kanaryaysa “SEVGİ” parkının çocuklarını,

Çocuklar, öğretmeninin elinden yere düşen tebeşiri

Tebeşirse kendi kendine çiziyordur Tanrıyı tahtaya

Tahta, ormanını özlüyordur…

Orman, perilerini bekliyordur

Periler, masallarını arıyordur

Masallar bir çocuğun kalbi gibi atıyor

Çok sıcak yaz günleri, insanı delirten parçalar vardır ya

Öyle bir dalgalanışla yüzlerini tuttulardı dünyaya

Bakışlarının içi yanıyordu.

Gözlerine bakamazdınız

Ölümün dışa vurmuş biçimleri gibiydi onlar

Yeni açmış bir çiçeğin, pembe

Adı ne?

Bir güneş parçasının, bir salkım söğüdün

Dönüp duran yaprakların üstünde?

Ben şimdi ne yapsam, ben şimdi ne yapsam, kaç kere yalnız

Hem bunu kaç kere söylemek, ne türlü söylemek adına?

Eskimiş fırçalarda, kırılmış şişelerde, tozlanmış ilaç kutularında

Okunmaz kitaplarda uzaksı giysilerde, çocuksuz avlularda

Anlamsız kahvelerde, bir yolun çok ucunda...

Ben şimdi ne yapsam, ben işte ne yapsam kaç kere yalnız

Kaç kere yalnız, ama kaç kere yalnız, gene kaç kere insan olmalarımla?

Neydim?

Kimdim ki ben?

Şimdimi nasıl anlatayım?

Ne zaman düşsem derin bir karanlığa

Çocukluğumun dokunuşlarını özlüyor ellerim

Toprağı,

Çamuru,

Boş şeker ambalajının parmak uçlarımdaki hışırtısını

Çağırıyorum yine karanlığı

Geriye dönmeye muhtaç gibi yalvarıyor her duygum

İtinayla arıyor eksik olan o hissi ellerim

Bir sarılma ötesinde gibi gelen her mesafenin heyecanıyla titretiyorum dudaklarımı

Zamanı gelince hatırlamak için unutmam gerekiyor, biliyorum

İçimdeki o korkunç boşluktan sesleniyorum

Lütfen beni anlayın biraz

Her şeyin anlamını çözeyim derken

Kendi anlamımı kaybettim bir köprü altında

Çocukluk zamanlarımın kavuşmalarını özlüyor kollarım

Heyecanı,

Saflığı,

Gözyaşlarının tuzuyla kuruyan dudakları,

Dönmek üzere söz vermeye bile gerek duymadan, bakışların her yeminden daha değerli

olduğu o zamanları

Her şey böyledir

Bilirim...Neden mi? Olmaz, anlatamam

Tek söz etsem, dünya, ortasından bir elma gibi kesiliverecektir

Sonra?

Sonrası yok... Yine karanlık işte

Şimdi

Şimdilerde ise sadece bir yalanmış gibi, ceplerimde saklıyorum tüm duygularımı

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida