
Sign up to save your podcasts
Or


1. SAHNE – Gecenin Sessizliği
Karanlık bir gecede İstanbul’un eski semtlerinden birinde küçük bir ev.Pencerenin önünde oturan yaşlı bir adam, Hoca Yusuf, Kur’an sayfalarını sessizce çevirir.Gözleri yorgun ama içi canlıdır.
Ayetin üzerinde durur:
“Nimetimi hatırlayın… Ahdimi yerine getirin… Benden korkun.”
Fısıldar:
“Rabbim, unuttuk galiba… Hem nimeti, hem de korkumuzu yanlış yerlere verdik.”
2. SAHNE – 2013’ten Hatıralar
Yusuf’un zihni yıllar öncesine gider.Camilerden yükselen ezan, öğrencilerin kahkahaları, dünyanın dört bir yanındaki okullarda Türkçe öğrenen çocukların mutluluğu…
Öğretmenler dünyanın her köşesinde umudu çoğaltıyordu:Afrika’da bir sınıf,Asya’da bir pansiyon odası,Avrupa’da bir kültür merkezinde gönüllü akşam dersleri…
Bu görüntüler ayetin ilk kısmını hatırlatıyordu:
“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”
Evet, nimet çoktu:Eğitim, diyalog, hizmet, kardeşlik, dua, fedakârlık…
Ama insan nimetin içine girince çoğu zaman fark etmiyordu.Nimet “hava” gibi oluyordu; ancak kaybedildiğinde farkına varılıyordu.
3. SAHNE – Fırtına
2016’nın karanlık günleri.Sokaklarda panik, ekranlarda öfke, gazetelerde itham.Bir gecede herkesin dili değişti.Dün “iyilik hareketi” denilen insanlar, ertesi gün “düşman” ilan edildi.
Evlerde sabaha kadar ışıklar yanıyordu.Aileler fısıltıyla konuşuyor, her kapı sesi yüreğe bir bıçak gibi saplanıyordu.
Yusuf, o gece yüzlerce mesaj aldı:
“Hoca’m polis kapıda.”“Oğlumu götürdüler.”“Komşular selamı kesti.”“Hocam işten atıldım.”
Ve en çok acıtan cümle:
“Biz ne yaptık ki?”
4. SAHNE – Ayetin Gölgeleri
Yusuf tekrar ayetin üzerine eğilir.
“…ahdimi yerine getirin ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Ahd…Emanet…Sırf insanlara değil, Allah’a verilen sözler…
Fırtına patladığında ilk unutulan şeylerden biri “ahit” olmuştu.
Bazıları korkudan dağıldı.Bazıları baskıya dayanamadı.Bazıları susmayı seçti.Bazıları uzaklaştı, izlerini sildi.Bazıları ise başını eğip sabırla bekledi.
Ama hepsinin ortak duygusu vardı: korku.
Yusuf düşündü:
“Biz kime korku duyduk?Allah mı, yoksa insanlar mı?”
5. SAHNE – Ahmet Öğretmen
Hikâyenin merkezindeki karakterlerden biri Ahmet.Dünyanın en yoksul bölgelerinde yıllarca sınıf kurmuş bir matematik öğretmeni.2016 sonrası tutuklandı, aylarca hapiste kaldı, sonra serbest bırakıldı ama hayatı altüst oldu.
Bir gece Yusuf’a şöyle dedi:
“Hoca’m, ben Allah’a verdiğim sözü unutmadım.Fakat insanların verdiği hükmün ağırlığı, bazen ahdi unutturacak gibi oluyor.”
Yusuf ona ayeti okur:
“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Ahmet gözlerini kapar:
“Yani biz sadece kendi görevimizi tutacağız, değil mi?”“Evet evlat. Biz kendi sözümüzü tutarız. Sonrası Rabbimin.”
6. SAHNE – Kayıplar
2016 sonrası binlerce insan dağıldı.Bir kısmı ülkesini terk etti.Bir kısmı hapiste yıllar geçirdi.Bir kısmı sessiz ve görünmez oldu.Bazıları ise içten içe kırıldı.
Kimi dostluklar bitti.Kimi aileler parçalandı.Kimi yıllarca emek verdiği kurumun kapısından bile geçemedi.
Toplumun bir bölümü, “mahalle baskısı” adıyla bilinen şeyin en acımasız versiyonunu yaşadı.
Ve Yusuf acı bir gerçeği fark etti:
“Nimet çoktu… ama nimetin şükrü azdı.Ahit büyüktü… ama ahdin gereğini yapan azdı.Korku yoğundu… ama korku yanlış tarafa yöneltildi.”
7. SAHNE – Küllerin İçinden
Aradan yıllar geçti.Avrupa’da, Asya’da, Afrika’da yeni okullar açıldı.Gönüllüler yeniden ders vermeye başladı.Kimi online, kimi küçük odalarda, kimi parklarda çocuklara matematik, Türkçe, İngilizce öğretti.
Yusuf bir gün küçük bir gönüllü evinde gençlerle buluştu.Gençler ona şöyle dedi:
“Hoca’m, yeniden başlayabilir miyiz?”“Biz geri dönebilir miyiz?”“Allah’ın ahdi bizimle midir hâlâ?”
Yusuf, Kur’an’ın o sayfasını açtı, parmağını ayetin üzerine koydu:
“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Sonra ekledi:
“Allah’ın ahdi, bizim sadakatimizle ilgilidir.İnsanların alkışını kaybettik diye Allah’ın rızasını kaybetmiş olmayız.Yeter ki korkumuzu doğru yere koyalım.”
8. SAHNE – Yeniden Doğan Söz
Dışarıda hafif bir yağmur yağıyordu.Yusuf pencereye döndü ve mırıldandı:
“Biz unutsak da Allah unutmaz.Biz terk edilsek de Allah terk etmez.Ahdi bizden isteyen O’dur,karşılığını verecek olan da O’dur.”
Gençlerden biri, Zeynel, titrek bir sesle sordu:
“Hoca’m, bundan sonra ne olacak?”
Yusuf cevap verdi:
“Ahdi tutanlar, kaybettiklerini geri alacak.Nimet, yeniden doğacak.Korku bitince hakikat görünür olacak.”
9. SAHNE – Son Söz
Kamera yavaşça açılır…Kitabın üzerinde ayet görünür:
“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”Çünkü unutan için gelecek yoktur.
“Ahdimi yerine getirin…”Çünkü sözünü tutan, yeniden inşa eder.
“…ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”Allah’ın vaadi, insanların hükümlerinden çok daha gerçektir.
“Benden korkun.”İnsanın değil, Hakk’ın korkusu insanı aziz kılar.
Ve Yusuf’un son cümlesi yankılanır:
“Bizi yıkan fırtına değil, unuttuğumuz söz oldu.Bizi ayağa kaldıracak olan da yine o söz olacak.”
🌿 Temanın Özeti
Bu senaryoda:
* Nimet → Hizmet’in yıllarca yaptığı eğitim, diyalog ve iyilik faaliyetleri
* Ahit → Samimiyet, ahlâk, doğruluk, adalet ve Allah’a bağlılık
* Korku → 2016 sonrası yönü değişen toplumsal baskı ve zulüm atmosferi
* Ahdin karşılığı → yeniden toparlanma, yeni mekânlarda yeni başlangıçlar
olarak sembolleştirilmiştir.
By Asım İşler1. SAHNE – Gecenin Sessizliği
Karanlık bir gecede İstanbul’un eski semtlerinden birinde küçük bir ev.Pencerenin önünde oturan yaşlı bir adam, Hoca Yusuf, Kur’an sayfalarını sessizce çevirir.Gözleri yorgun ama içi canlıdır.
Ayetin üzerinde durur:
“Nimetimi hatırlayın… Ahdimi yerine getirin… Benden korkun.”
Fısıldar:
“Rabbim, unuttuk galiba… Hem nimeti, hem de korkumuzu yanlış yerlere verdik.”
2. SAHNE – 2013’ten Hatıralar
Yusuf’un zihni yıllar öncesine gider.Camilerden yükselen ezan, öğrencilerin kahkahaları, dünyanın dört bir yanındaki okullarda Türkçe öğrenen çocukların mutluluğu…
Öğretmenler dünyanın her köşesinde umudu çoğaltıyordu:Afrika’da bir sınıf,Asya’da bir pansiyon odası,Avrupa’da bir kültür merkezinde gönüllü akşam dersleri…
Bu görüntüler ayetin ilk kısmını hatırlatıyordu:
“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”
Evet, nimet çoktu:Eğitim, diyalog, hizmet, kardeşlik, dua, fedakârlık…
Ama insan nimetin içine girince çoğu zaman fark etmiyordu.Nimet “hava” gibi oluyordu; ancak kaybedildiğinde farkına varılıyordu.
3. SAHNE – Fırtına
2016’nın karanlık günleri.Sokaklarda panik, ekranlarda öfke, gazetelerde itham.Bir gecede herkesin dili değişti.Dün “iyilik hareketi” denilen insanlar, ertesi gün “düşman” ilan edildi.
Evlerde sabaha kadar ışıklar yanıyordu.Aileler fısıltıyla konuşuyor, her kapı sesi yüreğe bir bıçak gibi saplanıyordu.
Yusuf, o gece yüzlerce mesaj aldı:
“Hoca’m polis kapıda.”“Oğlumu götürdüler.”“Komşular selamı kesti.”“Hocam işten atıldım.”
Ve en çok acıtan cümle:
“Biz ne yaptık ki?”
4. SAHNE – Ayetin Gölgeleri
Yusuf tekrar ayetin üzerine eğilir.
“…ahdimi yerine getirin ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Ahd…Emanet…Sırf insanlara değil, Allah’a verilen sözler…
Fırtına patladığında ilk unutulan şeylerden biri “ahit” olmuştu.
Bazıları korkudan dağıldı.Bazıları baskıya dayanamadı.Bazıları susmayı seçti.Bazıları uzaklaştı, izlerini sildi.Bazıları ise başını eğip sabırla bekledi.
Ama hepsinin ortak duygusu vardı: korku.
Yusuf düşündü:
“Biz kime korku duyduk?Allah mı, yoksa insanlar mı?”
5. SAHNE – Ahmet Öğretmen
Hikâyenin merkezindeki karakterlerden biri Ahmet.Dünyanın en yoksul bölgelerinde yıllarca sınıf kurmuş bir matematik öğretmeni.2016 sonrası tutuklandı, aylarca hapiste kaldı, sonra serbest bırakıldı ama hayatı altüst oldu.
Bir gece Yusuf’a şöyle dedi:
“Hoca’m, ben Allah’a verdiğim sözü unutmadım.Fakat insanların verdiği hükmün ağırlığı, bazen ahdi unutturacak gibi oluyor.”
Yusuf ona ayeti okur:
“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Ahmet gözlerini kapar:
“Yani biz sadece kendi görevimizi tutacağız, değil mi?”“Evet evlat. Biz kendi sözümüzü tutarız. Sonrası Rabbimin.”
6. SAHNE – Kayıplar
2016 sonrası binlerce insan dağıldı.Bir kısmı ülkesini terk etti.Bir kısmı hapiste yıllar geçirdi.Bir kısmı sessiz ve görünmez oldu.Bazıları ise içten içe kırıldı.
Kimi dostluklar bitti.Kimi aileler parçalandı.Kimi yıllarca emek verdiği kurumun kapısından bile geçemedi.
Toplumun bir bölümü, “mahalle baskısı” adıyla bilinen şeyin en acımasız versiyonunu yaşadı.
Ve Yusuf acı bir gerçeği fark etti:
“Nimet çoktu… ama nimetin şükrü azdı.Ahit büyüktü… ama ahdin gereğini yapan azdı.Korku yoğundu… ama korku yanlış tarafa yöneltildi.”
7. SAHNE – Küllerin İçinden
Aradan yıllar geçti.Avrupa’da, Asya’da, Afrika’da yeni okullar açıldı.Gönüllüler yeniden ders vermeye başladı.Kimi online, kimi küçük odalarda, kimi parklarda çocuklara matematik, Türkçe, İngilizce öğretti.
Yusuf bir gün küçük bir gönüllü evinde gençlerle buluştu.Gençler ona şöyle dedi:
“Hoca’m, yeniden başlayabilir miyiz?”“Biz geri dönebilir miyiz?”“Allah’ın ahdi bizimle midir hâlâ?”
Yusuf, Kur’an’ın o sayfasını açtı, parmağını ayetin üzerine koydu:
“Ahdimi yerine getirin… ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”
Sonra ekledi:
“Allah’ın ahdi, bizim sadakatimizle ilgilidir.İnsanların alkışını kaybettik diye Allah’ın rızasını kaybetmiş olmayız.Yeter ki korkumuzu doğru yere koyalım.”
8. SAHNE – Yeniden Doğan Söz
Dışarıda hafif bir yağmur yağıyordu.Yusuf pencereye döndü ve mırıldandı:
“Biz unutsak da Allah unutmaz.Biz terk edilsek de Allah terk etmez.Ahdi bizden isteyen O’dur,karşılığını verecek olan da O’dur.”
Gençlerden biri, Zeynel, titrek bir sesle sordu:
“Hoca’m, bundan sonra ne olacak?”
Yusuf cevap verdi:
“Ahdi tutanlar, kaybettiklerini geri alacak.Nimet, yeniden doğacak.Korku bitince hakikat görünür olacak.”
9. SAHNE – Son Söz
Kamera yavaşça açılır…Kitabın üzerinde ayet görünür:
“Size verdiğim nimeti hatırlayın…”Çünkü unutan için gelecek yoktur.
“Ahdimi yerine getirin…”Çünkü sözünü tutan, yeniden inşa eder.
“…ki Ben de ahdinizi yerine getireyim.”Allah’ın vaadi, insanların hükümlerinden çok daha gerçektir.
“Benden korkun.”İnsanın değil, Hakk’ın korkusu insanı aziz kılar.
Ve Yusuf’un son cümlesi yankılanır:
“Bizi yıkan fırtına değil, unuttuğumuz söz oldu.Bizi ayağa kaldıracak olan da yine o söz olacak.”
🌿 Temanın Özeti
Bu senaryoda:
* Nimet → Hizmet’in yıllarca yaptığı eğitim, diyalog ve iyilik faaliyetleri
* Ahit → Samimiyet, ahlâk, doğruluk, adalet ve Allah’a bağlılık
* Korku → 2016 sonrası yönü değişen toplumsal baskı ve zulüm atmosferi
* Ahdin karşılığı → yeniden toparlanma, yeni mekânlarda yeni başlangıçlar
olarak sembolleştirilmiştir.