
Sign up to save your podcasts
Or


Sevinci üstlenen bir şeydi bu
Karanlık gecenin yıldızları gibi, tam bir kopukluk oluşurken
Orada yeni bir şey doğuyor
Haykırıyor tükenmezliğini
Bekliyor yola çıkmaya hazır bir gemi gibi
Belki dünkü gibi çıkagelirse ve bulursa acı birimizi
Unutma: "yalnız ölümdür susan, yaşam sessiz değildir asla"
Her şey gölgeler kadar aydınlık olsa da
Oradayız biz: yaşamda..
Ve duvarlara asılı resimler değişti.
Sürükleyip götüren neydi geceyi
Biraz öfkeli kabullendik her şeyi?
Gözden kaybolup yitirmeler, suskunlaştırdı çığlık çığlık
Bir yeşil sürüyor ağaçtan,
Damlalar düşüyor yağmurdan
Ağır ve soğuk
Dağılıyor durmadan...
Sürekli o sonsuzlukta beliyor bir türkü
Susmak bilmiyor duyulmadan
Gökleri getiriyor ısıtıp,
Toprağı getiriyor sonra,
Sonra...yeşiller
Ve çiçeklerle geliyor bak, bahar
Karanlıkta yürümeye alışamayız,
El yordamıyla bulunmaz ki yitirdiklerimiz,
Düşer geceden karanlık,
Güneşte belirmez yaralar,
Bir daha aramayız sanırız,
Öyle değil...(gülümse)
Şimdi bir deniz gerekiyor bize,
Dalgaların uyumla hareketi,
Ve kırılıp köpürmesi kıyılarda
Oynatması kumları,
Parçalaması ağır kayaları,
Bilinmesi gereken sonsuzluk: değişim
Her şey değişir, sürekli değişir
Başında esen rüzgarlardan sürüklenip gelen,
Acı birikmiş bir buluttan yağan yağmurun, boşalan bilincin yeniden kazanılması gibi...
Bir şey beliriyor...
Bir şey daha beliriyor
Karanlıkları tuttu aydınlık,
Hazırdık hepimiz bildiğimiz türküler dilimizde yürümeye..
Biliyoruz, zaman hiç geri dönmeyecek
Son vermeyi bilmeksizin
Biz hep, biraz biz kalacağız
Başka bir yol olmadığından değil
Çünkü öyle
Yaşam bilmez sessizliği
Yalnız, ölüm susar
Durur hiç konuşmadan
Bak...gözlerimizden okunur mu?
En son ne zaman yitirmiştik umudu?
Nasıl bulmuştuk sonra o rüzgarla gelen bulutu?
Baharda açan bir alaca menekşenin sesiydi duyulan:
"Dönüp geldim işte gizemle
Yapraklandım çiçek açtım bildiğim yerde
İlk uyandığımda duydum yağmurun sevincini
Damlalar düşerken toprağa
Yaşam sevdaların en deriniydi"
Duymuştuk önce,
Sonra görmüştük de
En deriniydi sevdaların yaşam
Kaç kez başlamıştık yeniden..
Her seferinde daha ileriden başladık yürümeye
Ölüm sustu işte - hiç konuşmadı aslında -
By HedablidaSevinci üstlenen bir şeydi bu
Karanlık gecenin yıldızları gibi, tam bir kopukluk oluşurken
Orada yeni bir şey doğuyor
Haykırıyor tükenmezliğini
Bekliyor yola çıkmaya hazır bir gemi gibi
Belki dünkü gibi çıkagelirse ve bulursa acı birimizi
Unutma: "yalnız ölümdür susan, yaşam sessiz değildir asla"
Her şey gölgeler kadar aydınlık olsa da
Oradayız biz: yaşamda..
Ve duvarlara asılı resimler değişti.
Sürükleyip götüren neydi geceyi
Biraz öfkeli kabullendik her şeyi?
Gözden kaybolup yitirmeler, suskunlaştırdı çığlık çığlık
Bir yeşil sürüyor ağaçtan,
Damlalar düşüyor yağmurdan
Ağır ve soğuk
Dağılıyor durmadan...
Sürekli o sonsuzlukta beliyor bir türkü
Susmak bilmiyor duyulmadan
Gökleri getiriyor ısıtıp,
Toprağı getiriyor sonra,
Sonra...yeşiller
Ve çiçeklerle geliyor bak, bahar
Karanlıkta yürümeye alışamayız,
El yordamıyla bulunmaz ki yitirdiklerimiz,
Düşer geceden karanlık,
Güneşte belirmez yaralar,
Bir daha aramayız sanırız,
Öyle değil...(gülümse)
Şimdi bir deniz gerekiyor bize,
Dalgaların uyumla hareketi,
Ve kırılıp köpürmesi kıyılarda
Oynatması kumları,
Parçalaması ağır kayaları,
Bilinmesi gereken sonsuzluk: değişim
Her şey değişir, sürekli değişir
Başında esen rüzgarlardan sürüklenip gelen,
Acı birikmiş bir buluttan yağan yağmurun, boşalan bilincin yeniden kazanılması gibi...
Bir şey beliriyor...
Bir şey daha beliriyor
Karanlıkları tuttu aydınlık,
Hazırdık hepimiz bildiğimiz türküler dilimizde yürümeye..
Biliyoruz, zaman hiç geri dönmeyecek
Son vermeyi bilmeksizin
Biz hep, biraz biz kalacağız
Başka bir yol olmadığından değil
Çünkü öyle
Yaşam bilmez sessizliği
Yalnız, ölüm susar
Durur hiç konuşmadan
Bak...gözlerimizden okunur mu?
En son ne zaman yitirmiştik umudu?
Nasıl bulmuştuk sonra o rüzgarla gelen bulutu?
Baharda açan bir alaca menekşenin sesiydi duyulan:
"Dönüp geldim işte gizemle
Yapraklandım çiçek açtım bildiğim yerde
İlk uyandığımda duydum yağmurun sevincini
Damlalar düşerken toprağa
Yaşam sevdaların en deriniydi"
Duymuştuk önce,
Sonra görmüştük de
En deriniydi sevdaların yaşam
Kaç kez başlamıştık yeniden..
Her seferinde daha ileriden başladık yürümeye
Ölüm sustu işte - hiç konuşmadı aslında -