
Sign up to save your podcasts
Or


Bildiğimiz üzere ömür , zaman babında insan üzerinde devam eden bir müddettir. Ve bu ömrü çeşitli kısımlara ayıran, doğumdan ölüme kadar hayatın belirli evreleri de mevcuttur. Çocukluk dönemi , gençlik dönemi , yetişkinlik dönemi ve yaşlılık dönemi. Lisedeki biyoloji derslerinden, çeşitli kaynaklardan gördüğümüz , bildiğimiz kadarıyla bu dönemlerden geçer insan. Lakin beşeri bilimlerden ayrı olarak biz biliriz ki ölüm insan ömrünün bir sonu değil aksine yeni bir başlangıçtır. Bu güzide eserin müellifi , İmam Haddad da insanın içinde yaşadığı ömürler üzerine tefekkür edip neticesinde beş ömür bulmuş. Bu bahsi geçen her ömrün bir müddeti vardır. Bu ömürlerin her birinde bulunma halimize göre geçirdiğimiz evreler, haller, aldığımız tavırlar vardır. Ve her insanın bu çeşitli evrelerdeki halleri iradeye bağlı değişiklik gösterebilir. Kısaca kitaota bahsedilen evrelerden söz etmek gerekirse; Birinci ömür: Allah'ın Adem Aleyhisselam'ı yaratışından; her insanın babasından ve anasından doğuşuna kadardır. İkinci ömür: İmtihan evresi. İnsanın doğumu ile ölümü arasını kapsayan dönemdir. Bu ömürlerinin ortası ve maksadıdır. Yani Allah'ın emir ve yasaklarını karşı sorumluluk müddeti buradadır. Üçüncü ömür: Berzah hayatı. İnsanın ölüm yoluyla dünyadan çıkıp, dur üfürülmesiyle kabrinden kaldırılıncaya kadardır.(bu kısımda kabir azabı, kabrin ziyareti , kıyamet gibi noktalara değinilmiş.) Dördüncü ömür: Diriliş ve hesap. Beşinci ömür: Edebi hayat , Cennet - Cehennem.
Bildiğimiz üzere ömür , zaman babında insan üzerinde devam eden bir müddettir. Ve bu ömrü çeşitli kısımlara ayıran, doğumdan ölüme kadar hayatın belirli evreleri de mevcuttur. Çocukluk dönemi , gençlik dönemi , yetişkinlik dönemi ve yaşlılık dönemi. Lisedeki biyoloji derslerinden, çeşitli kaynaklardan gördüğümüz , bildiğimiz kadarıyla bu dönemlerden geçer insan. Lakin beşeri bilimlerden ayrı olarak biz biliriz ki ölüm insan ömrünün bir sonu değil aksine yeni bir başlangıçtır. Bu güzide eserin müellifi , İmam Haddad da insanın içinde yaşadığı ömürler üzerine tefekkür edip neticesinde beş ömür bulmuş. Bu bahsi geçen her ömrün bir müddeti vardır. Bu ömürlerin her birinde bulunma halimize göre geçirdiğimiz evreler, haller, aldığımız tavırlar vardır. Ve her insanın bu çeşitli evrelerdeki halleri iradeye bağlı değişiklik gösterebilir. Kısaca kitaota bahsedilen evrelerden söz etmek gerekirse; Birinci ömür: Allah'ın Adem Aleyhisselam'ı yaratışından; her insanın babasından ve anasından doğuşuna kadardır. İkinci ömür: İmtihan evresi. İnsanın doğumu ile ölümü arasını kapsayan dönemdir. Bu ömürlerinin ortası ve maksadıdır. Yani Allah'ın emir ve yasaklarını karşı sorumluluk müddeti buradadır. Üçüncü ömür: Berzah hayatı. İnsanın ölüm yoluyla dünyadan çıkıp, dur üfürülmesiyle kabrinden kaldırılıncaya kadardır.(bu kısımda kabir azabı, kabrin ziyareti , kıyamet gibi noktalara değinilmiş.) Dördüncü ömür: Diriliş ve hesap. Beşinci ömür: Edebi hayat , Cennet - Cehennem.
Mektupla yapilan tebliğ ve irşâd faaliyetinin tarihi,
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem-'e kadar
Peygamberimiz, komşu ülkelerin devlet başkanlarına gönderdiği elçi
ve mektuplarla onları islâma davet etmiştir.Mutasavvıf ve mürşid-
ler de bu usülden çokça istifâde etmişlerdir. Sûfiler içinde ilk def'a
mektupla irşadlarda bulunan Hasan Basri Hazretleridir. O'nun Ömer
ibn Abdülaziz'e mektuplar yazdıği bilinmektedir. Daha sonraki devirlerde de mutasavvıfların bu usûlle tebliğ ve irşadda bulundukları
Imam Rabbâni gibi Mektübat'iyla meşhûr olan büyük mürşidlerin
mevcûdiyetinden anlaşılmaktadır.
uzanıir.
Elinizde bulunan Mektûbât da M. Es'ad Erbili tarafından muhib
ve müntesiblerine yazılan mektupların tek tek sâhiplerinden topla-
narak bir araya getirilmesinden meydana gelmiş bir eserdir.
Müellif M, Es'ad Efendi, son devir mutasavviflarından olup 1246/
1847 de memleketi Erbil'de doğmus ve ilk tahsilini orada ikmâl et-
miştir. Mürşidi Seyh Tâha'l-Hariri'nin vefatı üzerine 1293/1878 yil-
larında istanbul'a gelen Es'ad Efendi, Ístanbul'da bulunduğu sırada
Kelâmi Dergâhi seyhliğiyle Meclis-i meşâyıh azâ ve reisliği de yap-
miş 1931 yılında vefat etmiştir.
Tasavvuf terbiye usûlünde isti'dâd, tabíat ve fitratların farklılı-
ginin büyük önemi vardır. Bu yüzden «Allah'a giden yollar, mah-
1ükatn nefesleri sayistncadır. buyurulmuştur. Fitrat ve tabiat farklı
olunca onların irşâd usûllerinin de farklı olması tabiidir. Bu itibar
la herbiri ayri bir şahsa yazilmış bulunan bu mektupların bazan sadece muhâtabına düstûr olarak şeref-sâdır olan kısımlarını okuyucularımızın kendilerine teşmil etmemeleri gerekir. Mektupların asıl
herkese faydalı tarafı nasihat ve telkin tarzındaki öğütleri, ruh-nü-
vâz mânâ ve mefhumlaridır. Eserin neşrinden gaye de okuyucularimızı bu yüksek mânâlara ve medlûl-i pür-i'tinâlara ulaştırmaktır.
Ve minallahi't-tevfik.
ERKAM YAYINLARI
Şer'i ve Tasavvufi Öğütler
İlahi Armağan
OSMANLI HUKUK FAKÜLTESİNDEN BİRİNCİLİKLE MEZUN OLAN. EVLİYAULLAH'IN BÜYÜKLERİNDEN MAHMUD SAMİ RAMAZANOĞLU HAZRETLERİNİN MUSAHABE KİTABINDAN HAZIRLANMIŞTIR. Musahabe Sohbetle halleşmek demek. Hayırlı niyetlerin mü'minler arasında yankı bulması demek. Yazandan okuyana, okuyandan dinleyene duygu ve düşüncelerin aktarılması demek. Musahabeler her biri özenle seçilen ve titizlikle işlenen yüzlerce mevzuun özü, özetidir.
From the publisher's feed

1 Listeners

12 Listeners