Şiirlenelim

Tutunamayanlar (II)- Oğuz Atay


Listen Later

"...Tanımadığım, başka bir dünyadan biri gibisiniz.   Sizinle nasıl konuşulur bilemiyorum.”

Büyümediği, gerçek dünyaya karışmadığı için üzülüyordu. ''Gerçekten bucak bucak kaçıyorum.'' diyordu. Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum.

Korkaklıktan değil; kendimi onun yerine koymaktan. İnsanların karşısında bazen de o eski utangaçlığım yüzünden dikilip kalıyorum. Gitmek gerektiği halde bir türlü uzaklaşamıyorum. Her zaman gerekenin tersini yapıyorum, çocuklar gibi. Kitaplarla, yani bir çeşit masal dünyasıyla hayatı karıştırıyorum eskisi gibi. Galiba gittikçe de düzeltilemez oluyorum bu konuda. Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen, suratıma bir garip bakıyorlar; o zaman uyanır gibi oluyorum.

“Benim için bütün oyunlar, romanlar, hikâyeler herkesin anladığından başka bir anlam taşıyor. Bütün hayat, bütün insanlık bu kitaplarda anlatıldı, bitirildi. Yeni bir şey yaşamak, yeni bir kitap tanımak oluyor benim için. Kitaplarla ve onların yazarlarıyla birlikte yaşıyorum. Önsözlerle yaşıyorum. Hiçbir yazar şaşırtmıyor beni: çünkü hayatlarını sonuna kadar biliyorum. Gerçek dediğiniz dünyadaysa, kimin ne yapacağı belli değil. Her gün şaşırtıyorlar beni. Yazarlarımla yaşamak daha kolay.

Bana kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız gölgesi gibi sıfatlar yakıştırılabilir.

Şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan Don Kişot’a benzetebilirsiniz beni. Hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.

Yeni bir dünya var. Anlıyor musun? Her şeyi geride bırakmak gerekiyor. Bir sabah kalkacaksın, arkana bakmadan...Dünya değişiyor çevrende. Ayak uyduramazsan, kayboldun demektir.

Etrafına bakınma.

Ayakkabını bağla.

Köpekleri kovala.

Balıkları denize at.

Kandilleri söndür!

Hangimizin tarihi yağmura açık değil bu şehirde?

Ölümü anlatalım, anlaşılsın için bazı hayatlar

Kan, belki kalkar odalardan

Ve akar rüyalara doğru

Yenilmiş bir gezgin kalbiyle akar

Konuşkan ay yeniden konuşuncaya kadar

İnsanların üstüne dünyanın bütün yıldırımlarını yağdırsam da, sevilmek, özlenmek istiyorum

Bütün gürültümün çocukça olduğunu aslında sevgiden, ilgiden geldiğini anlamalarını, öyle

sanmalarını istiyorum

Hayat tehlikelerle dolu

Fakat yanlış yollardan her zaman dönülebilir. Yeter ki insan, kendisine verilen fırsatı

zamanında kullanabilsin.

Şimdi balkona çıksan, sokaktan üç adam geçse

Birbirine benzemeyen

Ve birbirinin izinde

Biri sensin, sularda boğulursun

Biri sensin,

Dağ, sensin

Bir yıldız,

Çocuk korkularının gizlendiği bir renk

Bir lamba, aydınlattığı yere kan döküp bayılan

Kimse olayım diye ışıltısız suya karışan

Koşarken harflerini düşüren bir sözdür dünya

O sensin, evinden uzaktaki nehir

O sensin, aynaya yakalanmış kuş

Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur

Oturacağım

Ve bekleyeceğim

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida