
Sign up to save your podcasts
Or


Yeni yılın ilk bölümünde Ömer Hoca, meşguliyeti bir "üstünlük göstergesi" sayan modern dünya anlayışına Roger Martin'in sarsıcı makalesiyle meydan okuyor! 2026'ya evinin huzurundan ama zihinsel bir fırtınayla başlayan Ömer Hoca, "Çok meşgulüm" cümlesinin arkasındaki stratejik boşluğu deşifre ediyor.
İnsan Bir Fabrika Değildir: Kapasitemiz sabit, yeteneğimiz eşsizdir. Neden kendimizi genişletilebilir bir makine sanıyoruz?
WTP ve HTW Denklemi: Zamanınızı nerede harcadığınız (Where-to-Play), nasıl kazandığınızla (How-to-Win) uyumlu mu?
Vulkan Zihin Birleşimi: Roger Martin, dekanlık döneminde işlerin %90'ını nasıl delege etti de 8 kitap yazabildi?
Liderlik ve Örnek Olmak: "Vaktim yok" bahanesini yok etmenin yolu, en yoğun kişinin en temel işi yapmasından geçer.
Bu bölüm, takvimiyle başı dertte olanlar, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışanlar ve "gerçekten değerli olan işe" vakit bulamayanlar için bir kurtuluş reçetesi sunuyor. Ömer Hoca'nın derin yorumlarıyla, kişisel stratejinizi yeniden inşa etmeye hazır mısınız?
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Çok Meşgul Olmak Kişisel Stratejinizin Kötü Olduğu Anlamına Gelir
İngilizce İsmi: Being ‘Too Busy’ Means Your Personal Strategy Sucks
Yazar: Roger Martin
Link: https://medium.com/@rogermartin/being-too-busy-means-your-personal-strategy-sucks-8f24b9327179
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, İstanbul-Eskişehir hattında Yüksek Hızlı Tren'den sesleniyor ve aidiyet kavramını kökten sorgulayan bir hikayeye odaklanıyor! Filozof Romaric Jannel'in yazısından yola çıkarak, kimliğin sabit bir nokta değil, sürekli bir "oluş" süreci olduğunu anlatıyor.
"Bazen kendimize en çok yaklaştığımız an, bir yere ait olmaktan vazgeçtiğimiz andır."
"Tokyo'nun anonimliği ve Kyoto'nun dışlanmışlığı; bir zayıflık değil, disiplinler arası özgürlük sağlayan birer kaynaktır."
"Kimlik keşfedilmez, inşa edilir. Ve bu inşaat hiçbir zaman bitmez."
Ömer Hoca, bu bölümde hem kariyerde hem de hayatta "sabitlenmekten" kurtulmanın yollarını tartışıyor ve dinleyicileri hiçbir etikete hapsolmadan, sürekli dönüşme cesaretine davet ediyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Daha Az Ait Olmayı Öğrenmek: Yerleşmeden Olmak Üzerine
İngilizce İsmi: How I Learned to Belong Less
Yazar: Romaric Jannel
Link: https://medium.com/philosophytoday/how-i-learned-to-belong-less-5ff95750d368
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu hafta, Ankara Ekspresi'nde oldukça kişisel ve derin bir yolculuğa çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde kaybettiği çok yakın bir dostunun ardından hissettiklerini, Moeez'in "Asla Unutamayacağımız İzler Bırakan Dostlar" yazısı eşliğinde paylaşıyor.
"Bazı insanlar ruhunuzda öyle izler bırakır ki, ne kadar çabalarsanız çabalayın onları silemezsiniz; çünkü o izler karakterinizin bir parçasıdır."
"Özlemek bir zayıflık değil, o insanın hayatınıza kattığı ışığın bir onayıdır."
"Gidenlerin mirası, bizim daha iyi bir insan olma yolunda kullandığımız bir yakıta dönüşmelidir."
Ömer Hoca bu bölümde, cenazedeki bir insan selinden Pazarlama Maratonu'ndaki gurur tablosuna uzanan bir çizgide, insan bağlarının ve "iz bırakmanın" hayattaki yegane gerçek sermaye olduğunu anlatıyor. Duygularıyla oturmaktan korkmayanlar için sessiz bir dertleşme bölümü.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Asla Unutamayacağımız İzler Bırakan Dostlar
İngilizce İsmi: The friends who leave marks we never forget
Yazar: Moeez
Link: https://medium.com/@moeezlicious._/the-friends-who-leave-marks-we-never-forget-ae1788a923e8
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya,
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, girişimcilerin en sık düştüğü tuzağı, yani "herkese hitap etmeye çalışmak" yanılgısını inceliyor. Dr. Aaron Dinin'in yazısından yola çıkarak, ilk 100 müşteriyi kazanmanın sırrının genişlemek yerine daralmak olduğunu gösteriyor.
"Herkesten müşteriyi isteyen girişimci, aslında kimseye hitap etmediği için kimseyi kazanamaz. Bu, 'Herkesi istiyorum, bu yüzden kimseyi alamıyorum' krizidir."
"Hile kodu, hyper-specific bir müşteri grubunun hyper-specific bir sorununu inanılmaz bir hassasiyetle çözmektir."
"Pazarlama, bir ikna süreci değildir; tanınma sürecidir. Müşterinin sizi anladığını hissettiği an, ürünü satın alır."
Ömer Hoca, bu bölümde "rasyonelden küçük başlamanın" stratejik gücünü açıklayarak, küçük bir nişi domine etmenin, büyük pazarda kaybolmaktan çok daha garantili bir büyüme yolu olduğunu vurguluyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: İlk 100 Müşteriyi Kazanmanın Hile Kodu: Dar Ol ki, Keskin Ol
İngilizce İsmi: The Cheat Code to Getting Your First 100 Customers
Yazar: Aaron Dinin, PhD
Link: https://medium.com/entrepreneur-s-handbook/the-cheat-code-to-getting-your-first-100-customers-d905bd866f78
Ömer Hoca bu bölümde, hız takıntılı çağımızın en büyük paradoksunu inceliyor! Maria Keckler, Ph.D.'nin yazısından yola çıkarak, F1 pilotlarının ve Navy SEAL'ların mottosu olan "Yavaş pürüzsüzdür, pürüzsüz ise hızlıdır" felsefesini analiz ediyor.
"Acele, daima kaliteden çalar. Telaş, beynin en gelişmiş kısmı olan ön beyin korteksini (prefrontal korteks) devre dışı bırakır."
"Yavaşlamak, tembellik değil; doğruluğu, güvenliği ve nihayetinde güveni koruyan 'insani yapısal bir disiplin'dir."
"Deloitte örneğinde olduğu gibi, kontrolsüz hız (AI dahil) uzun vadede marka güveninin tamamen kaybedilmesi anlamına gelir."
Ömer Hoca, bu bölümde **"Stratejik Duraklama"**yı (Strategic Pause) bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda etik bir araç olarak sunuyor. Liderlikte, tasarımda ve karar vermede hatadan önce durmanın ve pürüzsüz hareket etmenin önemini vurguluyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Yavaş Pürüzsüzdür, Pürüzsüz İse Hızlı: Stratejik Duraklama
İngilizce İsmi: Slow Is Smooth and Smooth Is Fast
Yazar: Maria Keckler, Ph.D.
Link:
https://medium.com/the-structural-skills-project/slow-is-smooth-and-smooth-is-fast-9b9369724227
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, sürekli endişeler ve akıp giden dijital içerikle dolu bir dünyada gerçek minnettarlığı nasıl bulacağımızı anlatıyor! Jason McBride'ın yazısından yola çıkarak, minnettarlığın sadece teşekkür etmek değil, hayatın küçük mucizelerini ve detaylarını aktif olarak "fark etme" eylemi olduğunu vurguluyor.
"Minnettarlık, beynimizin yarısı kapalı bir şekilde uyurgezer gibi yaşadığımız o 'varsayılan modu' kırma eylemidir."
"Minnettarlık, hayret ve sakinlik birbirinden ayrılmaz bir üçlüdür. Birine ulaştığınızda, diğerleri de gelir."
"Eskiz defteri tutmak, kulaklıksız yürümek, haiku yazmak... Bunlar, bizi zombi benzeri tüketicilikten çıkaran uyanık kalma pratikleridir."
Ömer Hoca, bu bölümde dikkat ekonomisi çağında nasıl hayatta kalınacağını gösteriyor ve minnettarlığı, kişisel mutluluğun ötesinde, çevresindeki gerçek ihtiyaçları fark eden bir marka stratejisi için de bir başlangıç noktası olarak sunuyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi podcast@marka kutfaği.co adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Minnettarlık Fark Etmektir: Uyanık Kalmanın Gücü
İngilizce İsmi: Gratitude is Noticing
Yazar: Jason McBride
Link:
https://jasoncmcbride.medium.com/gratitude-is-noticing-7d11d273686d
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde Yapay Zeka, ünlüler ve uzmanlar çağında zihinsel özerkliğimizi nasıl kaybettiğimizi inceliyor. Matt Fujimoto'nun yazısından yola çıkarak, kolaylık adına düşünce süreçlerimizi dış kaynaklara aktarmanın Netlik Kaybı ve Entelektüel Güvenlik Kaybı gibi tehlikelerini ortaya koyuyor.
"Kolaylık karşılığında en değerli varlığımızı, düşünme özerkliğimizi takas ediyoruz."
"Düşünceyi dış kaynaklara aktardığımızda, başkalarının varsayımlarını ve değerlerini de sorgusuz sualsiz zihnimize alıyoruz."
"Marka Stratejisi açısından: En otantik markalar, kendi düşüncelerinin kapı bekçiliğini yapan markalardır."
Ömer Hoca, bu bölümde herkesi kendi zihninin 'kapı bekçisi' olmaya ve hayatın anlamını, YZ'nin bile yanıtlayamayacağı o basit ve derin sorularla yeniden keşfetmeye davet ediyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Düşüncelerinizi Dış Kaynaklara Aktarmanın Tehlikeleri
İngilizce İsmi: The Dangers of Outsourcing Your Thinking
Yazar: Matt Fujimoto
Link:
https://medium.com/philosophytoday/the-dangers-of-outsourcing-your-thinking-4f830863e870
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, teknoloji çağının en büyük etik sınavlarından birini, yani Yapay Zeka (YZ) ile üretilen reklamları masaya yatırıyor! Jeff Hayward'ın yazısından yola çıkarak, YZ reklamlarının markanın güvenilirliğini nasıl zedelediğini ve tüketicinin zekasına nasıl hakaret ettiğini sorguluyor.
"YZ reklamları, markanın hikayesini ve ürünün kalitesini ucuzlatır; bu, bir 'Yapay Dürüstlük Krizi'dir."
"Bir makineye güvenebilir miyiz? Duygularımızı anlamayan, esneklik göstermeyen, sadece rakamlara odaklanan bir patronla çalışmak ister miyiz? Bence hayır!"
"Gerçek zenginlik, temiz ellerle kazanılır. Gerçek markalaşma, dürüstlükle başlar."
Ömer Hoca, bu bölümde TB73'teki "Yapay Samimiyet Krizi" ve TB83'teki "Sanat Öldü" temalarına atıfta bulunarak, YZ'yi sadece bir araç olarak değil, aynı zamanda etik ve insani değerleri koruyan bir ortak olarak kullanmanın önemini vurguluyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Yapay Zeka Reklamları Kullandığınızda Ne Düşünüyorum?
İngilizce İsmi: What I Think When You Use AI Ads
Yazar: Jeff Hayward
Link: https://medium.com/ai-ai-oh/what-i-think-when-you-use-ai-ads-b0b4a01bbdc9
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, 100 bölümlük serüvenin hemen ardından, yaratıcılığın en büyük mitini masaya yatırıyor! Daha önce 63. ve 71. bölümlerde de yazılarını ele aldığı Joan Westenberg'in kaleminden çıkan bu yazı, özgünlüğün bir aldatmaca olduğunu ve başarının sırrının mevcut fikirleri yeniden birleştirmekten geçtiğini savunuyor.
"Özgünlük bir fantezidir. Gerçek başarı, Shakespeare'den Picasso'ya kadar her zaman var olanı yeniden hayal etme kapasitemizden gelir."
"Viralite, herkesin zaten bildiği şeyi, paylaşılmaya yetecek kadar taze hissettiren bir şekilde yeniden sunmaktır."
"Hayır, evde duvara bakarak yeni fikir bulunmaz. Zihninizi doldurun, o zaten kombinasyon makinesi gibi çalışır."
Ömer Hoca, bu bölümde kendi "Yeni fikir bulunmaz, uyarlanır" felsefesini açıklayarak, yaratıcıları "mükemmeliyetçi felçten" kurtulmaya ve cüretkarca eyleme geçmeye davet ediyor.
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Özgünlük Bir Aldatmacadır: Şimşek Çakmasını Beklemeyi Bırakın
İngilizce İsmi: Originality is a Scam
Yazar: Joan Westenberg
Link: https://medium.com/westenberg/originality-is-a-scam-it-doesnt-exist-4409d36ea940
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Zöhre İkbal Kaya
Teknik Koordinatör: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, alışılmışın dışına çıkıyor ve Trenden Bildiriyorum'un 100. durağında mikrofonu sadece kendine saklamıyor! Bugüne kadar sesini duyduğunuz ama yüzünü, emeğini ve dokunuşunu perde arkasından hissettiğiniz Zöhre İkbal Kaya ve Ayşe Nur Yetiş ile Ankara Tren Garında bir araya geliyor.Bu özel bölümde, bir podcast serisinin sadece kayıttan ibaret olmadığını; bir fikrin nasıl sese, sesin nasıl bir arşive dönüştüğünü konuşuyoruz. "Trenden Bildiriyorum" aslında nedir, bu süreç nasıl işliyor ve 100 bölümdür bu tren nasıl rayda kalıyor?"Bugüne kadar hep başkalarının yazılarını, fikirlerini konuştuk; bugün ise kendi hikayemizi masaya yatırıyoruz.""Kurgudan yayına, teknik koordinasyondan metin seçimine kadar mutfaktaki o görünmez emeğin sahipleri ilk kez sahnede.""Bu sadece bir 100. bölüm kutlaması değil, aynı zamanda istikrarın ve ekip olabilmenin samimi bir dökümü."Ömer, Zöhre ve Ayşe Nur; geçen 99 bölümün muhasebesini yaparken, podcast dünyasının perde arkasına ışık tutuyor ve bu yolculuğun "nasıl"ını tüm şeffaflığıyla paylaşıyor. Bu bölüm, Trenden Bildiriyorum'un sadık dinleyicileri ve içerik üretimiyle ilgilenen herkes için samimi bir iç döküş niteliğinde!Geri bildirimlerinizi, kutlama mesajlarınızı ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Kurgu: Hüseyin Macit
From the publisher's feed