Y Agora

Y Agora

By AhvalNews
Download on the App Store

Y Agora episodes

  • Ohannes Kılıçdağı: Türkiye Ermenileri bir "Ara" Patrik seçti
    Türkiye Ermenileri olaylı geçen 85. Patrik seçimini tamamladı. Protestoların gölgesinde gerçekleşen seçimde Turuncu liste (Sahak Episkopos Maşalyan) 9.008 oy, Mor liste (Aram Başepiskopos Ateşyan) ise 3.529 oy aldı.
    8 Aralık günü yapılan halk seçimiyle belirlenen delegeler 11 Aralık günü toplanarak Sahak Episkopos Maşalyan'ı Türkiye Ermenileri 85. Patriği olarak seçtiler.
    Seçim öncesi yaşanan protestoları ve Patrik seçimini Agora'da konunun uzmanlarından Ohannes Kılıçdağı ile konuştuk.
    25 min
  • Yunanistan'da cuntaya karşı başlatılan 17 Kasım Politeknik Direnişi'ne katılan Türk kimdi? Kendi sesinden o günler
    17 Kasım'dan bizlere miras bırakılan o meşhur slogan şöyledir: Ekmek, Eğitim, Özgürük

    Yunanistan, Papadopulos darbesiyle askeri yönetim altına girmiştir. Cunta rejimi 6. yılını doldurmak üzeredir. Halk ama bilhassa gençler şiddetle karşıdır askeri rejime. 14 Kasım 1973’te Atina Politeknik Üniversitesi öğrencileri boykota başlar.

    Okulda müthiş bir anti cunta, anti Amerikan, anti emperyalist bir kampanya başlatırlar. Laboratuvarlardan aşırdıkları malzemelerle bir radyo bile kurarlar. Radyodan hiç durmadan Atinalılara ve askerlere seslenirler. Askeri rejimin hemen sonlandırılması talebinde bulunurlar. Gösterileri üç gün üç gece sürer. Öğrenciler, Yunanistan’ın askeri rejime tepkisinin sembolü olur. Yüz binlerce Yunan, öğrencilere destek olmak için üniversitenin önüne gelir. Askeri yönetim paniklemeye başlar. 17 Kasım sabahı, özerk statüde olduğu için polis giremeyen kampüse tankları yollar. Öğrenciler, etraflarını saran askerlere “kardeşine silah mı doğrultacaksın?” diyerek emre itaatsizlik çağrısında bulunurlar.

    İşte her Yunanın ezbere bildiği o an gelmiştir. Sabah saat üçte, Atina’nın elektrikleri kesilir ve bir tank, okulun demir kapısını kırarak içeri girer. Korkunç bir kargaşa başlar. İnsanların bazısı tank altında kalır, bazısı askerin silahıyla vurulur, bazısı çıkan kargaşada ezilir, bazıları da çapraz ateş içinde kalır.

    Toplamda 24 kişi hayatını kaybeder. Yüzlerce insan da yaralanır. Resmi kayıtlara göre ölenlerin hiçbiri üniversite öğrencisi değildir, öğrencileri desteklemeye gelen halktan kişilerdir.

    17 Kasım Direnişi günü cuntaya karşı direne bir Türk de vardır. Yarım saatlik podcast yayınımızda o Türkün kendi sesinden 17 Kasım Direnişi'ni, direniş esnasında tutuklanışını ve yaşadıklarını dinleyeceksiniz.

    17 Kasım'ın bizlere miras bırakılan o meşhur sloganıyla başladık, öyle bitirelim: Ekmek, Eğitim, Özgürük
    32 min
  • 'Hrant Dink ailesinin başvurusunu AYM'nin reddetmesiyle, cezasızlığın önü açıldı'
    AGOS Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan ile Hrant Dink davasından yaşanan son gelişmeleri, her an her şeyin olabileceği söylenen İstanbul Ermenileri patrik seçimini ve 6-7 Eylül Olayları'nı konuştuk.

    Dava ile ilgili yaşanan son gelişmeleri "Dink cinayetinin üzerindeki karanlık perdenin varlığını koruduğunun bir göstergesi" olarak nitelendiren Agos Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, "Aile avukatlarının da belirttiği gibi cezasızlığın önü açıldı" diyor.
    20 min
  • Herkül Millas: 6-7 Eylül olaylarıyla asıl amaç gayrimüslimleri yok etmekti
    Herkül Millas 6-7 Eylül Olayları'nda 15 yaşındaydı. İstanbul'da o lanet gece babasının dükkanı yağmalanırken evlerinin önüne gelenlerden korunmak amacıyla üst kattaki komşularına sığındılar.

    "Babam terziydi, yağma ettikleri dükkanımızda bütün top kumaşları çaldılar, çalamadıklarını da keserek kullanılamaz hale getirdiler. Kumaşlar o gece elimizden gidince iflas etti babam... Sonra korku ve gelecek endişesiyle Türkiye'den Yunanistan'a göç ettik..." şeklinde anlatıyor yaşadıklarını.

    Millas, "Saldırılar başladığında endişeyle evde beklerken kapıcı kadın 'Burada gavur yok!' diyerek bizi kurtarıyordu.. Biz üst kata sığınmıştık, gerçi daha önce söylemişlerdi, eğer bir şey olursa bize sığınırsınız diye. Ancak babamı saklamak istemiyorlardı, sadece çocuk ve kadınları saklamak istediklerini belirtmişlerdi..." diyor.

    Agora’da ele aldığımız 6-7 Eylül Olayları hakkındaki podcast programında Türk-Yunan ilişkileri uzmanı Herkül Millas'ın, "Türkiye'de azınlıkların günlük hayatını zehir eden olaylar o kadar çok ki..." ifadesi, acı gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor aslında.

    Aradan 64 yıl geçti ancak acılar unutulmadı. 6-7 Eylül Olayları, İstanbul'da yaşayan başta Rum olmak üzere gayrimüslim azınlıklara karşı 6-7 Eylül 1955'te gerçekleşen organize toplu saldırıydı. Türk derinlerinin planlayarak gerçekleştirdiği bu pogromda İstanbul'da gayrimüslimlere ait 4.214 ev, 1.004 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5.317 mekân saldırıya uğradı.

    6-7 Eylül Olayları sırasında Türkiye basını 11 kişinin öldüğü yazarken, kimi Yunan kaynakları felaket gecesi 15 kişinin can verdiğini belirtti. Zaman ilerledikçe o gece tecavüze uğrayan kadınların sayısının 60'ı geçtiği öğrenildi. Dr. Dilek Güven'e göre iise tecavüze uğrayan ve utanmalarından veya korkularından dolayı şikayette bulunamayan kadın sayısının gerçekte 400’e yakın olduğu tahmin edilmekte.

    Pogromun fitilini ateşleyen olay ise saldırılardan bir önceki gün Türkiye basınında çıkan ve Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evin bombalandığı haberleri oldu. Oysa bomba olayı kurguydu. Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba atan kişi Selanik Üniversitesi Siyasal Bilgiler fakültesinde okuyan Yunan vatandaşı Batı Trakya Türkü Oktay Engin'di ve aldığı talimatla bombayı attığı daha sonra ifşa olmuştu. Hatta bu inanılmaz gerçek yıllar geçtikçe daha belirgin hale geldi. Engin, Türkiye'de 22 Şubat 1992 - 18 Eylül 1993 tarihleri arasında Nevşehir Valisi yapıldı.

    Öte yandan o günlerde asıl konu Kıbrıs’tı. Adada Kıbrıs Rumlarının Kıbrıslı Türklere yaptığı zulümler gündemdeydi. 6-7 Eylül Pogromu'nun olduğu dönem Türkiye'de tirajı en yüksek Hürriyet gazetesinde "İstanbul'daki Rum azınlığın aralarında bağış toplayarak Kıbrıs Rumlarının ENOSİS çetelerine gönderdiği" haberi yapıldı. Bilerek ve isteyerek İstanbul’daki Rumlar da mesul tutuluyordu, Kıbrıs ve Yunanistan’daki Türklere karşı yaşananlardan...

    Olayların ardından, Türkiye'de yaşayan binlerce Rum, kendilerini düşman gören Türklerden korkarak ve İstanbul'da geleceklerinin olmadığını "düşünerek" Türkiye'den Yunanistan'a göç ettiler. Saldırılardan ciddi zarar gören Ermeni ve Yahudiler arasında da gelecek endişesi baş gösterdi. Bugün aradan geçen 64 yıl sonra bile o günleri yaşayanların anıları taze. Bir daha olmaması tek arzu. Ancak Millas bu konuda karamsar, daha doğrusu gerçekçi, “Ortaçağda bütün bir toplum cezalandırılırdı. Türkiye Ortaçağ’da kaldı, Ortaçağ’da yaşıyor...” diyor.

    Türk-Yunan ilişkileri uzmanı Herkül Millas'ın 6-7 Eylül Olayları'nı anlattığı Agora podcast programını, tarihin o karanlık yüzünü anladıkça, iç çekerek dinleyeceksiniz.
    34 min
  • Millas: Mustafa Kemal’i eleştirmeye cesaret edemeyenler İnönü’yü eleştiriyor
    Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarının resmen tanındığı ve ülkenin kuruluş vesikası sayılan taşıyan Lozan Antlaşması 96 yaşında.
    24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan antlaşması ile ilgili son günlerde yeniden gündeme gelen tartışma konuşarını Agora podcast programında Türk-Yunan ilişkileri uzmanı Herkül Millas ile konuştuk.
    Millas: Lozan’ın asıl sorumlusu Mustafa Kemal’i eleştirmeye cesaret edemeyenler İnönü’yü eleştiriyor

    “Mustafa Kemal’i eleştirmeye cesaret edemeyenler İnönü’yü eleştiriyor”

    “Bir kere ikiyüzlülük var: Eleştireceksen doğrudan Mustafa Kemal’i eleştir”

    “Türkiye Lozan’da bütün istediklerini alamadı ise masada karşı taraftakiler de alamadı”

    “Lozan’ın gizli maddeleri var iddiası saçma sapan laflardır. Sır falan yok”

    “Lozan Antlaşması’nın öyle 100 yıl süresi yoktur”

    “1989’da bir kitabım çıkmıştı ‘Tencere Dibin Kara.’ Orada bu konuya değinmiştim…”
    18 min
  • Alanında dört uzman Yunanistan’daki erken seçimi yorumladı: Türk-Yunan ilişkileri ne olacak?
    Agora’da Yunanistan vatandaşı ve alanlarında uzman dört konukla ülkedeki erken genel seçimi ve Türk-Yunan ilişkilerinde neler olacağını konuştuk.
    Agora podcast programında gazeteci Evren Dede sol hükümet SYRIZA’nın kaybettiği ve iktidarı sağ Yeni Demokrasi’ye kaptırdığı Yunanistan’daki erken genel seçim sonuçlarını Selanik Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi’nde bölüm başkanlığı yapmış emekli psikiyatrist İbram Onsunoğlu, Türk-Yunan ilişkileri uzmanı akademisyen Dimostenis Yağcıoğlu, ANTARSYA Partisi parlamenter adayı Mustafa Çolak ve erken genel seçimde KİNAL-PASOK Partisi İskeçe Milletvekili seçilen Psikiyatrist Burhan Baran ile konuştu. Kaçırmayın.
    31 min

About Y Agora

From the publisher's feed

Evren Dede ile Yunanistan ve Kıbrıs gündemi