
Sign up to save your podcasts
Or


'Seyrek gülüş, sen ne güzel bir şeysin
Nazlanırsın ama bir gün gelirsin'
Düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
Olsun artık diyorum ne olacaksa
Paralı asker miyim neyim ben
Ekleyip duruyorum sabahları akşama
Ve kendimi arıyorum, meşgul çalıyor
Gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
Aşk diyor, başka bir şey demiyor kalbim
Nasıl bir dostluk ki bu?
Hem kadim, hem de mayhoş elma tadında.
Kendimi de koysam ayağımın altına
Yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına.
Çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
Ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.
Budanan oğullar gibiyim, sessiz ve narin
Nereye konsam, geri sayım başlıyor
Kurcalıyor beni bir çırağın elleri
Ah, unufak olsam ve desem ki
''Ağzın tat görmesin hayat! Kandırdın beni.''
Sorma,
Elim kırılsın bir daha Dokunursam güneşe.
Kıl payı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse, oyum ben.
Yaralı serçe, benim için dua et;
Gök, bir kayalık gibi şimdi üstümde
Acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
Ve koskocaman bir hansın sen, uğraşma bu çocukla
Çünkü nasıl bir şey biliyorum köpeğin taştan korkması
Bir yastık arıyorum kuş seslerinden, mühim değil sonrası.
Sorma,
Yangın sönseydi suyla,
denizler her akşam böyle yanmazdı.
Yakar top oynayan melekler gördüm güneşle
Ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
Yolundaydı her şey, ben bile yolundaydım
Ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda.
şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
Sana seslendim durdum bu küçücük odadan
Acımı duy! Sensin pusulam benim
Ki dünya, silinmiş bir harita gibi yabancı bana.
Sorma,
Usulca uzandığında
Bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
By Hedablida'Seyrek gülüş, sen ne güzel bir şeysin
Nazlanırsın ama bir gün gelirsin'
Düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
Olsun artık diyorum ne olacaksa
Paralı asker miyim neyim ben
Ekleyip duruyorum sabahları akşama
Ve kendimi arıyorum, meşgul çalıyor
Gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
Aşk diyor, başka bir şey demiyor kalbim
Nasıl bir dostluk ki bu?
Hem kadim, hem de mayhoş elma tadında.
Kendimi de koysam ayağımın altına
Yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına.
Çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
Ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.
Budanan oğullar gibiyim, sessiz ve narin
Nereye konsam, geri sayım başlıyor
Kurcalıyor beni bir çırağın elleri
Ah, unufak olsam ve desem ki
''Ağzın tat görmesin hayat! Kandırdın beni.''
Sorma,
Elim kırılsın bir daha Dokunursam güneşe.
Kıl payı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse, oyum ben.
Yaralı serçe, benim için dua et;
Gök, bir kayalık gibi şimdi üstümde
Acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
Ve koskocaman bir hansın sen, uğraşma bu çocukla
Çünkü nasıl bir şey biliyorum köpeğin taştan korkması
Bir yastık arıyorum kuş seslerinden, mühim değil sonrası.
Sorma,
Yangın sönseydi suyla,
denizler her akşam böyle yanmazdı.
Yakar top oynayan melekler gördüm güneşle
Ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
Yolundaydı her şey, ben bile yolundaydım
Ama kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım karşı kıyıda.
şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
Sana seslendim durdum bu küçücük odadan
Acımı duy! Sensin pusulam benim
Ki dünya, silinmiş bir harita gibi yabancı bana.
Sorma,
Usulca uzandığında
Bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.