
Sign up to save your podcasts
Or


Ne oldu size?
Kaynıyor, köpürüyor ve taşıyorsunuz,
Bilmediğiniz yöne doğru yarışıyorsunuz,
Bütün bunla, gökyüzünde yüzen gezegenin, güneş etrafındaki dönüşünü tamamladığı için mi
yoksa?
Ben ne yeryüzü ne de gökyüzünün saramadığı varlık denizinde coşan bir istekken,
Sizin yeryüzünüz ve gökyüzünüzde işim ne?
Arzularınızı yıllar doğurur
Ve yine yıllar onları boğar
Sevinçleriniz, gözyaşı ile yıkanır
Ve, kanla yoğrulur
Sevginiz hep kundaklıdır korku ve nefretle
Arzum henüz doğmamış ve doğmayacakken,
Sevincim gözyaşından uzakken,
Gülümsemelerden daha safken,
Sevgim de sabah gibi uryanken,
Benim başımı nasıl döndürebilir?
Gece karanlığını kendine mesken edinen,
Başladığı yerde her zaman sona eren,
İyilik ve kötülük yollarına girmeyen, hiç lâmbaya muhtaç olur mu?
Susuzluğunu ilahi pınarlardan gideren, dudaklarını içki kadehine daldırır mı hiç!
Ya da bu suçtan çok uzak olan, sessizliği gece gündüz titreyen biri, tellerin titreşimine sevinir
mi hiç?
Unutkanlığa susamış olan kalplerinizi şaraba boğsanıza!
Hercümercinize bir an olsa bile kulaklarınızı tıkasanıza!
Yeryüzünün velvelesine ve yeryüzündekilerin feryatlarına açsanıza!
Belki de o zaman yeni bir yıl değil, yeni bir doğumu özlersiniz.
By HedablidaNe oldu size?
Kaynıyor, köpürüyor ve taşıyorsunuz,
Bilmediğiniz yöne doğru yarışıyorsunuz,
Bütün bunla, gökyüzünde yüzen gezegenin, güneş etrafındaki dönüşünü tamamladığı için mi
yoksa?
Ben ne yeryüzü ne de gökyüzünün saramadığı varlık denizinde coşan bir istekken,
Sizin yeryüzünüz ve gökyüzünüzde işim ne?
Arzularınızı yıllar doğurur
Ve yine yıllar onları boğar
Sevinçleriniz, gözyaşı ile yıkanır
Ve, kanla yoğrulur
Sevginiz hep kundaklıdır korku ve nefretle
Arzum henüz doğmamış ve doğmayacakken,
Sevincim gözyaşından uzakken,
Gülümsemelerden daha safken,
Sevgim de sabah gibi uryanken,
Benim başımı nasıl döndürebilir?
Gece karanlığını kendine mesken edinen,
Başladığı yerde her zaman sona eren,
İyilik ve kötülük yollarına girmeyen, hiç lâmbaya muhtaç olur mu?
Susuzluğunu ilahi pınarlardan gideren, dudaklarını içki kadehine daldırır mı hiç!
Ya da bu suçtan çok uzak olan, sessizliği gece gündüz titreyen biri, tellerin titreşimine sevinir
mi hiç?
Unutkanlığa susamış olan kalplerinizi şaraba boğsanıza!
Hercümercinize bir an olsa bile kulaklarınızı tıkasanıza!
Yeryüzünün velvelesine ve yeryüzündekilerin feryatlarına açsanıza!
Belki de o zaman yeni bir yıl değil, yeni bir doğumu özlersiniz.