
Sign up to save your podcasts
Or


Sert bir karakterim var zannediyorlar. Ama zayıfım.
Hiçbir şeyin acıtmadığını iddia etmeye çalışıyorum. Ama acıtıyor.
Her şey çok acıtıyor.
950 gram ağırlığında doğmuşum.
Babam bu dünyaya gelmek için dövüştüğümü söylerdi...
Her ne kadar acıyı gizlemenin, acı vermesini engellediğini düşünsem de,
Acıtmaz dediğim her şey katlanarak büyüyor.
Ama ben her zaman incinmediğimi söylüyorum.
Fiilen vurmamış olmaları, şiddete maruz kalmadığınız anlamına gelmez.
Bana asla zarar vermediklerini,
İçerde paramparça olduğumu bilsem bile, bunların bir anlamı olmadığını,
Ve her şeyin yolunda olduğunu söylüyorum.
Eylemlere,
Sözlere canım hiç yanmamış gibi...
Hiç acımamış gibi gülümsüyorum.
Bu küçük hayatın benim için ne kadar yıprandığını ifade edemiyorum.
Kendimden öteye de gidemiyorum.
Ve hiçkimse bunu görmüyor.
Sanki herkes ve her şey beni geride bırakıyor.
Sanki ben her şeyin ardında kalıp,
Ortadan kayboluyormuşum gibi hissediyorum.
Hiç kimse asla içeriye giremesin diye,
Katman katman çalılıklar
Ve dikenli teller vardı kalbimin çevresinde.
Çalışmayan bir aleti kapatıp açmak gibi,
Beni de her gece kapatıp kapatıp,
Her sabah açan yeryüzü
Sanki dünyaya gelmedim de,
Olmayan bir yerde
Olmayan birine bakıp bakıp çıktım ben
Susmanın ve izlemenin erdem olduğunu,
Tanıklığın gerçeği,
Bilginin de acıyı çoğalttığını öğrenmiştim.
Ama bu çağı da yanlış anlatacaklar, biliyorum.
Yolculuk bitiyor.
Ama varabilmiş değilim hiçbir sona.
Sanki zaman aniden sabrını yitirmiş
Sanki bedenim ikiye ayrılmış
Sanki tavan üzerlerime çöküyormuş
Sanki bende büyülü şelaleler varmış...
Omuzlarımın üstündeki baş, sanki başkasına ait
Kendimi iyi hissetmeyi özledim.
Özledim...Söyleyeceklerim bu kadar kısa, ve derin.
By HedablidaSert bir karakterim var zannediyorlar. Ama zayıfım.
Hiçbir şeyin acıtmadığını iddia etmeye çalışıyorum. Ama acıtıyor.
Her şey çok acıtıyor.
950 gram ağırlığında doğmuşum.
Babam bu dünyaya gelmek için dövüştüğümü söylerdi...
Her ne kadar acıyı gizlemenin, acı vermesini engellediğini düşünsem de,
Acıtmaz dediğim her şey katlanarak büyüyor.
Ama ben her zaman incinmediğimi söylüyorum.
Fiilen vurmamış olmaları, şiddete maruz kalmadığınız anlamına gelmez.
Bana asla zarar vermediklerini,
İçerde paramparça olduğumu bilsem bile, bunların bir anlamı olmadığını,
Ve her şeyin yolunda olduğunu söylüyorum.
Eylemlere,
Sözlere canım hiç yanmamış gibi...
Hiç acımamış gibi gülümsüyorum.
Bu küçük hayatın benim için ne kadar yıprandığını ifade edemiyorum.
Kendimden öteye de gidemiyorum.
Ve hiçkimse bunu görmüyor.
Sanki herkes ve her şey beni geride bırakıyor.
Sanki ben her şeyin ardında kalıp,
Ortadan kayboluyormuşum gibi hissediyorum.
Hiç kimse asla içeriye giremesin diye,
Katman katman çalılıklar
Ve dikenli teller vardı kalbimin çevresinde.
Çalışmayan bir aleti kapatıp açmak gibi,
Beni de her gece kapatıp kapatıp,
Her sabah açan yeryüzü
Sanki dünyaya gelmedim de,
Olmayan bir yerde
Olmayan birine bakıp bakıp çıktım ben
Susmanın ve izlemenin erdem olduğunu,
Tanıklığın gerçeği,
Bilginin de acıyı çoğalttığını öğrenmiştim.
Ama bu çağı da yanlış anlatacaklar, biliyorum.
Yolculuk bitiyor.
Ama varabilmiş değilim hiçbir sona.
Sanki zaman aniden sabrını yitirmiş
Sanki bedenim ikiye ayrılmış
Sanki tavan üzerlerime çöküyormuş
Sanki bende büyülü şelaleler varmış...
Omuzlarımın üstündeki baş, sanki başkasına ait
Kendimi iyi hissetmeyi özledim.
Özledim...Söyleyeceklerim bu kadar kısa, ve derin.