Şiirlenelim

Yolculuk- Şükrü Erbaş


Listen Later

O zaman gökyüzü, biçilmiş buğday kokardı

Rüzgar serin sesli konuğuydu evlerin

Bulutlardan,

Ağaçlardan,

Saçlardan süzülen

Bir düş inceliğinde akardı sular

İnsanlar bir soru imi gibi girip çıkarlardı dar kapılardan

Mutluluk, toprağın ve güneşin eline bakardı.


O zamanlar dünya küçüktü

Ve insanlar kardeşlik kokardı yardım duygularıyla

Paylaşmak, bir sevinci ya da güçlüğü...Bir karşı koyuş biçimiydi hayata

Birbirine benzerdi ev, toprak, dam

Bir sır gibi gizlenirdi güzellik-büyüdükçe kızlar

Erkekler şapkalarının siperinde geçerdi sokaklardan


Bulutlara çobanlık ederdim ben o zaman

Bir basma entarinin eteğinde, eski desenler gibi...

Zor inanıp, güç değişen


Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz

Biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz 


Birbirine benzerdi mevsimlerin bahçelere getirdiği renk

Evlere getirdiği telaş, sevinç, keder...


Ölümün ömrü yok

Ölümün yüreği yok

Ölümün evi yok, ekmeği yok, sevgisi yok

Bir gün olsun dokunup kendi ellerimizle, 

Aklımızla,

Yüreğimizle,

Duygularımızla,

Anlamadık...

Biz o çocukları hiç anlamadık

Biz o çocukları tanımadık hiç

Korktuk hepsinden..Neden korktuğumuzu bilmeden

Garip bir merakla bakıp arkalarından, 

Saygılı, şaşkın, küçümser, karmaşık duygular içinde bocalayıp kaldık

Bizim olmayan bir ağızla konuştuk haklarında....


Şimdi düşünüyorum da, 

Korkmayan yanımızmış o çocuklar bizim

Konuşan yanımızmış

Düşleyen yanımızmış o çocuklar bizim

Direnen yanımızmış


Düşünüyorum da, farkına varmadan, sessizce,

Kendiliğinden,

Sevmişim meğer onları ben, inanmışım

Katılmışım hatta türkülerine kendimce uzaktan uzağa...

Yoksa niye kanasın değil mi bunca yıldan sonra sesim durup dururken?


...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida